BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Barzani: Ben yokum

Barzani: Ben yokum

Kürt liderin, “Savaşa giremeyiz” resti ABD’yi zora soktu ‘Silahımız yok’ TÜRKİYE’yi Irak savaşında devre dışı bırakan ABD, çok güvendiği Barzani ve Talabani’den ummadığı bir darbe yedi. Koalisyon güçlerine karşı Irak’ın savunmasını dikkate alan Talabani bazı gerekçeler göstererek Irak harekatının içinde yer almayacaklarını bildirdi. Aynı şekilde Barzani de, Saddam ile savaşmak için gerekli silahının olmadığını ileri sürdü. Halilzad gitti ABD’nin yanında yer almaktan vazgeçtiğini açıklayan Barzani, “Bölgemize yeteri kadar koalisyon gücü getirmediniz. Irak kuvvetlerinin elinde ise tank-top gibi ağır silahlar var. Bende ise sadece hafif silahlar var. Bu şartlarda savaşamayız” dedi. Bu gelişme üzerine Ankara’da bulunan Halilzad, Kürt liderleri ikna için apar topar Kuzey Irak’a gitti.



ANKARA - Türkiye'yi Irak savaşında devre dışı bırakan Amerika, Irak Kürdistan Demokratik Partisi lideri Mesud Barzani'den çok büyük darbe yedi. Barzani, Kuzey cephesinde Irak'a karşı savaşmayacağını bildirince ABD ne yapacağını şaşırdı. Türkiye'de bulunan Bush'un danışmanı Halilzad, Barzani'yi ikna etmek için apar topar Kuzey Irak'a gönderildi. Bölgedeki yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre ABD'nin bölgedeki özel kuvvetleri ile birlikte Kuzey cephesini açacak olan Barzani, harekata bugünkü şartlarda başlayamayacaklarını bildirdi. Barzani'nin ABD'lileri şoka uğratan kararına gerekçe olarak, "Bölgemize yeteri kadar koalisyon gücü getirmediniz. Bu bölgeye tankları ve ağır silahları olan bir tümen gelmesi gerekirdi. Kuzey cephesini savunan Irak kuvvetlerinin elinde tank-top gibi ağır silahlar var. Benim peşmergelerimin elinde sadece hafif silahlar var. Bu şartlarda Saddam kuvvetlerine saldıramayız, Kuzey cephesi açamayız" dediği öğrenildi. ABD’nin planı neydi? Bilindiği gibi ABD, Türkiye üzerinden 4'üncü tümenini geçirmekten vazgeçince Kuzey cephesi için şöyle bir plan yapmıştı:Bölgeye 1500-2000 kişilik özel kuvvet Irak'ın kuzeyine havadan indirilecek,bu özel kuvvetlerin koordinasyonunda 90 bin kişilik Barzani ve Talabani askeri gücü ile Kuzey cephesi açılacak, bu güçle Kerkük ve Musul'daki Saddam güçleri savaşdışı bırakılacak halk desteği almayarak Bağdat'a doğru ilerlenecekti. Ayrıca Saddam'ın bu bölgedeki kuvvetleri devredışı bırakılamazsa bile yerinde kalmaları ve diğer cepheleri takviye etmeleri önlenecekti. Gelinen bu noktada planın Barzani'nin, "Biz yokuz" demesi yüzünden tehlikeye girdiği belirtildi. “Barzani hep kandırdı” Barzani ve Talabani'nin Kerkük ve Musul'a harekat konusunda yan çizmeye başladığını belirten Ankara'daki bir kaynak, "Barzani, Amerikalıları baştan beri kandırdı. Onlara hiç doğru istihbarat vermedi. Barzani, Amerikalılara hava saldırısı başlayınca Irak kuvvetleri çözülecek, görüştüğümüz çoğu Iraklı komutanlar koalisyon güçlerine katılacak, birlikler dağılacak, halk sizi güllerle, alkışlarla karşılayacak ve halkı da, bölgedeki Saddam kuvvetlerini de yanımıza alarak Bağdat'a doğru yürüyeceğiz, diyerek oyaladı" şeklinde konuştu. Kürt liderlerin kendileri buna inandıkları gibi Amerikalıları da inandırdığına dikkat çeken kaynak , "Ancak savaş başlayınca işler değişti. Mesela Güney'de Kuveyt sınırına çok yakın olan havadan, karadan bombalanan Umr Kars şehrinde 120 kişilik küçük çaplı bir Irak birliği 5 gündür direndi ve koalisyon güçlerine ciddi kayıplar verdirdi. Askerlerle birlikte halk da direnişe katılmaya başladı. Bu direnişi ve Irak halkının ciddi mukavemetini gören Barzani ve Talabani korkmaya başladılar ve yan çizmeye başladılar" dedi. Önce Talabani caydı Aynı kaynak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Önce Talabani kontrolündeki birliklerini İran sınırındaki Ansuvar-Ül İslam Örgütüne yönlendirdi. Şimdi de , 'Benim birliklerim bu bölgede savaşıyor, Kuzey cephesine katılacak birliğim yok' demeye başladı. Köşeye sıkışan Barzani ise korkudan Kuzey cephesini bazı gerekçeler göstererek açamayacağını belirtiyor. Her iki muhalif liderin derdi de kontrollerindeki birlikleri savaşta kaybetmemek, bu güçlerini savaş sonrasına kadar elde tutabilmek. Barzani Kuzey cephesini açarsa elindeki Peşmerge kuvvetlerinin telef olacağını, savaştan sonra da kendi gücünün ve liderliğinin tehlikeye düşeceğini düşünerek ABD'ye verdiği sözde yan çiziyor." Son anda skandal Barzani'nin son anda savaşmaktan vazgeçmesi skandal olarak değerlendirildi. Ankara'da görüşmelerini sürdüren ve bugüne kadar adeta Kürt grupların sözcülüğünü yapan Bush'un Irak özel danışmanı Halilzad, hemen bölgeye hareket etti. Halilzad'ın Barzani ve Peşmergeleri ikna etmeye çalışacağı ileri sürüldü, Kuzey cephesinde kuvvetlerinin başarısızlığı durumunda Barzani liderliği Talabani'ye kaptırmaktan korktuğu için bu yola başvurduğunu belirten söz konusu kaynak kişi, Barzani'nin ABD'li yetkililere, Amerikalılara, "Burada yeteri kadar askeriniz yok. Güneydeki birlikleriniz de iyi savaşmıyor. Bu bölgeye ağır silahları, tankları olan daha fazla birlik getirin, onlarla birlikte Kuzey cephesini açalım" şeklinde teklif götürdüğünü de açıkladı. Amerika hata yaptı ABD'nin Kürt liderlere güvenerek büyük hata yaptığını belirten kaynak sözlerine şöyle devam etti: "ABD Kürtlere inandı. ABD'nin beklentisi, hep şu oldu: Bombardımandan sonra karadan girdiğimiz her yerde halk bize katılacak, bize destek verecek ve bizimle birlikte Saddam'ı devirecek. Oysa öyle olmadı. Güney'de ABD geçtiği her kente birlik bırakmak zorunda kalıyor, cephede sayısal olarak azalıyor. Koalisyon güçleri getirdikleri tüm birlikleri savaşa soktular. Direniş olunca gelen birliklerin yeterli olmadığını yeni farkettiler. Şu anda ellerinde savaşa girmeyen ihtiyat olarak tuttukları 4'üncü tümenle, Almanya'daki 1'inci mekanize tümeni kaldı. Bunları da sokacaklar ama yine de yeterli olmayacak. Bu iki birlikle Güney cephesi takviye edilecek. Kuzey cephesi ise, şu anda boş. Bu durumda savaş uzar. Ancak ilerleyen günlerde Kuzey cephesi için şöyle bir gelişme olabilir; Saddam, Kuzey'deki birliklerinin bir kısmını çekebilir, ancak o zaman ABD 101'nci Hava Tümenini Kuzeydeki Süleymaniye ve Harir havaalanlarına indirir. Kürt grupları ikna eder ve Kuzey cephesini açabilir. Ya da Türkiye'den tekrar Kuzey cephesine ağır silahları olan birlik geçirmek için talepte bulunabilir." ABD, Baas’ı unuttu Koalisyon güçlerinin şu ana kadar ki performansı ile ilgili bilgi veren başka bir yetkili de, ABD'nin askeri planlarını ticari amaçla yaptığını belirterek şöyle konuştu: "ABD hata etti. Afganistan'da, Bosna'da hep havadan vurdu. Hava gücünü dünyaya gösterdi. Kara silahlarını kullanmadı Silah şirketleri hep hava silahları üretimine yöneldiler. Kara silahlarına rağbet kalmadı. Irak'ta ise tam tersini yaptı. Hava gücünde ve hava savunma sistemlerinde Irak çok zayıf olduğu halde ABD hava harekatını tamamlamadan kara harekatına başladı. Kara silahlarına rağbeti artırmaya yönelik bu planlama çok hatalı idi. Ayrıca ABD harekatından önce Irak halkının bu savaşta nasıl bir tepki vereceğini iyi araştırmalı ve planlarını buna göre yapmalıydı. İstihbaratını Kürt gruplara ihale etmesi hata. ABD Baas milliyetçiliğini hesaba katmadı. Baas milliyetçiliği halka acı da çektirse onur ve milli gurur veriyor. Halk desteğini alabilseydi; bu bir özgürleştirme harekatı olurdu ve harekattan sonra da ABD, Irak'ta güvenli bir biçimde uzun süre kalabilirdi. Tam tersi oldu. Halk desteğini alamadı. Halk direniyor. Halk direnirse bu bir özgürleştirme değil, işgal harekatı olur. İşgal harekatından sonra sizden nefret eden bir halka rağmen o toprakta güvenli bir biçimde uzun süre kalamazsınız." Artık işleri çok zor ABD'nin harekattan sonra işinin çok zor olacağını hatırlatan bölgedeki yetkili sözlerini şöyle tamamladı: "Irak'ta güvenli uzun süre kalamaz. Halkın direnişi gittikçe artıyor. Iraklı çiftci hafif silahla helikopter düşürüyor. Irak halkı ABD'ye direnebileceğini gördü. Öyle görünüyor ki, koalisyon güçleri muharebeleri uzun da sürse kazanacak ama savaşı kaybedecek. Korkarım ki; bu harekat uzadıkça, kayıplar arttıkça ABD Türkiye'yi suçlayacak. Harekatın şu ana kadar iyi gittiğini söyleyemem. Kuveyt'ten Bağdat'a doğru ilerleyen birlikler henüz Fırat'ın batısından açık araziden ilerliyorlar. Oysa yerleşim yerleri ve Bağdat, Fırat'ın doğusunda. Koalisyon güçleri Fırat'ın doğusuna gecince kayıplar artar. İşi zorlaşır. Çünkü bu bölgede yeni kuvvet ihtiyacı var. Şu anda Bağdat'a 2 tümen ilerliyor. Bağdat'ı kontrol edebilmek için en az 4 tümen lazım. Halk desteği olsaydı. Belki kuvvetler yeterli olabilirdi. Ama yok, halk direnişe katılıyor." Halilzad tavır değiştirdi Aynı yetkili Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Irak'ın kuzeyine girişi ile ilgili görüşmelerin seyrine ilişkin de yaptığı değerlendirmede ilginç açıklamalarda bulundu: "Biz TSK'nın bölgeye göçün önlenmesi, sınır güvenliğimiz ve terör endişesi ile girmesini talep ettik. Çekincelerimizi anlattık. Pazar günü yaptığımız görüşmelerde ilerleme sağlamıştık. Basına yansıtıldığı gibi 20 kilometreye kadar insani amaçlı 4 tugaydan oluşan bir birliğin bölgeye sokulması, tugaylardan birisinin Mekanize Tugayı ve 1 taburun Tank Taburu olması konularında görüştük. Ancak son görüşmelerde Halilzad tavrını değiştirdi ve şu noktaya geldi: Biz ABD olarak Türkiye'nin çekinceleri için garanti veriyoruz. Bizim istihbaratımıza göre şu anda sınırınıza göç yok, olursa engelleriz. Bölgede terör de yok. Terörü biz kontrol altına alırız. Siz bölgeye girmeyin. Biz size her türlü garantiyi verelim. İran ve Suriye de sizin söylediğiniz gerekçelere sahip. Siz girerseniz onlar da girmek ister. Bu da durumu iyice karmaşık hale getirir, dedi. Şu anda anlaşma yok. Bu konudaki görüşmeler Cuma veya Cumartesi devam edecek. ABD girmemizi istemiyor, bizi oyalıyor ve zaman kazanıyor."
Reklamı Geç
KAPAT