Kıbrıs sorununa yıllardır aranan çözüm için 2016 yılı "umut yılı" olarak görülürken, adada taraflar yürütülen kapsamlı müzakerelerde yakalanan ivmeden ve dış aktörlerin teşviğinden yararlanarak soruna çözüm bulmaya çalışıyor.

Yürütülen kapsamlı müzakerelerde KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Anastasiadis arasındaki uyum, daha önceki süreçlere göre umut veriyor. Rum tarafı, Akıncı'nın kendinden önceki Kuzey Kıbrıslı liderlere göre daha Avrupa yanlısı olmasının müzakere sürecine olumlu katkısı olduğunu bildiriyor. KKTC de, taraflar arasında yakalanan iyimser havadan duyduğu memnuniyeti dile getiriyor.

KKTC'nin Londra Temsilcisi Oya Tuncalı AA'ya yaptığı açıklamada, adada her iki tarafta da istek ve kararlılık olduğunu belirterek, "Tabii ki bu bizim umutlarımızı da yükseltiyor" dedi. Müzakere sürecindeki zorlukların farkında olduklarını dile getiren Tuncalı, mülkiyet, garantiler, toprak paylaşımı gibi birçok zorlu başlık bulunduğunu kaydetti.

Tarafların Türkçe ve Rumca verdiği yeni yıl mesajlarının uyuşmazlıklara rağmen müzakerelerde iyimser bir havanın hakim olduğunu gösterdiğini ifade eden Tuncalı, "İki kesimli, iki kurucu devlete dayalı, federal bir yapı oluşturmak amacıyla masadayız. Siyaseten eşit olacağımız ve güvenli olacağımız bir yapı için masadayız. Kıbrıs sorununa çözüm bularak, belki de bu anlamda birçok sorunun, sıkıntının olduğu Doğu Akdeniz'de bir ilki gerçekleştirebiliriz" diye konuştu.

Uluslararası fon oluşturma talebi

Uluslararası aktörlerin mevcut müzakere sürecine yoğun ilgisi ve teşviği de dikkati çekiyor. Adada taraflar, özellikle mülkiyet konusundan kaynaklanacak tazminat sorununda uluslararası desteğe ihtiyaç olduğunu dile getiriyor.

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı geçen ay yaptığı açıklamada, tazminatlarla ilgili uluslararası desteğe ihtiyaçları olacağını söyleyerek, hem Avrupalı hem de ABD'li yetkililerle konuyu görüştüklerini ve her türlü katkının yapılacağına dair söz verildiğini kaydetmişti.

Rum tarafı da, uluslararası desteğin ve bunun için bir fon oluşturulmasının gerekliliğini vurguluyor.

Kıbrıs sorunuyla ilgili "oldu oldu, olmadı adada kalıcı bölünmüşlük olur" görüşüne adadaki iki taraf da olumlu bakmıyor. KKTC Temsilcisi Tuncalı, "müzakere süreci sona ermeden, olduysa oldu, olmazsa olmaz dememek lazım" dedi.

Rum tarafı da Ada'nın bölünmüşlüğünün kalıcı hale gelmesini istemiyor. Bunu bir seçenek olarak görmeyen Rum kesimi, diplomaside zorluklara rağmen umudun yitirilmemesi gerektiğini bildiriyor. Rumlar, Türkiye'nin özellikle zorlu başlıkların çözümündeki desteğinin ve yapıcı rolünün önemine de dikkati çekiyor.

"Rusya sorunun çözümünü engellemeyi başaramaz"

Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM) Başkanı Sinan Ülgen ise Kıbrıs sorununun bu yıl çözülme olasılığı konusunda "temkinli iyimser" olduğunu söyledi. Ülgen AA'ya yaptığı açıklamada, mevcut olumlu havanın birkaç nedeni olduğunu ifade etti.

Ülgen, "Bunlardan ilki, şu anda adada birbiriyle güven ilişkisi tesis etmiş iki temsilci var. Ekonomik kriz dolayısıyla Kıbrıs Rum tarafı, 2004'e göre birleşmenin avantajını daha iyi anladı ve enerji meselesinde çözüm olmadan Kıbrıslı Rumların bundan faydalanamayacakları somut olarak ortaya çıktı. Böylece, 2004'ten bu yana yakalanan en iyimser ortam mevcut" diye konuştu.

İyimser ortamın Kıbrıs sorununun çözümü için garanti olmadığına dikkati çeken Ülgen, ancak çözüme en fazla yaklaşılan çerçevenin mevcut olduğunu dile getirdi.

Kıbrıs sorununun çözümünde uluslararası toplumun tazminatların ödenmesi için desteğinin şart olduğunu kaydeden EDAM Başkanı, şunları söyledi:

"Bireysel ülkelerden ziyade, özellikle BM'nin Annan planında olduğu gibi bir uluslararası bağış konferansı yaparak, çözüme yardımcı olacak bir uluslararası fon oluşturması gerekecek. Dışarıdan bir destek olmadıkça tazminat konusunun halolması oldukça zor."

Türkiye-Rusya ilişkilerinin mevcut durumunun, Kıbrıs sorununa etkisini de değerlendiren Ülgen, "Rusya'nın Kıbrıs sorununun çözümünü engellemeye yönelik girişimleri olabilir. Bu senaryoyu dışlamak mümkün değil ama nihayetinde Rusya'nın bunu tek başına engellemeyi başaracağını düşünmüyorum. Çünkü görüşmelerde ortaya çıkan olumlu bir dinamik var ve bir hayli ilerleme kaydedildi. Bu noktadan sonra iki taraf da çözümsüzlüğün sorumlusu olarak gözükmek istemez. Onun için Rusların bu noktadan sonra tek başlarına çözümü engelleyecek bir faktör olacaklarını düşünmüyorum" diye konuştu.

Akıncı ile Anastasiadis en son geçen hafta Lefkoşa'daki ara bölgede bir araya gelmişti. Birleşmiş Milletler gözetimindeki kapsamlı çözüm müzakerelerine bugün devam edilecek.