Tarihinin en sıkıntılı süreçlerinden birini geçiren Galatasaray için UEFA merakla beklenen kararını önceki gün açıkladı. Finansal Fair Play kurallarına uymadığı gerekçesiyle Avrupa Kupaları'ndan 1+1 yıl men cezası istenen sarı-kırmızılılara sadece 1 yıl ceza geldi. Mevcut yönetim tarafından bu karar memnuniyetle karşılandı. Ancak 16 yıl önce UEFA Kupası'nı kaldıran, henüz 3 sene önce Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynayan Galatasaray'ın Avrupa Kupaları'ndan men edilmesi aslında bir "Çöküşü" resmetti. Kasım 2015'te yapılan divan kurulu toplantısında Galatasaray'ın borcu 1 milyar 703 milyon 600 bin lira olarak açıklanırken, sarı-kırmızılılar UEFA'nın radarına yıllık zarar sebebiyle takıldı. 
Özbek'ten büyük uğraş
UEFA, 18 Ocak 2016'da Galatasaray'ın 2015-2016 sezonunda finansal fair play kurallarını yerine getirmekte başarısız olduğunu belirterek, sarı-kırmızılı kulübün yargı komisyonuna sevk edildiğini açıkladı. Başkan Dursun Özbek, Sportif AŞ'nin, UEFA incelemesine tabii tutulduğu 2012-2013'te  38 milyon avro, 2013-2014'te 70,4 milyon avro, 2014-2015'te ise 55,8 milyon avro zarar ettiğini aktardı. UEFA da 2016 sonuna kadar G.Saray'ın bu tabloyu düzeltemeyeceğini belirtiyordu. Fakat Özbek'in girişimleri, "Tek bilek, tek yürek" kampanyasının başlatılması, kurula zararı 10 milyon avroya indirmeyi hedeflediklerini anlatması ve yapılan başarılı savunma G.Saray'ın olayı asgari zararla atlamasını sağladı. 
Eskiler eleştirdi
G.Saray'ın eski yöneticisi Mehmet Helvacı ise sarı-kırmızılı yönetimin cezanın +1'ini sildirmekle başarılı olduğu görüşüne katılmadığını belirtti. "Ceza gelmeyecek" düşüncesiyle yapılan hazırlıkların yanlış olduğunu savunan Helvacı, "Ceza almayacaklarını söylüyorlardı. Ama ceza geldi ve bu başarı değil. Hele bu sezon Avrupa kupalarına gitme hakkı kazanılmazsa hiç başarılı bir sonuç değil. Madem genel kurul bir yönetim kurulu seçti, artık sevabıyla veya günahıyla buna katlanacak. Özel şartlar olmadığı müddetçe her sene 'seçim' diyerek başarı gelmez. Her sıkıntıda seçime başvurmamak lazım" ifadelerini kullandı. Diğer bir eski yönetici Adnan Öztürk de, "Avrupa'dan yasaklı duruma gelmek ile 'iyi' kelimesinin yan yana durması mümkün değil" yorumunu yaptı.