2011 yılındaki seçimlerde PSD 108, CDS-PP 24 milletvekili çıkartarak, daha sonra koalisyon hükümeti kurmuşlardı. Bu seçimlere PaF adıyla oluşturdukları koalisyonla giren sağ partiler, 4 yıl öncesine oranla güç kaybetse de birinci çıkmayı başardı. Portekiz Başbakanı ve PSD Genel Başkanı Pedro Passos Coelho, seçim sonuçlarıyla ilgili yaptığı ilk konuşmada, "Seçimleri kazanıp hükümeti kuramamak garip olur. Cumhurbaşkanına hükümeti kurmaya hazır olduğumuzu söyleyeceğiz" dedi.
Coelho, ilk aşamada temel konularda desteğini almak için ana muhalefetteki Sosyalist Parti (PS) ile görüşeceklerinin ipuçlarını verdi.
Passos Coelho ile birlikte kürsüye çıkan CDS-PP lideri Paulo Portas da "Portekiz tarihinde ilk defa bir koalisyon seçimlere birlikte girdi ve de kazandı. Açık ve anlamlı bir farkla seçimleri kazandık" ifadelerini kullandı. Seçimlerden çıkan sonuçtan dolayı "Hemfikir olmasak da Portekizlilerin bu kararını kabul ediyoruz" diyen Portas, "hemen sol partilerden biriyle ittifak kurmayı denemeyeceklerini, PaF'ın tek başına hükümet kurması için çalışacaklarını" söyledi.
80-85 milletvekili aralığında gösterilen ana muhalefetteki Sosyalist Parti'nin (PS) lideri Antonio Costa da yaptığı konuşmada, PaF'nin seçimleri kazandığını kabul edip, rakibini tebrik etse de "Çoğunluk olmadan hükümet kurulmaz. Koalisyon (PaF) mecliste yeni bir tablo oluştuğunu hesaba katmak zorundadır" dedi. PS olarak seçimlerde hedeflerini tutturamadıklarını söyleyen Costa, bazı partililerin taleplerine ve Portekiz medyasının sorularına rağmen "istifa etmeyeceğini" açıkladı.
Bu arada seçimlerde en büyük çıkışı yapan Sol Bloğu (BE), 2011'de 8 olan milletvekili sayısını 20'ye kadar çıkardı. Tarihindeki en iyi sonuçları alan BE'nin sözcüsü Catarina Martins, "PaF çoğunluğa sahip değil. Eğer Cumhurbaşkanı hükümeti kurma yetkisini onlara verirse bilmelidir ki, PaF mecliste güven oyu alamayacaktır. Portekiz'in ihtiyacı olan kemer sıkma politiklarını terk etmek, asgari ücreti artırmak, fakirliğin yaralarını sarmak ve bunları uygulamak için güçleri birleştirip, acil bir plan uygulamaktır" şeklinde konuştu.
"Portekiz Komünist Parti" ve "Yeşiller" partilerinin ittifakı Demokratik Birlik Koalisyonu (CDU) da yaklaşık 15 milletvekiline sahip oldu. CDU yetkilileri de "Portekiz'de yeni bir meclis tablosu olduğunu ve PaF'ın artık çoğunluğa sahip olmadığını" vurgulayarak, "bundan sonra kemer sıkma politikalarının sona ereceğini" savundu.
Portekiz seçimlerine katılımın, 2011 yılına oranla daha fazla olduğu bildirildi.