BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Doktor ne yapsın, hastane ne yapsın, hasta ne yapsın?

Anlat Derdini Feridun Ağabeye
Anlat Derdini Feridun Ağabey'e
Facebook
Feridun Ağabey, ben de size Ankara’dan yazıyorum. 15-20 gündür dişimde ağrı var. Kızıma söyledim “bir randevu al da bir gideyim” diye. Bize yakın Keçiören Tepebaşı diş kliniği var. Aradık 15 gün sonraya gün veriyorlar. Sonra yine Keçiören Etlik’te Osmanlı İş Merkezinde Etlik Diş Kliniği var. Bu ikisi de Sağlık Bakanlığımıza bağlı, özel değil. Oradan üç gün sonraya randevu aldım… Saat 08.50’de sabah gittim. İş merkezinin ikinci katında, içeri girdim ana baba günü kıpırdayacak yer yok. Tekrar sıraya girdim. Kayıt yaptırdım. Sonra muayene olacağım doktorun kapısının önüne geldim. Orada ekran var, şükür ismimiz de yazıyor. Saat 11.00 oldu çağıran filan yok. İsmim de bir türlü ekrana gelmiyor. Neyse bir şekilde içeri girdim. Doktor hayatından bezmiş bir hâlde “neyin var” dedi. Ben de “dişimde ağrı var” dedim. “Röntgen çektir gel” dedi. Oraya vardım aynı kalabalık. Saat 12.00’de röntgen çekildi. Gittiğimde doktor “saat 14.00’te gel dedi. Saat 14.00’te vardım. Yine sabahki gibi çağıran filan yok. İsmim numaratörde ekranda var ama içeri alan yok. Sonra girdim ve “Efendim ben bekliyorum. Saat 2’de gel dediniz saat üç buçuk oldu” dedim. “Çağıracağız bekle!” dediler. Ben de dışarı çıkmadım. Orada boş olan diş çekim koltuğuna oturdum. Doktor bıkmış, sekreter randevu evraklarını getiriyor, adam “bu ne yahu, ben hangisine bakacağım gönder gitsinler” diyor...
Bu konuşmaları bayağı film izler gibi izledim. Sonra bana geldi. “İsminiz neydi?” diyerek o kadar kâğıt içinden buldu. Oflaya puflaya bir şeyler yaptı. İlacı bile yazmadı. “Aile hekimine git o yazsın” diyerek beni gönderdi...
Ben 55 yaşındayım. Bunlar eskiden oluyordu normal de geliyordu. Ama artık devletimiz bunları büyük ölçüde çözmüştü. Fakat bu diş kliniği hâlâ doksanlı yıllarda kalmış. Burası daracık, havasız bir yer. Hiçbir yetkili galiba buraya uğramamış. Koskoca iş merkezinde bu daracık yeri bulmuşlar. Orada market var pırıl pırıl, diğer iş yerleri var öyle. Buranın insanları hasta etmek devlete laf söyletmek için tutulmuş (sanki). Sağlık Bakanlığından yetkililer buraya bir uğrarsa benim ne demek istediğimi anlarlar. Çalışanlar da sabırla gayret ediyorlar. Görevli tekerlekli arabayı insanların arasından götüremiyor, bu kadar dar bir ortam. Buraya bir çözüm bulsunlar da insanlar bir nefes alsın...
              Rumuz: “A. Bolat”-Ankara
 
 
Dilekçemin akıbetini kimse bilmiyor
 
07.06.2019 tarihinde Sayın Bakanım Hulûsi Akar’a iletilmek üzere dilekçe gönderdim. Dilekçem 10.06.2019 tarihinde 245325 Kayıt no ile işleme alındı. Defalarca telefonla aradım. Bizzat Ankara’ya giderek takip ettim. Bugüne kadar bir cevap alamadım. Ekim ayında yaptığım telefon görüşmesinde “cevap verilmedi ise tekrar yazabilirsiniz” denildi.
Dilekçemin akıbetinin ne olduğu belli değildir. 30.12.2016 tarihli 6656 sayılı yasa ile emsallerine SGK’ca bir derece verilerek intibak işlemleri yapıldığı, bana ise 2 kademe verilerek intibak işlerimim yapıldığından hak kaybına uğradım. Yasada bunlardan birinci derecede olanlara iki kademe verilir ibaresi olduğu için bir derece alamadım. Kanunun düzeltilmesi talebi ile Sayın Bakanıma arzımı yazdım. Dilekçemin bulunarak hak kaybımın giderilmesini emsallerimle aynı seviyeye gelmem için yeni bir düzenleme yapılmasını arz ederim.
            “Mağdur”-İstanbul
 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
610778 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/anlat-derdini-feridun-agabey-e/610778.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT