BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Kötü niyetli olmak, kötü niyet tazminatı ödemeyi gerektirir!

İsa Karakaş
Facebook
 
İş sözleşmesinin işveren tarafından kötü niyetli olarak feshedilmesi hâlinde işçi, iş güvencesi kapsamında değil ise işveren işçiye mahkeme tarafından kötü niyet tazminatı ödemeye mahkûm edilebilmektedir. Bu yazımızda işe iade hakkından faydalanamayan işçilerin haklarını aramaları nedeniyle işten çıkarılması durumunda yasal hakları irdelenecektir.
 
İŞ GÜVENCESİNDEN FAYDALANABİLEN İŞÇİLER
 
Çalışmakta olan işçilerin geçerli bir sebep olmadan veya keyfî olarak işten çıkarılmalarına karşı iş güvencesi kapsamında işe iade hakları bulunuyor. Ancak bütün işçiler işe iade hakkından yararlanamıyor. Bunun için:
  • İşçinin çalıştığı iş yerinde en az 30 işçi ve üzeri çalışanın bulunması
  • İşçinin belirsiz süreli iş sözleşmesine istinaden çalışması 
  • İşçinin işveren vekili veya üst düzey yönetici (işçi alma ve çıkarma yetkisinin) olmaması
  • Geçerli veya haklı bir neden olmaksızın işveren tarafından işçinin işten çıkarılması
  • Yer altı işlerinde çalışan işçiler dışındaki diğer işçilerin en az altı aylık kıdeminin bulunması şartları birlikte aranıyor.
Bu şartların tamamını taşımayan işçiler, iş güvencesinden faydalanamıyor. Şartları tutan işçilerden iş sözleşmesi feshedilenler, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle dava açmadan önce ara bulucuya başvurabilirler. Ara buluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde ise son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açarak haklarını arayabilmekteler.
 
GÜVENCESİZ İŞÇİLERE KÖTÜNİYET TAZMİNATI
 
İş Kanunu'nda iş güvencesi kapsamında olmayan işçiler bakımından ise kötü niyet tazminatı öngörülmüştür. Buna göre iş güvencesine ilişkin öngörülen 30 işçi şartı aranan iş yerlerinde çalışmayanlar, iş yerinde kıdemi 6 aydan az olanlar ile iş güvencesinden faydalanamayan diğer belirsiz süreli iş sözleşmesine istinaden çalışanlar işverenin fesih hakkını kötü niyetli kullandığı gerekçesi ile iş mahkemesinde dava açabilirler.
İşçinin, sosyal güvenlik hakları ile ilgili SGK’ya diğer hakları için ise Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü'ne şikâyet etmesi, sendikalı olması, işveren aleyhinde tanıklık yapması… gibi nedenlerle işveren tarafından işten atılması kötü niyet olarak değerlendirmektedir.
 
KÖTÜ NİYET TAZMİNATININ MİKTARI
 
İş Kanununda, işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin 3 katı tutarında kötü niyet tazminatı ödenmesi gerektiği öngörülmüştür.
Buna göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin hesabında İş Kanununda yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulmaktadır. Diğer yandan ihbar tazminatına hak kazanılmış olması kötü niyet tazminatının şartlarının varlığı hâlinde bu tazminat hakkını ortadan kaldırmamaktadır. Başka bir ifade ile işçi hem ihbar tazminatı hem de kötü niyet tazminatına aynı anda hak kazanabilmektedir.
 
SGK PRİMİ KESİLMEZ
 
İş Kanununda, belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerektiği, işçinin kıdemine göre değişen süreler sonunda iş sözleşmesinin feshedilmiş sayılacağı, bildirim şartına uymayan tarafın, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminatı (ihbar tazminatı) ödemek zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu durumda sigortalının iş yeri ile hukuki ilişkisi iş sözleşmesinin feshi ile sona ermiş olduğundan, ödenen tazminat, ücret niteliğinde olmadığı için prime esas kazanca da dâhil edilemeyecektir. Diğer yandan iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenmesi gerekmektedir. Bu durumda da işçinin iş yeri ile olan hukuki bağı, iş sözleşmesinin feshi ile sona erdiğinden, işçiye ödenen kötü niyet tazminatı prime esas kazanca da dâhil edilemeyecektir. Ancak, işçiye bildirim süresince iş araması için belli bir süre izin verilmesi İş Kanununun gereği olup, bu süre zarfında işçi-işveren arasındaki hukuki bağ sona ermediğinden bildirim süresi içinde işçinin aldığı ücretler prime esas kazanca da dâhil edilecektir.
         ***
EINSTEIN’ın 3 madde ile hayat formülü: 1)Dünden öğrenin. 2) Bugünü yaşayın. 3) Yarın için ümit edinin…
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
615613 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/isa-karakas/615613.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT