Ziybeti Kocabıyık

Şu sözleri bazı kişilerden çok sık duyarız: “Karnım şişti. Balon yutmuş gibiyim”, “Neredeyse 2 beden büyüdüm. Pantolonuma sığamıyorum, çok gazım var…”
Modern hayatın en büyük yan etkilerinden biri olan ‘Hassas Bağırsak Hastalığı’, giderek daha fazla kişiyi etkiliyor. Aile hekimlerine başvuran hastaların yaklaşık yüzde 15’i sık tekrarlayan karında şişkinlik, ağrı, aşırı gaz, kabızlık veya ishalden şikâyet ediyorlar. Tıptaki söylenişiyle ‘İrritabl Bağırsak Sendromu’ (İBS) yani hassas bağırsak, kişiyi o kadar etkiliyor ki, kendisi psikolojik bir hastalık olmamasına rağmen, kişinin psikolojisini bozuyor.
KARIN AĞRISI ÖNEMLİ BELİRTİ
Türk Gastroenteroloji Derneği’nin Türkiye çapında 8 ilde düzenlediği sindirim sistemi hastalıkları bilgilendirme toplantılarının ikinci durağı Şanlıurfa oldu. “Farkında ol geç kalma” sloganı ile sık rastlanan sindirim sistemi hastalıklarına dikkat çekilen toplantıda, çok görülmesine rağmen halk arasında pek bilinmeyen hassas bağırsak sendromuna dikkat çeken Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor “Ölüm riski hiç olmasa da bazen hastaları canından bezdirecek kadar şiddetli olan şikâyetlerin ortak noktası karındaki rahatsızlık hissidir. Şikâyetler tipik olarak uykudan uyandırmaz fakat geceleri veya yataktayken daha sık ortaya çıkabilir. Bu ağrı veya rahatsızlık genellikle dışkılama ile azalır, ağrı başlarsa dışkı şekli değişebilir veya karındaki ağrı ya da rahatsızlığa ishal veya kabızlık eşlik edebilir” dedi.
KANSER RİSKİ YOK
Hassas bağırsağın kadınları daha çok etkilediğini ancak atakların erkeklerde daha şiddetli belirtilerle ilerlediğine işaret eden Prof. Dr. Bor, ataklar arasında kişilerin genellikle tamamen düzeldiğini veya çok rahatsız olmadığını anlattı. Hassas bağırsak hastalığının teşhisinin zor olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bor “Özellikle ishalle başvuran hastalarda altta yatan çok sayıda sebebin araştırılması gerekebilir. Buna karşılık hassas bağırsak hastalığı olan kişilerde kanser riski diğerlerinden fazla değildir. Genç bir hastada hekimi ciddi bir hastalıktan kuşkulandıran başka belirtiler yoksa sadece şikâyetlere bakılarak teşhis konabilir. Başka hastalıkları dışlamak isteyen hekim bağırsak filmi veya kolonoskopi isteyebilir. Bunlar sadece diğer hastalıkların dışlanmasını sağlar, teşhis koydurmaz” dedi. 
Psikolojik değil ama psikolojiyi etkiliyor
Hassas bağırsak sendromunun psikolojik olarak tarif edilmemekle birlikte kişinin psikolojik durumu ile çok yakın ilişkisi olduğunu belirten Prof. Dr. Bor “Şikâyetler psikolojik problemlerin ve özellikle de gereksiz kanser korkusu yaşanıyorsa daha da kötüye gider. Bazen zeminde hiçbir hastalık yokken sürekli şikâyet üreten hastalar da vardır ve bu hastalar doğrudan psikiyatri hekimlerine başvurmalıdır. Altta yatan psikiyatrik hastalıklarla yüzleşilememesi tedaviyi daha da zorlaştırır” dedi. 

KOLONOSKOPİ KİME YAPILSIN?

l Daha önce şikâyeti olmayan bir kişide şikâyetler 40-50 yaşından sonra başladıysa,
l  İstemeden kilo kaybı olduysa,
l  Geceleri ortaya çıkan ve derin uykudan uyandıran şikâyetler varsa,
l  Ailede bağırsak kanseri, iltihabi bağırsak hastalığı, çölyak hastalığı varsa
l  Kansızlık,
l  Makattan kan gelmesi veya kanlı ishal,
l  Süt ve sütlü ürünlerinin tüketimiyle artan şikâyetler,
l  Ateş (basması değil, derece ile yüksek ölçülmesi).
l  Ayrıca kişinin şikâyeti olmasa da birinci derece akrabalarda bağırsak kanseri varsa,
l  Bazı tiroit hastalıkları, kontrolsüz şeker hastalığı gibi bazı durumlarda da bağırsak şikâyetleri olabilir. Bunlar hassas bağırsak sendromu ile karıştırılmamalıdır.

Tedavide diyet önemli ama abartmadan!

Hassas bağırsak sendromunun sebebi tam olarak bilinemediği için tedavi başarısının da sınırlı olduğunu belirten Prof. Dr. Bor, tedavi şikâyetlere göre düzenlenir.
En önemli belirti kabızlık ise: Kabız kişilerde lifli ve posa bırakan gıdalar tavsiye edilir. Bunlar arasında esmer ekmek, sebze ve meyveler öne çıkar. Lifli gıdaların bazı hassas kişilerde şişkinliği artırabileceği hatırlanmalıdır. Nefes egzersizleri çok rahatlatıcı olabilir. 
İshalle seyreden HBH bulunan hastaların diyetleri tümüyle farklıdır. Genel olarak yağlılar, aşırı sıcak içecekler, kahveler, asitli-gazlı içecekler, baklagiller tavsiye edilmez. İlginç olarak yapay tatlandırıcılar ve bazı sakızların da ishal şikâyetini artırabileceği belirtilmektedir. Sütlü ürünlere de özellikle dikkat edilmelidir” dedi.