İran ve Irak yönetimi, Suudi Arabistan'ın Şii din adamlarından Ayetullah Nemr Bakır en-Nemr'in idam edilmesine çeşitli düzeylerde sert tepki gösterdi.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise Bakanlık Sözcüsü Hüseyin Cabir Ensari, Nemr'in idamını şiddetle kınadıklarını açıkladı.

"Suudi yönetimi izlediği bu politika için ağır bedel ödeyecek"

Ensari, "Suudi Arabistan yönetiminin terörist hareketleri destekleyen bir politika izlediğini ve kendisini eleştirenleri idam ettiğini" iddia ederek, "Bu kısır ve sorumsuz politikanın sonuçları faillerine dönecek ve Suudi yönetimi izlediği bu politika için ağır bedel ödeyecek" dedi.

"Bölgedeki güvenlik sorunları artacak"

Yarı resmi Tasnim haber ajansına göre, Nemr'in idamı sonrası Buşehr Eyaletindeki İdari Konsey Toplantısı'nda konuşan İran Meclis Başkanı Ali Laricani, "Nemr'in idamının bölgedeki güvenlik sorunlarını artıracağını" söyledi. 

"Sonuçları ağır olacak"

İran Meclisi Dış Politika ve Milli Güvenlik Komisyonu Başkanı Alaaddin Burucerdi de Nemr'in idamını kınayarak, "Nemr'in katledilmesinin sonuçları Suudi yetkililer için çok ağır olacak" ifadelerini kullandı.

Irak'tan tepkiler

Şii din adamı ve Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr, Nemr'in Suudi Arabistan'da idam edilmesini kınadı. Sadr, olayı "utanç verici" olarak niteleyip, buna karşı Irak'taki destekçilerini Suudi Arabistan'a karşı protesto gösterileri düzenlemeye çağırdı. Sadr, ayrıca hükümetin Bağdat'ta resmi olarak açılması beklenen Suudi Arabistan Büyükelçiliği'nin açılmasına izin vermemesini isteyerek, "Zulmün aramızda yeri yok" ifadelerini kullandı.

Eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve eski Başbakan Nuri el-Maliki ise, Nemr'in idamını kınayarak, yapılan olayı, "Mezhepçiliği kutsama ile Baasın keyfi ve baskıcı politikalarının uzantısı" olarak niteledi.

Irak Meclis Başkanı Yardımcısı ve Şii din adamının başını çektiği Irak Yüksek İslami Konseyi liderlerinden Şeyh Humam Hammudi yaptığı açıklamada, Nemr'in idamının mezhep savaşını yakmak isteyen DAEŞ'e çıkar sağlayacağın savunarak, "Suudi Arabistan, mezhepçi duyguları körüklemek yerine, halklar ve mezhepler arasındaki insan hakları, özgürlükler, barışçıl yaşam ve anlayış kültürünü güçlendirmeye yönelmeliydi" değerlendirmesinde bulundu.