Avrupa Politikaları Çalışma Merkezi (CEPS) Ekonomi ve Finans Dİrektörü Daniel Gros, Türkiye'nin mali tablolarının ve verilerinin görünümün uluslararası piyasalarda şu anda olumlu olduğunu belirterek, "Türkiye'ye uluslararası sermaye akışı devam edecek" dedi.

Gros, AA muhabirine, Türkiye'de ekonomik alanda, cari açık ve dış borç miktarının risk oluşturduğunu, ancak Türkiye'nin iyi eğitimli ve artan nüfusunun çok büyük bir fırsat olduğunu söyledi.

Türkiye'ye uluslararası sermaye akışının devam edeceğine dikkati çeken Gros, "Türkiye için coğrafi konum önceleri bir fırsattı, ama günümüzde bir risk durumunda" değerlendirmesinde bulundu.

Gros, Türkiye'ye ciddi doğrudan yabancı yatırımlar yapıldığını ve bu yatırımların ülke ekonomisinde denge sağladığını belirterek, "Türkiye'nin mali tabloları ve verileri şu anda olumlu" diye konuştu.

Avrupa Uluslararası Politik Ekonomi Merkezi (EPICE) Direktörü Hosuk Lee-Makiyama da, "Türkiye kesinlikle yatırım yapılabilir bir ekonomi. Asıl soru; neden bunun üzerinde değil?" dedi.

Son dönemde Türkiye piyasalarındaki oynaklık, sermaye çıkışları ve liranın kısmen değer kaybetmesinin Çin'den kaynaklı olduğunu anlatan Lee-Makiyama, "Çin'den gelen sinyaller uluslararası yatırımcıların sermayelerini daha güvenli limanlara çevirmesine neden oluyor" dedi.

Lee-Makiyama, Türkiye'nin izlediği politikalarla ihracatı ön plana aldığına dikkati çekerek, "Türkiye milli gelirinin yaklaşık 4'te 1'i oranında ihracat yapıyor. Bu, oransal olarak neredeyse Çin seviyelerinde" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin gerek AB ile gerek Asya ülkeleriyle önemli ticari görüşmeler yaptığına dikkati çeken Lee-Makiyama, Türkiye ekonomisinin temelinde çok kuvvetli girişimcilik ruhunun bulunduğunu, bu görüşmelerin sonucunda ekonominin hızlanacağını söyledi.

Hosuk Lee-Makiyama, Türkiye ekonomisinin beklenenden daha düşük bir performans sergilediğini, bunun bir kısmının jeoekonomik belirsizliklerden ve bir kısmının da Avrupa piyasalarından kaynaklandığını ifade etti.

"Türkiye, portföy yatırımlarında, uzun vadeli yatırımlarda yüksek potansiyel taşıyor"
EPICE ekonomisti Matthias Bauer ise Türkiye'nin doğrudan yabacı yatırımcılara birçok imkan sağladığını ve ülkede son dönemdeki sıkıntılara rağmen istikrarlı bir siyasi atmosfer bulunduğunu belirtti.

İçerideki siyasi sürecin son bulması durumunda yabancı yatırımcının Türk ekonomisine güveninin sağlamlaşacağına dikkati çeken Bauer, yeni hükümetin düzenlemeler ve reformları sürdürmesi ve yolsuzluklarla mücadele etmesinin önemini vurguladı.
Bauer, Türkiye'de borsanın 2015'in en yüksek değerinden yüzde 20 aşağıda olduğunu ve liranın henüz en düşük değere gerilemediğini dile getirerek, "Türkiye, portföy yatırımlarında, uzun vadeli yatırımlarda yüksek potansiyel taşıyor" dedi.

İç siyasi ve jeopolitik tansiyona rağmen, Türkiye'nin ekonomik temellerinin hala sağlam olduğunun altını çizen Bauer, "Küresel finansal piyasalarda rahatlama, Türk varlıklarına da katkı sağlayacak. Ancak lira ve borsada bugünden yarına ani bir hızlı bir yükseliş beklemiyoruz" diye konuştu.

Matthias Bauer, Türkiye'de uzun vadeli yatırımlar için şu anki durumun bu piyasaya giriş için hem borsa hem de lira açısından güzel bir zaman olduğunu sözlerine ekledi.
"Türkiye'de siyasi istikrarın uzun vadede korunması gerek"
Brüksel merkezli araştırma kuruluşu Bruegel uzmanı Alessio Terzi de Türkiye'nin hem demografik olarak hem üretim artışında iyi durumda olduğunu belirterek, "Ekonomik açıdan Türkiye'nin temelleri çok sağlam duruyor; artan genç nüfus, eğitime yapılan yatırımlar, Ar-Ge'de doğru adımlar..." dedi.

Türkiye'de siyasi istikrarın uzun vadede korunması gerektiğini vurgulayan Terzi, "Türkiye halen yatırım için cazibesini koruyor. Ama, Merkez Bankası'nın bağımsızlığından ödün vermemeye devam etmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

Turin Üniversitesi Profesörü ve EPICE uzmanı Miriam Campanella ise Türkiye'nin de diğer gelişmekte olan ekonomiler gibi, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) olası faiz artışından etkilenebileceğini söyledi

"Fed'in faiz kararından, özellikle liranın değeri ve Türkiye'nin borç yükümlülükleri etkilenebilir" diyen Campanella, "Uluslararası ekonomilerdeki durağanlıkla beraber Türkiye'ye büyük yabancı sermaye girişi oldu. Bunların önemli bir kısmı da altyapı yatırımlarına yöneldi" ifadelerini kullandı.

Campanella, son dönemde yavaşlayan ekonomik büyüme ve düşen petrol fiyatlarının uluslararası fon yatırımlarını düşürdüğüne işaret ederek, "Dünyada son on yılın altyapı yatırımları döngüsü bitiyor" yorumunu yaptı.

Türkiye'nin büyümek için yeni bir itici kuvvete ihtiyacı olduğunu dile getiren Campanella, "Bunu dışsal kaynaklardan değil, iç kaynakları merkeze alarak yapması gerekiyor. Burada yatırımların eğitim ve inovasyona daha fazla yönelmesi gerekiyor" dedi.