BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yalanlarla mücadelede ilk iki saatin önemi

Süleyman Özışık
Facebook
Sosyal medya denen çukurda sergilenen algı oyunları son aylarda zirve noktasını gördü. Bazı sahte hesaplar kendilerine verilen görevi yerine getirebilmek için, sabahın erken saatlerinden, gecenin zifiri karanlığına kadar onlarca yalan haberi milletin bilinçaltına zerk etmek için çalışıyor.
Yaydıkları haberler kan dondurucu...
Sadece dün yayılan bazı yalanları dikkatinize sunmak isterim.
Yılbaşı gecesi Millî Piyango'dan büyük ikramiye kazanan vatandaşın biri, bir bankayla anlaşmış. Banka yetkilisi onun adına Millî Piyango İdaresi'ne gidip, Millî Piyango yetkilisi bayanın elinden temsilî çeki kameralar önünde almış.
Bahsini ettiğim sahte hesap sahipleri kamera görüntülerini alarak, "Yılbaşı gecesi büyük ikramiyeyi kazanan kişinin Millî Piyango'nun noteri olduğu ortaya çıktı” diyerek servis etti.
Binlerce sosyal medya kullanıcısı bu yalanı anında yaymaya başladı. Yalana inananların sayısını tahmin edemezsiniz.
Bir başka yalan...
Sahte hesaplar bu kez 15 Temmuz darbe gecesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesini basan ve darbe bastırılınca gözaltına alınan FETÖ'cü darbecilerin fotoğrafını aldı, "Libya'da Hafter güçlerinin esir alıp sorguladığı Türk askerleri" diyerek sosyal medyaya servis etti.
Binlerce insan da bu yalana inanıp paylaştı. Araştırdığınızda bu yalana inanıp paylaşanların neredeyse tamamının CHP'yi destekleyen paylaşımlara imza attığını görüyorsunuz. 
Geçelim diğer yalana...
İstanbul Üniversitesi'nde bir genç kızımız intihar etti önceki gün. Sosyal medya hesapları, "İstanbul Üniversitesi'nde fiyatları artırılan yemekleri yiyemeyen Sibel intihar etti" diye paylaştı.
Kızın ailesi, "Kızımız Epilepsi hastasıydı. İki defa Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları servisine yatırdık. Son üç yıldır birden fazla intihar girişimlerinde bulundu. Maddi durumumuz kötü değil. Bizi acımızla baş başa bırakın. Devleti karalamak için kızımızı alet etmeyin" diye açıklama yapmasına rağmen sahte hesaplar bu yalanı gün boyunca pompalamaya devam etti.
İş öyle bir noktaya vardı ki bu ülkede adam yerine koyduğumuz sözde sanatçı Şahan Gökbakar bile bu yalana inanıp, "Çok üzgünüm Sibel. Bu devlet seni okutamadı, doyuramadı ve yaşatamadı" diye paylaşım yaptı. Recep İvedik kafalılar bu yalan paylaşımı on binlerce kez paylaştı.
Ve en bomba yalan...
Beril Deniz isimli bir sosyal medya hesabı, Sibel'in intiharı sonrası bir paylaşım yaptı. Paylaşımına "Saray" dediği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin bahçesindeki ağaçların görüntüsünü ekledi.
Altına aynen şu satırları yazdı: "Saray'ın bahçesindeki hurma ağaçları elektrikli sistemle zeminden ısıtılıyor."
Okurken, "Bizim insanımız bu kadar salak olamaz herhâlde. Bu yalana en geri zekâlısı bile inanmaz" dedim ama ne gezer!
Binlerce insan yahu...
Binlerce insan bu akla mantığa ziyan yalana inanmış ve paylaşmış iyi mi? Ve inananların neredeyse tamamına yakını CHP'li. Pek çoğunun profilinde Atatürk resimleri var.
İçinizden bazıları bu paylaşımları yapanlara "cahil ve eğitimsiz" diyebilir, asalak muamelesi yapabilir ama değil arkadaşlar.
İnanın değil.
Bunların hepsi aklı başında insanlar. Hatta özel olarak görevlendirilmiş insanlar. Yaydıkları yalanlara bizim gibi kendileri de inanmıyor. Yalan olduğunu bile bile yayıyor hepsi. Amaçları bu yalanlara inanan birilerini bulmak ve bunu da çok iyi başarıyorlar.
Sosyal medyada Gökhan Kahraman isimli bir delikanlı var. Yıllardır paylaşımlarını takip ediyorum. Sabahın erken saatinde bir memur gibi bilgisayar başına oturuyor, gecenin geç saatlerine kadar bahsini ettiğim yalancıların yalanlarını belgeleriyle çürütmek için çabalayıp duruyor.
Dün sayfasına baktım.
Yukarıda sırasıyla yazdığım yalanların hepsini tek başına yaptığı araştırmalarla çürütmüş.
Aslında Gökhan Kahraman, şu anda AK Parti'nin ve hatta devletin yapması gerekeni yapıyor. Yayılmak istenen yalanların önünü tek başına kesmek için, mücadele edip duruyor.
AK Parti'nin yapması gereken şey tam da budur.
Dikkat ederseniz AK Parti ve devlet, yalanın üstünden günler geçince ve halk neredeyse galeyan noktasına gelince çıkıp açıklama yapma gereği duyuyor.
İletişimin bu kadar hızlı olduğu bir devirde yayılmaya çalışılan yalanların önüne ilk iki saatte geçmezseniz, o yalanın önüne bir daha geçmek mümkün olmuyor.
İş işten geçiyor.
AK Parti'nin ve hatta devletin, sosyal medyayı bu anlamda ciddi şekilde takip edecek ve yalanları ilk iki saatte çürütecek bir ekip kurması gerekiyor. 
Yoksa bu işin sonu beklenmedik bir sıkıntı ile sona erecek!
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
611630 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/suleyman-ozisik/611630.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT