BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Küçük’ konuşup büyük düşünüyorlar!

‘Küçük’ konuşup büyük düşünüyorlar!

Dünya ülkeleri, bir yandan teknolojik devrimin rüzgârıyla akıl almaz bir hıza ulaşırken bir yandan da maddeleri milimetrenin milyonda biri büyüklüğündeki bir boyutta inceleyen nanoteknoloji biliminde bir adım öne geçmenin hesaplarını yapıyor.



DÜNYA YARIŞTA Dünya ülkeleri, bir yandan teknolojik devrimin rüzgârıyla akıl almaz bir hıza ulaşırken bir yandan da maddeleri milimetrenin milyonda biri büyüklüğündeki bir boyutta inceleyen nanoteknoloji biliminde bir adım öne geçmenin hesaplarını yapıyor. KULÜP KALIBINA SIĞMADI Bu gerçeğin farkına varan 22 üniversiteden bir grup öğrenci, Fatih Üniversitesi Biyo ve Nanoteknoloji Kulübü altında bir araya geldi. Öğrenciler, her sene bir üniversitede düzenlenecek biyoteknoloji kongresinde yaşıtlarına bilim dersi verecek. SU TUTMAYAN CAM İşte bilim dünyasının geliştirdiği ‘nano’ ürünlerden bazıları: Su tutmayan cam, yağmur geçirmeyen ceket, bakır alaşımlı antibakteriyel çorap, her şeyi temizleyebilen silgi, leke tutmayan kumaş. Maddeyi atomik ve moleküler seviyede kontrol etme bilimi olarak tarif edilen nanoteknoloji, dünyanın ve Türkiye’nin yeni yeni tanımaya başladığı bir bilim dalı. Nanoteknoloji; tıptan biyolojiye, fizikten kimyaya, bilgisayardan malzeme bilimine kadar fen bilimlerinin birçok sahasını içine alıyor. Bu sebeple dünyanın bu çerçevede şekillendirmesi bekleniyor. Bunun farkına varan dünya ülkeleri, bir yandan teknolojik devrimin rüzgârıyla akıl almaz bir hıza ulaşırken bir yandan da nanoteknoloji yarışında bir adım öne geçmenin hesaplarını yapıyor. 22 ÜNİVERSİTE BİR ARAYA GELDİ Ülkeler, bu konuda bilim dünyasına milyarlarca dolar kaynaklar aktarıyor. Öyle görünüyor ki nanoteknoloji, yakın gelecekte üniversiteye hazırlanan gençlerin tercihleri arasında önemli bir yer tutacak. Fakat şimdilik yeteri kadar bilinmiyor. Fatih Üniversitesi Biyo ve Nanoteknoloji Kulübü (Binotek) öğrencileri bu manada örnek bir çalışmaya imza attı. Nanoteknoloji yarışına Türk gençlerini dahil etmek için geçen sene “Ulusal Biyoteknoloji Öğrenci Kongresi”ni düzenleyen kulüp, kampüs sınırlarını aşıp 22 okuldan 700’e yakın üniversiteliyi bir araya getirdi. Kendi üniversitelerinde nanoteknoloji platformları kurup, sahayı tanıtıcı etkinlikler düzenleyen gençler, bu bilinci ilk ve ortaöğretim seviyesine yaymayı planlıyor. HER SENE BİR ÜNİVERSİTEDE Kulübün başkanı Fatih Üniversitesi Biyoloji Bölümü son sınıf öğrencisi Haluk Emre Göktürk, “Açıkçası kulübü kurduktan sonra hangi konuya yoğunlaşacağımızı bilemedik. Sonra hocalarımızın desteğiyle nanoteknolojiye yöneldik. Ardından ülkemizde ne sevide olduğunu araştırdık. Çok ciddi, elle tutulur bir araştırma yoktu. Bunun üzerine bir öğrenci kongresi düzenledik. Çok büyük bir ilgi gördük. Şimdi 22 üniversitede temsilci arkadaşlarımız var. Biz başlattık ama ülkemize mal olsun istiyoruz. Bu sebeple kongreyi her sene farklı bir üniversitede yapmayı planlıyoruz” dedi. KAPIMIZ ARAŞTIRMACILARA AÇIK Kulübün genel sektereti Baran Mermer ise “Maalesef öğrenciler bölümler hakkında bilgi sahibi olmadan tercih yapıyor” diyor. Mermer, “Arkadaşımız fen bilimlerinde dereceye girmiş. Ama genetik bölümü hakkında bilgisi yok. Fakat dünya multi disipliner manada çok ilerde. Bilimleri tek başına ele almıyorlar yani. Nanoteknoloji fiziği, kimyayı, biyolojiyi, elektriği, elektronoji, bilgisayar mühendisliğini hep bir çatı altında topluyor. Dolayısıyla bu bizim platformumuza da yansıdı. Fen bilimlerinin her alanında bize katılan öğrenci oldu. Bu konuda her öğrenciye kapımız açık. Bize facebook ve www.nanoplatform.org adresinden ulaşabilirler” şeklinde konuşuyor. ÖĞRENCİLER NE DİYOR? Artık beyin göçü tersine dönüyor! Biyo ve Nano Teknoloji Kulübü üyelerinden Mehmet Bay, Bahçeşehir üniversitesinde yüksek lisans yapıyor. Bay, nanoteknolojiyle üniversitenin üçüncü sınıfındayken tanışmış. Ardından bir arkadaşıyla bilimsel makaleye imza atmış. Bu sayede 3-4 okuldan kabul almış. Dünyanın nanoteknolojiye büyük meblağlar ayırdığını söyleyen Mehmet Bay, “Hocalarımla manyetizma üzerine çalışıyorum. 4G’nin altyapısını oluşturmaya çalışıyoruz. Bu sahada buluş yapanlar ve patentini alanlar trilyoner olacak. Her şey “nano” düzeyde küçültülüyor ama işlev olarak büyüyor. Duke ve Stanford Üniversitelerinde yıllarca çalışmalar yapan hocalarımız Türkiye’ye dönmeye başladı. Beyin göçü tersine döndü. Arkadaşlarımızın ilgisi çok büyük” diyor. Mehmet Bay, Abant İzzet Baysal Üniversitesinde fizik okuyan kardeşi Tuğba ile İstanbul Üniversitesinde biyoloji eğitimi alan kuzeni Beyzanur Bay’ı da işin içine dahil etmiş. İleride ortaklaşa bir araştırma merkezi kurmayı hedefliyorlar. Doç. Dr. Bayram Ünal: Öğrenciler daha istekli Fatih Üniversitesi’nin 9.2 milyon liraya kurduğu BiyoNano Teknoloji Araştırma - Geliştirme Merkezi’nde nano düzeyde araştırmalar yapılıyor. Bazı odalarına toz yapmayan özel kıyafetlerle girilen merkezin başkanı Doç. Dr. Bayram Ünal, gençlerin ilgisinden çok memnun olduğunu söyledi. “Türkiye’de hocalarda bu kadar heyecan yok. Bu sevindirici bir durum” diyen Ünal, nanoteknoloji hakkında şu bilgileri verdi: “Nanoteknoloji, malzemelerin, maddelerin ve sistemlerin milimetrenin milyonda biri büyüklüğündeki bir boyutta kontrol edilebilir olmasıdır. Normalde sistemler atomik boyutta çalışır. Ama çoğu üretim mikro düzeyde kontrol edilebiliyor. Nano boyuta indiğinizde istediğinizi yapabilirsiniz. Bu bilim dalı dünyada yeni gelişiyor. Buradaki altyapı her ülkede yok. Ama ABD, İngiltere, Almanya, Japonya, Çin ve İsrail iyi durumda. Teknolojik ve bilimsel olarak üretip satan bir ülke olmak istiyorsanız bunlara önem vermek zorundasınız. Yakında elektronik sistemdeki bir bilgi biyolojik sisteme aktarılabilecek. Mesela, kanserli hücreye kan yoluyla vücuda zarar vermeden lokal müdahale edilebilecek.” Liderliğe oynayalım * Sinem Demirbağ (İstanbul Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü ikinci sınıf öğrencisi): “İleride kanser gelişimi üzerine çalışmak istiyorum. Nanoteknolojik yöntemleri kendi alanımda nasıl kullanabilirim diye takip etmeye başladım. Nanoteknoloji, özellikle ilaç teknolojisinde ve malzeme biliminde okuyan arkadaşlara iyi bir alan açtı.” * Abdülkadir Karaca (Fatih Üniversetisi Biyoloji öğrencisi): “Biyo ve Nano Teknoloji Kulübünün yazmanıyım. Yerli ve yabancı bütün kaynakları tarayıp, dünyada nanoteknolojik gelişmeler hakkında anında haberdar oluyor, bilgi arşivi yapıyoruz. Dünya bu konuda çok hızlı. Biz bir bilgiyi ele alıp üyelerimizle paylaşmadan yeni bir gelişmeden haberdar oluyoruz.” * Aygen Ergen (Ege Üniversitesi Biyokimya): “İzmir ili içerisinde lise ve ortaokullara yönelik altyapı çalışmalarına başlamış bulunuyoruz. Yürüteceğimiz proje ve etkinliklerle nanodünyanın kapılarını açarak toplumdaki bu önemli boşluğu dolduracağımıza inanıyorum.” * Necdet Taşkın (Çukurova Üniversitesi Kimya öğrencisi): “Eğer biz yüksek teknolojiyi üretemezsek, yüksek teknolojiye ödediğimiz miktar gittikçe artacak. Artık teknoloji transferiyle kalkınmak mümkün değil. Yüksek teknolojiyi geliştirerek bilimi ülkemizde kendimiz üretmeliyiz. Haydi, artık bu seferki yarışta biz de liderliğe oynayalım. Neden olmasın?” * Fuat Üçrak (Yıldız Teknik Üniversitesi Biyomühendislik öğrencisi): “Nanoteknolojik ürünlerle enerji sarfiyatı sıfıra inebilecek ve zararlı her tür atıktan kurtulmak mümkün olacak. Devlet ya da devlet büyüklüğündeki işletmeler artık nanoteknolojiyi bir adım ileriye götürecek atılımlar içinde olmak zorundadır. Nano teknolojiye sahip çıkanların mutlaka kazanacağını düşünüyorum.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT