Fatih hoca üçlü defans, dörtlü orta blok, üçlü hücumla sürdü takımını sahaya. Defansta Ömer, Topal, Ersan alışık olmadığı formatta. Yüzü dönük bindirme ustaları Gökhan-Caner orta dörtlünün kanatlarında sırtı dönük top almak zorunda. Üstelik yediğimiz hücumlarda geri koşmalılardı sık sık. Çünkü İzlanda'nın en önemli özelliği yan ortalarla gol aramalarıydı. Bu oyun formasyonunda maçı rakip alana yıkacaksınız; özellikle kanatlar ileri-geri körük gibi çalışacak. (Daha sezon başı, kondisyonlar oturmuş değil). Defans kademesinde hata yapmayacaksınız. 2 no'lu bölgede rakibe top, alan bırakmayacaksınız ki Selçuk-Emre hiçbir şekilde ağırlıklarını koyamadılar oyuna dün gece. Fatih hoca tempolu, hızlı, olgun futbol demişti maç öncesi. Göremedik bir türlü. Saydığımız 'oyun-sistem tutturma' şartları gerçekleşmedi. Özellikle Gökhan'ın ardında kalan boşluğu ilk yarı iyi kullandı İzlandalı bir sürü 'son'lar. 14'te Skulason işte o boşluktan ortaladı; Bödvarsson'ın kafasında top üst direkten dışarı gitti, oh çektik. 18'de Sigurdsson'un kornerinde seken topu aynı Bödvarsson kafayla ağlarımıza bıraktı: 1-0. 27'de Selçuk yokladı az farkla auttu. Normal şartlarda dengimiz olmayan İzlanda ardı ardına gelmeye devam etti ne yazık ki. Geldikçe de horozlandılar, güvenleri arttı. 38'de yine soldan Skulason'un ortasında Bjarnason yan ağları dövdü. Bitime yakın Arda'nın şahsi üretimi olan şutunu kaleci son anda dışarı atınca golden olduk. 

Ömer Toprak atıldı

İkinci yarıda Fatih hoca sistem değiştirir diye bekledik, durduk. Önce Bödvarsson ardından Sigthorsson yine yüreğimizi hoplattı. Bir de Ömer atıldı mı oyundan, on kişi kaldık; bir bu eksikti. Dikine, piknikte koşar gibi rahat, akın akın gelen İzlanda yıldızlar topluluğu oldu adeta. Takımımızın her bölgesi aksadı dün akşam. Kendi kendime, 'kanatları etkili kullanan bir takıma karşı o bölgeyi zayıflatan böyle bir sistem niye' diye sormadım değil... 70'de Burak üç metreden dışarı vurdu topu; belki 'gol' kırılma noktası olurdu. Sigurdsson ise 20 metreden Onur'u avlamayı bildi: 2-0. Çöktük... Bir dakika sonraki uzun topta Sigthorsson köşeyi gördü: 3-0... Bunun adı kâbus...
Ö. ÇETİN ENGİN