Ünlü yönetmen Aram Gülyüz'den acı haber geldi. Ayşecik film serisinden 90'lı yılların sevilen dizisi Yasemince'ye kadar 200'e yakın sinema filmi ve dizinin yönetmenliğini üstlenen, Türk sinema tarihinin usta ismi Aram Gülyüz, hayatını kaybetti.

Gülyüz'ün vefatı dolayısıyla sosyal medya hesabında üzüntüsünü paylaşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Sinemamızın usta ismi Aram Gülyüz'ün aramızdan ayrıldığını üzülerek öğrenmiş bulunmaktayım. 1958'de adım attığı Türk sinemasına büyük hizmetleri bulunan merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve sanat camiamıza başsağlığı diliyorum." ifadelerine yer verdi.

ARAM GÜLYÜZ KİMDİR?

1931 yılında İstanbul’da doğan Aram Gülyüz, EMİ Şirketi’nin Londra’daki temsilciliğinde dört yıl televizyon kursu gördükten sonra bir uçak şirketinde memur olarak çalıştı.

Sinemaya 1958’de Metro Film’i kurarak, yapımcı olarak girdi. İlk olarak 1958 yılında Türk-Alman ortak yapımı olan “İstanbul Macerası” filmini yaptı.

1960’da senaryosunu yazdığı “Sensiz Yıllar” filmiyle yönetmenliğe başladı. 28 filmin senaryosunu yazdı. Türker İnanoğlu’nun yapımcısı olduğu komedi türü TV dizilerinin yönetmenliğini yaptı.Banu Alkan’ın baş rolünü oynadığı “Afrodit” filminin çekimi sırasında, yönetmeni Remzi Jöntürk trafik kazasında vefat edince, yönetmenliğini üstlenerek 1988'de bu filmi tamamladı.

ARAM GÜLYÜZ'ÜN ÖLÜMÜ SİNEMA DÜNYASINI DERİNDEN ÜZDÜ

Yönetmen Yılmaz Atadeniz, Türk sinemasının önemli isimlerinin tek tek eksilmeye başladığını belirterek, "Her şeyden evvel, en önemlisi her çınar kendi devrini kapıyor. Aram da çok film çekmesine rağmen hiç onur ödülü almadan vefat etti." dedi.

Gülyüz ile yakın arkadaş olduklarını dile getiren Atadeniz, şu bilgileri verdi:

"Beraber çalışmadık ama her yerde beraberdik. Sete geldiğinde muhakkak yeni bir hikayeyle gelir ve hepimizi güldürürdü. Müthiş bir espri anlayışı vardı. Her şeyden evvel sadece sanatçı değildi. İnsan gibi insandı. Mükemmel bir insandı. Hiç kimseyi kırmadan hayatını geçirdi. Bağırmadan çağırmadan. Mükemmel, hızlı, pratik, çalışkan bir yönetmendi. Kore harbinde yedek subay olarak görev yaptı, İngilizce bildiği için. Allah gani gani rahmet eylesin."

Atadeniz, usta yönetmen Gülyüz ile bir hafta önce metro yolculuğunda karşılaştıklarını aktararak, "Bir oğlu var. Bir de eşini kaybettikten sonra onu hayata bağlayan bir köpeği vardı. Hayvanları, çiçekleri severdi. Film çekerken, esprilerle, kimseyi kırmadan, gülerek çekerdi. Eğlenceli ve rahatlatıcıydı. Çekimlerde en önemli şey moraldir. Morali iyi tutabilmek kolay değildi. Aram bunu yapardı." değerlendirmesinde bulundu.

Türk sinemasında yaşanan vefasızlığa işaret eden Atadeniz, şöyle devam etti:

"Susuz Yaz'ın sahibi olan Ulvi Bey (Doğan) vefat ettiğinde kimse yazısını yazmadı. Susuz Yaz'ın sahibiydi ve oradaki oyuncuydu. Hülya Koçyiğit ve Erol Taş'ın yanında oynuyordu. 20 kilo kalmıştı. Boyu kısalmıştı. O dev gibi adam, mükemmel bir adamdı. İnanılmaz bir halde vefat etti. Kimsenin haberi olmadı. Basında adı çıkmadı. Hayat acımasız."

"Sinemanın altın çağının yıldızları bir bir sönüyor"

Yönetmen Nazif Tunç, Aram Gülyüz'ün vefatından duyduğu üzüntüsünü dile getirerek, "Aram Gülyüz de sonsuzluk yurduna göçtü. Sinemanın altın çağının yıldızları bir bir sönüyorlar işte." ifadelerini kullandı.

Gülyüz'ün çektiği film sayısıyla rekora koşan yönetmenlerinden biri olduğuna dikkati çeken Tunç, şunları kaydetti:

"Altın çağın, renkli adamlarındandı. Her tarakta bezi olan, becerikli, inanılmaz pozitif, ılımlı ve tatlı adamlardandı Aram Bey. Bir zenginlikti. Türk sinemasına çok emeği geçmiştir. Çok oyuncu yetiştirmiştir. Her türde film çekerdi ama yönettiği komedi filmleri hatırlardadır hala. Komedi filmlerine daha yatkın bir sanatı vardı. Sinemamızın siyah beyaz dönemlerinin önde tutulan yönetmenlerindendi. Keşke hep öyle kalsaydı."

Nazif Tunç Gülyüz'ün "sanat" ve "hasılat" ikilemini çokça yaşamış yönetmenlerden biri olduğuna işaret ederek, özellikle komedi filmlerinde kazandığı başarıyı anımsattı.

Yönetmen İsmail Güneş ise Aram Gülyüz'ün uzun yıllar boyunca sinemanın önemli isimlerinden biri olduğunun altını çizdi.

Başarılı yönetmenin ömrünün sonuna kadar da hep kameraya yakın ya da kameranın arkasında olduğunu vurgulayan Güneş, "Bu onun talihidir diyebiliriz. Çok sevimli, güzel işler bıraktı sinema dünyasına, gerek sinema gerek de televizyon alanında. Son zamanlarda da televizyonda hakikaten sevimli diziler meydana getirdi. Toprağı bol olsun." ifadelerine yer verdi.