Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, Trump'ın Venezuela'daki sembolik referanduma ilişkin değerlendirmeleri paylaşıldı.
Açıklamada Trump, "Venezuela halkı bir kez daha demokrasi, özgürlük ve hukukun üstünlüğünden yana olduğunu açıkça gösterdi ancak onların güçlü ve cesur eylemleri, diktatör olma rüyası gören kötü bir lider tarafından gözardı edilmeye devam ediyor." ifadesini kullandı.
Venezuela'da serbest ve adil seçimler için bir kez daha çağrı yapan Trump, Maduro rejiminin 30 Temmuz'da kurucu meclis oluşturulması planını uygulaması halinde "ABD'nin güçlü ve süratli ekonomik adımlar atacağını" kaydetti.

"Milyonlarca Venezuelalının sesi gözardı edilmemeli"
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert de yazılı bir açıklama yaparak, sembolik referandumun önemli ve değerli olduğunu belirtti.
Maduro rejiminin yeni bir anayasa için kurucu meclis oluşturulması teklifinin ülkedeki demokratik yapıyı sarsacağını öne süren Nauert, "Milyonlarca Venezuelalının sesi gözardı edilmemelidir. ABD, Venezuela yönetimine kurucu meclis önerisinden vazgeçme çağrısı yapıyor." değerlendirmesinde bulundu.
 

7 milyondan fazla Venezuelalı oy kullanmıştı
Venezuela'da muhalefet liderleri, Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun anayasanın yeniden yazılması için kurucu meclis oluşturulması planına karşı ülke genelinde 24 saatlik grev çağrısında bulunmuştu.
Muhalefet partileri, önceki gün, anayasanın yeniden yazılmasına karşı sembolik referandum düzenlemişti. Muhalefet partilerinin oluşturduğu Demokratik Birlik Masası (MUD) tarafından gerçekleştirilen gayriresmi referandum için 7 milyonu aşkın Venezuelalı sandık başına gitmişti.
Venezuela'da belirlenen 2 bin noktanın yanı sıra 80 ülkede oy kullanan Venezuelalıların yüzde 95'i, Devlet Başkanı Maduro'nun anayasanın yeniden yazılması için kurucu meclis oluşturulması teklifine karşı oy vermişti.
Devlet Başkanı Maduro, ülkeyi ekonomik ve siyasi krizden çıkaracak tek yolun anayasanın yeniden yazılması olduğunu savunarak 30 Temmuz'da özel meclis temsilcilerinin belirlenmesi için seçime gidileceğini açıklamıştı.
Maduro hükümetine karşı nisan ayı başından bu yana devam eden protestolarda yaklaşık 90 kişi yaşamını yitirmiş, bin 500 kişi yaralanmış, 500'den fazla protestocu ve hükümet karşıtı tutuklanmıştı.
Protestolar, Maduro liderliğindeki hükümetin kontrolünde bulunan Yüksek Mahkemenin 31 Mart'ta Ulusal Meclisin yetkilerini aldığını açıklamasıyla başlamıştı. Maduro yönetimi muhalefet, aşırı sağcı radikaller ve suç çetelerinin iş birliği içinde şiddeti körüklediğini savunurken, muhalefet de ölümlerden orantısız güç kullanan güvenlik kuvvetlerini ve hükümet yanlısı milisleri sorumlu tutuyor.