BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Fitnenin başı İran Ermenilerin yanında

İrfan Özfatura
Facebook

Ambargo yediği günlerde ABD ile takışma pahasına İran’ın yanında olmuştuk. Tahran  ise Ermenistan’ın yalanlarına arka çıkıyor, propagandasına destek veriyor. Isfahan’a gelen turist kafileleri ve resmî heyetler, Vank kilisesindeki sözde soykırım müzesine getiriliyor. Kin ve nefret söylemlerine alet olunuyor.

Tahran rejimi; turist kafilesi ve resmî heyetleri Ermeni soykırım anıtına taşıyarak tarafını belli ediyor. cemlerin “Nısf-i Cihan” (Dünyanın Yarısı) dedikleri Isfahan, hakikaten güzel bir şehir. Elbette İran şahları da imar ediyor; ama en gözde eserleri Türklerden (Harezmşah, Selçuklu ve Timuroğulları) kalma. 

Şehre gelen bütün turist grupları ve resmî heyetler, mutlaka Culfa Mahallesi’ndeki Kelisa-ya Vank’a (Vank Ermeni Kilisesi) götürülüyor. 

Gariptir, elin İngiliz’ine, Alman’ına, Fransız’ına, Japon’una hicap (başörtü) taktırıyorlar; ama kilise anadan üryan resimlerle dolu baştan başa. Ressamlar bilhassa cehennem tasvirlerinde çok rahat çalışmışlar. İbadethanede böyle sahneler olur mu olmaz mı kendi mensupları değerlendirsin. Ama olmaması gereken bir şey var ki dibine kadar siyaset yapılıyor. Yalan, buhtan, iftira... Kilise bahçesindeki koca soykırım anıtı bir yana, uyduruk müzede Türklere ve Türkiye’ye hakaret ediliyor açıkça.

ACEMİCE VE ÇOCUKÇA

Ekranda ucuz bir bir propaganda filmi oynuyor; bol çizim ve sloganla malzeme eksikliği giderilmeye çalışılıyor. Gördüğüm en cılız müze. Aydınlatma rezalet, camlarda floresanlar parlıyor... Güya nerede kırmızı ışık varsa orada bir Ermeni katliamı yaşanmış. İyi de harita, domates tarlası gibi. Işık yanmayan yer yok Anadolu’da. 

Sözde katliam emrini zamanın Dahiliye Nazırı Talat Paşa vermiş. Belge yok, bilgi yok; ama tarihî vak’a gibi sunuluyor âdeta.

KOMEDİ FİLMİ GİBİ

Görseniz gülersiniz, 1915 anıtında aralarında sadece iki adım olan iki levha var. Birinde “In memory of two million Armenian martyrs massacred in 1915 in West Armenia by the Turkish governmen” (1915’te Batı Ermenistan’da Türk hükûmeti tarafından katledilen 2 milyon şehidin anısına) yazıyor. Diğerinde “Armenian genocide memorial of one million and half victims of 1915 Ottoman Turkish goverment” (Ermeni soykırım anıtı. 1915’te Osmanlı Türk hükûmeti tarafından öldürülen 1,5 milyon kurban hatırasına.) Yarım milyon değişiyor bir anda.

GÖRSENİZ GÜLERSİNİZ

1915 sözde soykırım anıtında aralarında sadece iki adım olan iki levhada rakamlar tutmuyor.  Resimlere haritalara ne kadar güvenebilirsiniz bundan sonra...

YAKIŞMADI AĞA!

Ermenilere hiçbir şey demiyoruz, dünyanın her yerinde yaptıklarını yapıyor, asılsız yalanlarla göz boyamaya çalışıyorlar. Avrupa’nın göbeğinde diplomatlarımızı katlederken bile üste çıktılar, tepki almadılar. Ancak nüfusunun neredeyse yarısı Türk olan İran’ın buna müsaade etmesi tuhaf. Hatta rejim açıkça destek veriyor, turist kafilesi ve resmî heyetleri taşıyarak tarafını belli ediyor. (BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ı da gezdirdiler mesela.) Söz konusu anıt “ırkçı” diye suçladıkları Şah Pehlevi zamanında açılmış. Ancak Şii Devrimi ile kaldırılmıyor, aksine allanıp pullanıyor. Soykırım müzesi de ilave ediliyor. İran’ın “ya bir gün Azeriler birleşirse” diye vehmi var ki, paranoyak olmuşlar âdeta. Öyleyse Ermenistan güçlensin, büyüsün, set olsun Güney ve Kuzey Azerbaycan arasında.

UYDURUK MÜZEDE TÜRKLERE HAKARET

Muhtemelen fotoğraflardaki cesetler de kendi öldürdükleri Türklere ait. Öylesine şımartılmışlar ki acaba deme zahmetine bile katlanmıyor, bulduklarını kullanıyorlar. 

Cihan Harbi’nde; toplam nüfuslarının %17’si Ermeni, %78’i Müslüman olan Vilayet-i Sitte (Sivas, Mamüretü’l-Aziz, Diyarbakır, Bitlis, Van ve Erzurum), Ermenilerce işgal edildi. Ermeni ihtilalciler, Müslümanları bölgeden çıkarabilmek için toplu cinayetler işledi. (Amerikalı tarihçi Justin McCarthy).

SAFEVİLER GETİRDİ

Isfahan’da Ermenilerin köklü bir geçmişleri yok. Safevi Şahı 1. Abbas, 16. yy. sonlarında Aras kıyılarındaki Ermenileri getirtip inşaatlarda kullanıyor. Bu arada ibadetlerini yapsınlar diye zikrolunan katedrali onlara veriyor. Çan Kulesi ise Şah Hüseyin zamanında yaptırılıyor. Müzede Jolfa Ermenileri için verilen ticari ve siyasi imtiyazlar sergileniyor.

Bu, evrakların en eskisi, 1564 Şah Tahmasb’tan kalma. Bahçedeki heykeller eski değil, 1977’de Zaven Aivazyan tarafından yerleştiriliyor. Kim ne derse desin, dinî bir mekânın politikaya alet edilmesi, hiç de hoş değil. Bunu İran’ın yapması ise ayrıca acı. Ambargo yediği günlerde, Türkiye, ABD ile takışma pahasına Tahran’ın yanında oldu. Demek değmezmiş, risk almışız boşuna.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
615874 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/irfan-ozfatura/615874.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT