BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > BİR YILDIZ KAYDI

BİR YILDIZ KAYDI

İsmail’in bakışlarında “ne olur gitme” der gibi bir ifade vardı. Emine: -Gitmem lazım biliyorsun, bir işe başladım henüz basamakların başındayım, zirveye tırmanmalıyım...



“Evlenme teklifini kabul ediyorum...” İsmail’in bakışlarında “ne olur gitme” der gibi bir ifade vardı. Emine: -Gitmem lazım biliyorsun, bir işe başladım henüz basamakların başındayım, zirveye tırmanmalıyım... -Neyin zirvesine tırmanacaksın Emine? İnsanların ihtirasının zirvesi olur mu? Bir noktaya ulaşacaksın sonra başka zirveleri hedefleyeceksin, bu hedefler bir türlü bitmeyecek. Bakmışsın ecel gelmiş, ölüm meleği kapıya dayanmış, sen hep nefsinin isteklerine çalışmışsın, dünyanın peşinden koşmuşsun... İnsan bu dünyada ne kadar kalabiliyor altmış, bilemedin yetmiş yıl... Yani şu üç günlük ömürde, bu dünyayı mamur etmeye değer mi?!. İsmail bu soruyu, cevabını alabilmek için Emine’ye yöneltmişti. Emine’nin kafası allak bullak olmuştu. Biraz da duygusallaşmıştı... İsmail’in cevap beklediğini görünce. -Tabii ki değmez... diye fısıldadı. İsmail bu cevaptan memnundu. Emine istediği noktaya yavaş yavaş geliyordu. Gerçi az bir zamanları vardı ama Emine’yi gideceği meçhul akıbetten döndürmek için var gücüyle gayret edecekti... - Emine! Türk Milleti tarihi boyunca kadınına gereken önemi vermiş, onun sömürülmesine müsaade etmemiştir. Tarihin en büyük medeniyetine sahip Osmanlı Devleti bu ihtişamını aile yapısının sağlamlığına borçludur. Şer güçler Türk milletini sömürebilmek için aile düzenini dumura uğratmak gerektiği bilincine vararak bu noktaya bütün hücumlarını odaklamış, bu noktayı zayıflatmıştır. Kadına hak veriyoruz iddiasıyla yola çıkıp, kadını süfli arzularının aracı haline getirmişlerdir... İsmail bu sözleri söyledikten sonra, bir sessizlik yaşandı... Tam o sırada, biraz ileride duran kız kardeşi Şahika, çantasından çıkardığı oyalı bir yazmayı Emine’ye uzattı. -Emine bu yazmayı kendim işledim, sana hediye ediyorum... Emine yazmayı aldı, oyalarını tetkik ettikten sonra; -Ah çok teşekkür ederim Şahika.. Çok güzel... dedi ve onların meraklı bakışları altında yazmayı başına örttü. Önce Şahika, -Ay! Emine çok güzel yakıştı, daha da güzelleştin... İsmail, Emine’nin güzelliği karşısında adeta büyülenmiş gibiydi... Bu duygular içinde Emine’ye ithaf ettiğini ifşa edercesine bir şiir okumaya başladı. Ahu gözlü nazlı ceylan, Seni elden kıskanırım. Esen rüzgar, yağan yağmur, Coşan selden kıskanırım... Mor menekşe, beyaz laleden, Deli gönlümde coşan şelaleden, Yüreğimde kanayan yareden, Sakınırım, kıskanırım... İsmail sesiyle, mimikleriyle ilan-ı aşk etmeye devam ediyordu. Her mısra bir ok olup, Emine’yi kalbinden vuruyordu... Emine duygularının doruğuna ulaşmıştı. Bu güzel yüzlü, duygu yüklü gencin sevgisine bigane kalamıyordu artık. İçinde fırtınalar kopmaya, gönlü İsmail’e doğru akmaya başlamıştı. Hiç beklenmedik şekilde kararını verdi: -Tamam evlenme teklifini kabul ediyorum... İsmail aniden şoke olmuş gibiydi. Şahika: -Yaşasın... diye bağırarak havaya zıpladı. Kulaklarına inanamayan İsmail bu işin bu kadar kolay halledilmesinin şaşkınlığı içindeyken Emine devam etti: -Yalnız, bana teklif edilen filmde oynamama müsaade etmeni istiyorum. Bu filmde oynadıktan sonra kasabaya dönüp seninle evleniriz. İsmail başka bir seçeneğinin olmadığını görüyordu. Gelinen bu nokta bile çok büyük bir aşamaydı. Kendini bu yeni duruma adapte etmeye çalışmaya başladı. İçindeki endişeyi gideremiyordu. Emine bu filmde oynarsa Yeşilçamın gündemine mutlaka otururdu... Müthiş bir oyunculuk kabiliyeti vardı. Onu kolay kolay bu işten ayırmak mümkün olmazdı: -Sen bu filmde oynadıktan sonra başka teklifler alacaksın... Nasıl bırakacaksın sinemayı? -Bırakırım, sen merak etme, ben de bir yuva kurmak, çocuklarıma annelik yapmak istiyorum anlıyor musun? İsmail, bu aşamadan sonra daha fazla üzerine gitmenin uygun olmadığını düşünüyordu: -Peki Emine unutma seni seviyor ve sana güveniyorum... Seni bekliyorum...  Emine, Yenipınar’da kaldığı süre içinde annesi, dedesi, komşuları ve İsmail’in İstanbul’a gitmemesi konusundaki telkinleriyle bunalmıştı. İsmail, Emine’nin hayatında dönüm noktası olmuştu. Sevgiyi, muhabbeti İsmail’de tatmıştı ilk defa... İsmail’in fikirlerini benimsemiş, onunla mutlu olacağına inanmıştı. Ama ona olan sevgi ve saygısı da onu yolundan çeviremedi. Vilayete giden minibüse binerken şimdi değişik duygular içindeydi. Resmen olmasa da kalben İsmail’le sözlenmişti... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT