BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Depremin şiddetini kim değiştirdi?

Batuhan Yaşar
Facebook
Belli oldu..
Amerikan seçimleri ya karakolda ya da mezarlıkta bitecek..
Halk bu durumu zaten bekliyordu..
Hazırlıklarını yaptı..
Washington ve New York’ta evler, dükkânlar, binalar kalın suntalarla çevrelendi..
Ama o suntaların ne kadar koruma sağlayacağını hep birlikte göreceğiz..
Trump, seçimi kazandığını ilan etti..
Mahkemeye gideceğim” dedi..
Biden sandıkları terk etmeyin açıklaması yaptı..
Darbe yapılıyor” cümleleri bile kurulmaya başlandı..
Hani anketlerde Biden 8-10 puan öndeydi?
“Bu sonuçlar ne CNN efendi?” diye adama sormazlar mı?
Demek ki seçim; anketlerle, Twitter’la ve Facebook’la kazanılamıyormuş..
Güya Biden kazanacak ve ABD’de 2016 öncesine dönülecekti..
Müesses nizam tekrar sağlanacaktı..
Peki seçim mahkemeye taşınırsa ne olacak?
Yüksek Mahkeme'deki tabloya bakalım hemen:
9 üyeden 6’sını Cumhuriyetçi, 3’ünü de Demokrat başkanlar seçti..
Tartışmasız “mazbatayı Trump’a verirler” diyorlar..
ABD’nin hâkimleri tarafsız ya!
Yaşananlar bize başka bir şeyi daha gösterdi..
-Saçma sapan bir seçim sistemi yüzünden Amerikan halkının iradesi sandığa tam yansımıyor..
-70 milyon oy alan değil de 60 milyon oy alan başkan adayı seçimi pekâlâ kazanabiliyor..
Peki Türkiye için kim kazanırsa daha iyi olur?
Bütün kirli işlerin altından hep Biden çıktı..
80 İhtilali öncesinde bile Ankara’ya gelmiş..
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nasıl devrilmesi gerektiğini kameralar önünde çekinmeden anlattı..
Hillaryden ötürü FETÖ’ye yakın olduğu da söyleniyor..
Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la kişisel dostluğu var..
Bu dostluk birçok krizin büyümesini engelledi..
Kongre’nin ambargolarını durdurdu..
CAATSA yaptırımlarını işleme aldırmadı..
Halk Bankası konusu aynı şekilde..
Ama yazdığı mektup da ortada..
F-35’ler Trump zamanında Türkiye’ye verilmedi..
Pentagon hâlâ PKK/YPG’ye silah göndermeye devam ediyor..
Ne olursa olsun..
Kim seçilirse seçilsin..
Türkiye son dönemde kendi göbeğini hep kendisi kesti..
 
YILMAZ ÖZDİL NEDEN YALAN YAZIYOR?
 
Bütün haberler ‘6,6 büyüklüğündeki deprem’ cümlesi ile başlıyormuş..
Devlet 7,0 şiddetindeki depremi 6,6’ya indirmiş..
Halkı yanıltmış..
Gerçekleri gizlemiş..
Peki neden böyle yapmış?
Depremin büyüklüğü 7,0 olsaymış afet ilan edilmek zorunda kalınacakmış..
Halka da mecburen yardım edilecekmiş!..
(Allah Allah kaç gündür yapılanlar ne peki?)
Sözcü’den Yılmaz Özdil’in yazdıkları böyle..
İşin peşine düştük..
İlgili bakanlıkları, kurum ve kuruluşları arayarak işin aslı ne diye öğrenmeye çalıştık..
 
6,6 İLE 7,0’NİN FARKI YOK
 
Demek ki Yılmaz Bey’in gözü 83 milyondan farklı görüyor..
Hayır yani sahada olanları canlı canlı 83 milyon birlikte izliyoruz..
Yardımlar yağmur gibi yağmıyor mu?
-Eşyalarını kurtaramayan tüm vatandaşlara 30 bin lira eşya yardımı..
-Ev sahiplerine 13 bin, kiracılara da 5 bin lira taşınma yardımı..
-Cenaze işlemleri için 10 bin lira yardım..
-Hibe olarak 29 milyon lira kaynak..
-Esnafa 50 bin liraya kadar hibe..
Çadırları, konteyner kentleri söylemeye, yazmaya bile gerek yok..
AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu’na yani işin muhatabına direkt sorduk..
Verdiği cevabı yazmadan önce hakkını da teslim edelim..
Günlerdir o da hiç uyumadı..
Oradan oraya koşturdu..
-Depremin şiddetini düşük göstererek afet ilan edilmediği doğru mu?
-Depremin büyüklüğü hiçbir şeyin kriteri değil.. 6,6 ile 7,0 arasında hiçbir fark yok.. Bizim yönetmeliklerimizde böyle bir kriter de yok zaten.. Can kaybı var mı yok mu, kaç bina yıkıldı, kaç bina hasar gördü.. Kriter olarak bunlara bakarız.. Niye depremin şiddetini küçültelim.. Afet yönetiminde deprem büyüklüğü yapacağımız yardımları hiçbir şekilde değiştirmiyor..”
Çok net..
Yalan yanlış bilgilerle toplumun fay hatları açılarak yeni depremler oluşturulabileceği sanılıyor..
Ne kadar cahilce..
Sadece 5 dakika içinde gerçeklerin ortaya çıkacağını düşünmeden..
 
DEPREMİN ŞİDDETİ NİYE FARKLI?
 
ABD şiddeti 7,0 olarak açıkladı..
Kandilli 6,8, AFAD ise 6,6 dedi..
Bu konuyu da araştırdık..
AFAD’ın bin 100 deprem istasyonu olduğunu öğrendik..
İzmir depremi 110 ayrı istasyondan alınan verilerle açıklanmış..
Defalarca kontrol edilmiş..
İtalya ve Türkiye Avrupanın en büyük ve gelişmiş ölçüm sistemine sahipler..
Doğrudur, yanlıştır bu bizim işimiz değil..
Uzmanların ne dediği önemli..
Hayır yani ABD’nin verilerine kayıtsız şartsız ‘evet bu yüzde yüz doğrudur’ demek..
Binlerce kilometre öteden ölçen ABD doğru, bin 100 istasyonla ölçen Türkiye yanlış..
Yüzlerce hatta binlerce veri birleştirilerek çıkan sonuçtan söz ediyoruz..
Kimse Amerika yanlış ölçmüştür de demiyor..
Biraz da kendi kurumlarımıza güvenelim..
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
616071 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/batuhan-yasar/616071.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT