100 yılı aşkın süredir gelen sayısız başarılar kupalar ve zaferlerle adlarında her daim söz ettirmeyi başaran ülkenin en çok taraftara sahip 2 güzide takımı. Uğruna birçok marşlar yazılmış, şarkılar bestelenmiş sahip oldukları her şeyle tamamen efsaneleşmiş dünya kenti İstanbul şehrinin 2 büyük takımı. Fakat bu 2 takımın tek ortak yönü kuruldukları günden itibaren aralarında oluşan kıyasıya bir rekabet ve daha iyi olduklarını kanıtlama içgüdüsü. Bu yarışta şimdiye kadar hiç biri de tam anlamıyla galip gelemedi. Uzun bir süre daha da bu rekabet eşit şartlarda sürecek gibi.

Peki, bu rekabet neden var nasıl başladı? Aslında bu sorunun cevabını geçmiş ve şimdiki zamana göre iki farklı şekilde verebiliriz. Geçmişe baktığımızda her 2 kulüp de kuruluş amaçları birbirine yakın, uzun süre planlanmış ve düşünülmüş bir öyküye sahip. İstanbul’da oynanan yabancı takımların turnuvalarında oynanan maçlardan etkilenen futbol sever İstanbullu Türkler tarafından kurulan her 2 takımda daha ilk anlarında itibaren büyük bir aşkla futbola merhaba demişler. 2 takımda ligde aldıkları şampiyonluklar ve Avrupa takımlarına karşı nadirde olsa gelen zaferlerle ülkenin göze batan 2 büyük kulübü olmayı başardı. Tabi ki bu başarılar ister istemez tatlı bir rekabete dönüşmeye başladı. Türk futboluna adları altın harflerle kulüplerinin armalarına kazınmış birbirinden renkli ve centilmen futbolcuları, teknik direktörleri ve kulüp başkanlarıyla dolu olan Fenerbahçe ve Galatasaray yıllarca bu rekabeti en iyi şekilde ve ülkelerinin imajını yükselterek ileriye taşıdılar. Birçok yıldız futbolcu çıkaran 2 kulüp de taraftarına bir ömür sürecek büyük mutluluklar yaşatmayı başardılar. Fenerbahçe ve Galatasaray aralarında her maç yaptığında ise hayat tam anlamıyla durur sadece İstanbul değil tüm ülkede kazananın taraftarının bayram yaptığı bir futbol olayına dönüşürdü. Maçın ertesi günü Fenerbahçe-Galatasaray haberleri olay olur, haberlerde gülen yüzler, mutluluk ifadeleri görürdük fotoğraflarda.

Fakat 90’lı yıllara gelindiğinde tüm dünyada yayılan fanatizm ve futbol anarşisi yavaş yavaş bu 2 takımı arasına sızmaya başlamıştı. Ve tabi ki son derece hızlı gelişen futbol ekonomisinin tam anlamıyla bir sanayi haline gelmesi ve daha çok başarının daha çok gelir anlamına gelmesiyle Fenerbahçe ve Galatasaray rekabeti kimi zaman istenmeyen kötü görüntülere neden oldu.

Şimdiki zamana baktığımızda son yıllarda iyice artan zaman zaman taraftar ölümüne bile yol açan bu acımasız rekabetin şiddetinin arttığını, ülke federasyonunun çeşitli önlemler ve yatırımlarıyla durdurulmaya çalıştığını görmekteyiz. Bu rekabetin adı Fenerbahçe Galatasaray ezeli rekabeti. Asıl amacı rekabet olan bu olay tadında olduğu sürece bir 100 yıl daha aynı tadı verecek gibi görünüyor.

İlandır.