Ziyneti KOCABIYIK - Hipnoz denince birçoğumuzun aklına televizyonda ya da sahnelerde şov amaçlı yapılan gösteriler gelir. Bu sebeple birçok kişi hipnozu bir tür şarlatanlık, illüzyon olarak algılar. Telkine yatkın olan kişilerin uyku ile uyanıklık hâli arasındaki dönemde verilen komutları uygulaması olan hipnoz, yüzyıllardır tamamlayıcı tedavi olarak kullanılıyor. Sağlık Bakanlığı’nın 16 Ekim’de yayınladığı bir yönetmelikle hipnozun tıpta kullanımı ülkemizde de yasal hale geldi. Bu yönetmeliğe göre 200 saatlik sertifika programını bitiren doktor, diş hekimi ve klinik psikologlar, hipnozla tedavi yapabilecekler. Ancak hipnozla ilgili kafalar hala karışık. Hipnoz kimlere yapılır? Hangi sağlık problemlerini hangi aşamada hipnozla çözebiliriz? Hipnozla başka neler yapılabilir?
Bu soruların cevabını Türkiye’de hipnoterapi denilince akla gelen ilk isim olan Tıbbi Hipnoz Derneği Başkanı Diş hekimi Ali Eşref Müezzinoğlu’na sorduk. Müezzinoğlu, Türkiye’de tıbbi hipnozun kurucusu ve aynı zamanda dayısı olan Opr. Dr. Hüsnü İsmet Öztürk’ten el almış. İngiltere’de cerrahi eğitimi aldıktan sonra Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde çalışmaya başlayan Öztürk yaklaşık 1000 ameliyatı hiç narkoz kullanmadan hipnoz yardımı ile yapmış. Bu süre içinde de Müezzinoğlu kendisine asistanlık etmiş. 2012 yılında Dünya Hipnoz Ödülü’nü alan Müezzinoğlu,  Üsküdar Üniversitesi bünyesinde kurulan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları ve Araştırmaları Merkezi’ni yönetiyor. Bu bölümde tıbbi hipnoz yapmak isteyenlere eğitim veriliyor. 
- Hipnoz sihirbazlık ya da şov aktivitesi gibi algılanıyor gerçekten böyle bir şey mi?
Maalesef bizim toplumumuzda insanların aklına ilk olarak televizyonda gördükleri, sahnede şov olarak sergilenen klasik hipnozlar geldiği için böyle düşünülüyor. Yıllarca sahnelerde hipnotize edilen kişiler tavuk gibi gıdaklatıldı. Bütün bunlardan dolayı insanlarda, hipnoz altında sırlarımı açıklar mıyım? Kontrol dışı davranır mıyım? Ya da hipnoz altında istemediğim şeyleri bana yaptırabilirler mi gibi korkular var. 

AZ YİYİP ÇOK DOYABİLİRSİNİZ

- Tıbbi hipnoz nedir? 
Tıbbi hipnozu istekli ve gönüllü kişilere yapıyoruz. Temeli hastanın talebi doğrultusunda, yöntemi tanıdıktan sonra aracıya güveniyorsa, sorunları da hipnoterapinin kapsamına giriyorsa, direkt bir yöntemle kişinin kendi bilgisayarını yeniden kodlamasına aracılık yapma sanatıdır. Buradaki hareket noktası aslında kişinin kendi kendini iyi etmesidir. Biz sadece kılavuz kaptan olarak gideceği yolda yolu kısaltıyoruz. Aslında her şey beyinde başlıyor ve bitiyor. Plasebo etkisi ile düşünceler maddeleşebiliyor. Düşünerek vücudun salgıladığı maddeler sağlık problemlerine çözüm olabiliyor. Bu şekilde yakın bir zamanda insan kendi ilacını kendi salgılayacak hâle bile gelebilir. 
- Hangi hastalıkların tedavisinde kullanılıyor?
En çok diş hekimliğinde ve kadın doğumda ağrısız doğum, telkinlere sütün artırılması, gebelik şansının artırılması, genç kızlarda adet düzensizlikleri gibi problemlerin çözümünde kullanılıyor. Çocuklarda alt ıslatma, kekemelik tedavisinde ve ayrıca uygun hastalarda ağrı tedavisi, narkozsuz ameliyat da yapılabiliyor.
- Obezite tedavisinde de kullanılıyor mu?
Şişmanlığın tatmin duygusu ile ilgili olduğunu düşünüyorum.  Telkinle bu tatmin duygusunu oluşturuyoruz. Örneğin diyoruz ki, “Baklavayı mı çok seviyorsun? Bir tabak da yiyebilirsin bir tepsi de yiyebilirsin… ama istersen bir baklavanın sekizde birini ağzına götürdüğünde, önce dilinle damaklarının arasında bir süre sakız gibi gezdir.  O ufacık parçanın her türlü yağını balını nefasetini alacak, bir tepsi yemiş gibi tatmin duygusuna erişeceksin”… ve kişi bunu yaşar.

TIBBİ HİPNOZDA GÖZ TEMASI ŞART
İnsanları köstekli saat  sallayıp uyutmuyoruz
- Hipnozu nasıl yapıyorsunuz? Bizim gördüğümüz örneklerde köstekli saat filan sallanır.
Direkt hipnozda gözle yola çıkıyoruz. Göz ve burun, beyne giden kestirme yoldur. Göz teması kurulduğunda, kişi hazırsa güçlü bir konsantrasyon ağı süratle gelişiyor. Direkt göz teması kurulduğunda derin telkin düzeyine erişme şansı var. Beyinin uykudan önceki beta dalgalarını yaydığı sırada komut verildiğinde algı değiştirilebilir, farkındalık oluşturulabiliyor.
- Nasıl yapıyorsunuz? Otururken mi, uzanırken mi?
Bilinçli hipnoz her şart altında yapılabilir. Bizim için ortamın sesi veya gürültülü olması, ayakta olması önemli değil.
- Toplu hipnoz mümkün mü?
Toplu hipnoz diye bir şey var. Örneğin televizyondan yaptığınız zaman izleyiciler arasında hipnoza girenler söz konusu olabilir. Bu yüzden yasaklanmıştır.

Çizgi filmlerde mesajlar gizli
- Reklamlarla, dizilerle insanları yönlendirmek mümkün mü?
Şuur altımızın algı mekanizması çok farklı çalışıyor. Bunun deneyleri çok yapıldı. Bir film 24 kareden oluşur televizyondaki 25 kareden oluşur. Siz 13. kareye herhangi bir malzeme koyarsanız izleyici fark etmez. Algılamaz ama etkisi altında kalır. Amerika da deneysel bir çalışmada bir filmin içinde 13. kareye oraya kola fotoğrafı koyuyorlar. Arada herkes kola istiyor.
Sinapsis dediğimiz farkında olmadan yönlendirme sanatı da var. Duyu eşiğinin sınırlarına yakın verdiğiniz komutları kişi algılamıyor ama şuur altı algılıyor ve bu nedenle de kişi farkında olmadan etkileniyor. İkiz kuleler bombalandıktan hemen sonra Amerika’da havaalanlarında yayınlanan müziğin içinde “anarşist olma” şeklinde rahatlatıcı komutlar vardı.
- Çizgi filmlere de gizli mesajların yerleştirildiği söyleniyor?
Doğrudur. Çünkü görsel efektlerle algı mekanizmaları çok farklı. Orada verilen ufacık bir anons bile farkında olmadan belleğe yerleşebilir. Bu yüzden anne babaların çok kontrollü olmaları lazım.

TELE-HIRSIZLIK
Telefonda hipnozla çalıyorlar

Ali Eşref Müezzionğlu, hipnozun kötü amaçlar için de kullanılabileceğini söylüyor. Buna örnek olarak da telefon dolandırıcılığını veriyor. Eğitimli, zeki ve yüksek statülü kişilerin bile tehditlere kanarak telefon dolandırıcılarının tuzağına düştüğünü hatırlattığımızda, “Bu işin zeka ile ilgisi yok. Bu kişiler hipnoz yöntemlerini kullanıyorlar. Genellikle sabaha karşı veya akşam saatlerini seçiyorlar. Çevre sesleri ve hükmeden bir yaklaşımla, kişilerin dikkatini dağıtıyorlar. Hapisle tehdit ederek hareketsiz kalmalarını sağlıyorlar. Bu şekilde istedikleri parayı alabiliyorlar.” Klasik hipnozla kişilerin suç işlemeye azmettirilebileceğini de belirten Müezzinoğlu, hipnozun bazı batı ülkelerinde çözülemeyen vakalarda şahitleri konuşturmada ikinci derece delil olarak da kullanıldığını söyledi.