Açıklanan sonuçlara göre ülke genelinde oyların yüzde 28'ini alan PP, İspanyol meclisine 122 milletvekili gönderdi. Ancak PP, 350 sandalyeli mecliste tek başında iktidara gelmek için yeterli çoğunluğa sahip olamadı.

İlk defa genel seçimlere katılan Podemos (Yapabiliriz) ve Ciudadanos (Vatandaşlar) partileri ise aldıkları oy oranlarıyla İspanya'nın demokratik siyasi tarihinde bugüne kadar süregelen PP-PSOE iki partililiğini yıktı.

İlk defa PP ve PSOE'nin ülke genelinde aldıkları oy oranlarının toplamı yüzde 50 düzeyinde kaldı. 2011 yılındaki seçimlerde bu oran yüzde 72 idi. Podemos ve Ciudadanos'dan yapılan ilk açıklamalarda da seçim sonuçları "tarihi ve İspanyol siyasetinde yeni bir dönem" olarak yorumlandı.

Bu arada ekonomik krizin etkisiyle başlayan "Öfkeliler" adlı halk hareketinin siyasi uzantısı olan ve 2014 yılında kurulan Podemos, ülke genelinde aldığı yaklaşık yüzde 21'lik oy oranıyla öne çıktı. Bu sonuçla Podemos, İspanya'da solun yeni alternatifi olduğunu gösterdi. 

Seçime ilişkin diğer önemli detay ise geçen mayıs ayında Barcelona'da belediye başkanlığını kazanan "En Comu Podem (Birlikte Yapabiliriz)" partisinin, bağımsızlık yanlısı girişimlerle gündemde olan Katalonya'da ayrılıkçı siyasi partilerden daha çok oy alarak bu bölgede birinci çıkması oldu.

İlk defa genel seçimlere giren Ciudadanos ise beklentilerin altında kalarak 40 milletvekiline sahip olsa da, en büyük hedefi olan "iki partililiği kırıp, İspanyol siyasetinde yeni bir dönem başlatacak" sonucu aldı.  

Öte yandan ülkedeki siyaset uzmanları seçim sonuçlarıyla ilgili yaptıkları yorumlarda, İspanya'da ilk defa böyle bir siyasi sahne ile karşılaşıldığının altını çizdi. Olası bir PP-Ciudadanos veya PSOE-Podemos koalisyonlarının mecliste çoğunluğu elde etmeye yetmediğinin altını çizen uzmanlar, 4 siyasi partiyi "uzun ve sert müzakereler" beklediği görüşünü savundu. İspanyol televizyonlarında yapılan seçim yorumlarında "İspanya'yı kimin yöneteceği belli değil" ortak görüşü çıktı.

Seçimlere katılım oranının ise yüzde 72,74 olduğu duyuruldu.

"Sırayla iktidarlık sistemi sona erdi"

Podemos'un lideri Pablo Iglesias, gazetecilerin soruları üzerine "Bu zamana kadar gelen siyasi sistem bugün itibarıyla son bulmuştur" dedi.

İspanya'da, diktatör Franco sonrasında 1978 yılından bu yana süregelen PP ve PSOE arasında değişen iktidar yarışının sona erdiğini savunan Iglesias, "İspanyol siyasetinde sırayla iktidarlık sistemi sona erdi. Bundan sonra ülkenin tüm özerk yönetimlerinde çoğulculuğa saygı gösteren, sosyal adaleti savunan ve yolsuzluğa karşı mücadele edecek 69 milletvekili olacak" ifadelerini kullandı.

Rajoy: Seçimleri kazanan hükümeti kurmaya çalışmalı

İspanya'daki genel seçimleri kazanmasına rağmen tek başına iktidara gelecek çoğunluğu yakalayamayan Halk Partisi'nin (PP) lideri Mariano Rajoy, "Seçimleri kazanan hükümeti kurmaya çalışmalıdır. İspanya'nın istikrar, güvenlik, kararlılığa ihtiyacı var" değerlendirmesinde bulundu. 

PSOE liderine göre İspanyollar değişim istiyor

Seçim sonuçlarına göre ülkede 2. büyük siyasi parti olmaya devam eden Sosyalist İşçi Partisi'nin (PSOE) lideri Pedro Sanchez de yaptığı konuşmada, "Bu seçimler sonucunda herkes gördü ki İspanya solcu ve İspanya değişim istiyor" dedi.

Öte yandan ilk defa katıldığı genel seçimlerden 40 milletvekili çıkartarak İspanya'da 4. büyük siyasi güç olan Ciudadanos'un (Vatandaşlar) lideri Albert Rivera, "İspanya'da heyecan ve umut dönemi başlıyor. Bugün yeni bir dönem başlıyor" ifadelerini kullandı.