ZİYNETİ KOCABIYIK

Sağlık Bakanlığı’nın aldığı tedbirler sonucu geçtiğimiz yıllarda yüzde 80’e ulaşan sezaryen doğumların sayısı ülkemizde önemli oranda düştü. Ancak hâlâ neredeyse iki doğumdan biri sezaryenle gerçekleşiyor. Tıbbi gereklilik olmadıkça sezaryen doğum tercihinin anne ve bebek sağlığının aleyhine işleyen bir süreci başlattığını söyleyen Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Kliniği Şefi Doç. Dr. Niyazi Tuğ, sezaryen hedeflerinin tutturulamamasının en önemli sebeplerinden birinin ilk doğumun sezaryenle yapılması olduğunu söylüyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2014 yılında doğumların yüzde 52’si sezaryenle yapıldı. Bunların yüzde 27’si ilk doğumunu da sezaryenle yapan kadınlar oldu. 
Dünya Sağlık Örgütü her 100 doğumdan 5-15’inin anne ve bebeğe bağlı tıbbi sebeplerden dolayı sezaryen yöntemiyle yapılabileceğini öngörüyor. Anne ve bebeğin sağlığını tehlikeye sokacak herhangi bir durum yoksa mutlaka normal doğumu teşvik ediyor. Sezaryen doğumun karın bölgesinin en kanlı ameliyatlarından biri olduğunu söyleyen Doç. Dr. Niyazi Tuğ, normal doğumun sezaryen doğumun alternatifi olmadığına dikkat çekerek tercih yapılmadan önce anne ve bebeğe ilişkin durumun tam olarak ortaya konması gerektiğini ifade etti. Doç. Dr. Tuğ “Bu şekilde sezaryen gerektiği halde normal doğum yaptırılması sonucu ortaya çıkabilecek olumsuzluklar ya da gereksiz sezaryenler önlenmiş olur. Dünyada isteğe bağlı sezaryen konusunda etik tartışmalar devam etmekle birlikte Uluslararası Jinekoloji ve Obstetri Federasyonu sezaryenin isteğe bağlı olarak değil, tıbbi sebeplerle yapılması gerektiğini belirtiyor” dedi. 
MUTLAKA SEZARYEN YAPILMASI GEREKLİ DURUMLAR
Sağlık Bakanlığı’nın hazırlamış olduğu “Doğum ve Sezaryen Eylem Yönetimi Rehberi”nde  sezaryen tercihinin her kadın için bireyselleştirilerek yapılması gerektiği vurgulanıyor. Ancak anne adayının isteğinin, sezaryen için tek başına yeterli bir sebep olmamakla beraber, aşırı korku, endişe, panik gibi psikolojik durumların varlığının göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkat çekiliyor.  Doç. Dr. Tuğ, sezaryen yapılması gereken bebeğe ve anneye ait sebepleri şöyle sıraladı:
¥ Bebeğin anne karnında yeterli oranda kan ve oksijen alamaması. 
¥ Bebekte doğum öncesinde bir sakatlık tespit edilmesi. Örneğin bebeğin başı normalden büyükse ya da vücudunda normal  doğumu zorlaştıracak şişlik olması. Bebeğin doğum pozisyonunun ters olması.
¥ Bebeğin normalden daha iri olması
¥ Bebeğin kalp hızında düzelmeyen ve normale dönmeyen bir durumun olması.
¥ Annenin daha önce geçirilmiş rahim ameliyatlarının olması, rahim duvarının zayıf olması ya da miyomlarının olması sezaryene karar verilmesine sebep olabilir. 

Normal doğan bebek daha az astım oluyor
Normal doğumun insan fizyolojisine en uygun yöntem olduğunu, çoğu durumda normal doğumun sezaryene göre anne ve bebek için avantaj taşıdığını söyleyen Doç. Dr. Niyazi Tuğ, bunları şöyle sıraladı:
¥ Sezaryen karın bölgesinin en kanlı ameliyatıdır. Sezaryenle doğum yapan kadın ameliyat geçirmiş bir kişi haline gelir.
¥ Normal doğumdan hemen sonra fiziksel aktiviteye başlanabilir. Anne kendi işini kendi görür. Bebeğini emzirebilir ve onunla ilgilenebilir.
¥ Kesin bir bilgi olmamakla birlikte doğum sırasında doğum kanalında göğüs kafesinin sıkışmasının, akciğerlerdeki sıvının daha kolay boşalmasını sağladığı düşünülmektedir. Bu şekilde bebeğin akciğerlerinin daha iyi havalanabileceği ve solunumunun daha iyi olacağı bildirilmektedir. Bu da hayatın ilk yıllarında ortaya çıkan çocukluk çağı astımı ve alerjilere karşı koruyucu olabiliyor. Ancak bu bilgi daha çok gözlemsel çalışmalara dayanıyor.
¥ Bilimsel çalışmalar normal doğumun rahim ağzı kanserine karşı koruyucu olduğunu gösteriyor. Doğum sırasında kanserin oluştuğu bölgedeki değişiklikler sonucu var olan HPV virüsleri, vücudun kendi bağışıklık sistemi tarafından kendiliğinden ortadan kaldırılır ve kanser öncesi oluşumlar da geriler. 

SEZARYENLİ KADINLARIN AKCİĞERLERİ DAHA ZAYIF

¥ Sezaryen olan kadınlarda hem idrar yolu enfeksiyonları hem de akciğer enfeksiyonları rahim enfeksiyonları normal doğum yapanlara göre çok yüksek oranda oluyor. Bunun sebebi sezaryen sırasında yapılan kesinin buradaki normal kan dolaşımı bozması ve toplar damarların içerisinde dolaşımın yavaşlamasından kaynaklanan pıhtılaşmalar oluşmasıdır. Bu kan pıhtılaşması olan damarların içerisinde ve çevresinde de enfeksiyon riski meydana gelir. Ayrıca sezaryen işlemi ile normalde kapalı olan bir yeri açmak da bölgenin enfeksiyona maruz kalmasına sebep olur.  
¥ Sezaryenle doğum yapan kadınlarda akciğer enfeksiyonu riski de yüksektir. Çünkü ameliyatlı hastanın karnı ağrır ve diğer hastalara göre kolay nefes alamaz. Dolayısıyla akciğer enfeksiyonu riski yükselir.
¥ Doğum sonrası enfeksiyon riski yüksektir. 
¥ Doğum sonrası kanama riski yüksektir.