Piyasaların sabırsızlıkla beklediği ABD Merkez Bankası (Fed) Açık Piyasa Komitesi (FOMC) kritik eylül toplantısında faiz oranlarını değiştirmezken, Fed Başkanı Janet Yellen'in belirsizliği artıracak açıklamalarının ardından ilk faiz artışı için bazı ekonomistler beklentilerini 2017 yılına revize etti.


Fed dün akşam faizlerde değişikliğe gitmezken, Yellen, faiz artırımı için ekim toplantısının bir ihtimal olarak kalmaya devam ettiğini vurguladı. Başta Çin olmak üzere gelişmekte olan ülkelere yönelik endişelerle ortaya çıkan küresel piyasalardaki dalgalanmanın, ABD ekonomisini olumsuz etkileyebileceğine işaret eden Yellen, finansal gelişmelere ve piyasalardaki türbülansa karşılık vermenin Fed'in politikasının bir parçası olmadığını kaydetti.


Bu açıklamalara ek olarak Yellen'in faiz artırımı için sadece bir ya da birkaç veriye odaklanmadıkları gibi muğlak ifadeleri, analistlerin faiz artırımına ilişkin beklenti aralığını hiç olmadığı kadar yükseltirken, Fed'in kredibilitesine ilişkin endişeler de dillendirilmeye başlandı. Dünkü toplantı öncesinde faiz artırım beklentileri bu toplantı için yüzde 50'nin üzerine çıkarken, geri kalan beklentiler ise aralık ayına kadar olan sürece yayılıyordu. Yellen'in açıklamalarının ardından ise görüş bildiren ekonomistler içinde ilk faiz artırımı için 2017 yılından dahi bahsedenlerin olması dikkati çekiyor.

"Fed'in 'güvercin' politikasını devam ettirmesi risklerden uzak durduğunun ispatı"
Konuya ilişkin olarak AA muhabirinin sorularını cevaplayan Berenberg Amerika ve Asya Başekonomisti Mickey Levy, ABD'de tüketici harcamalarında yakalanan ivmenin ve konut faaliyetlerinin ülkenin iç talep büyümesinde iyileşme sağladıktan sonra Fed'in faiz oranlarını artıracağını, ancak faizlerdeki bu artışın biraz geç olabileceğini belirtti.


Levy, Fed'in faiz oranlarını mevcut seviyede tutarak tedbirli bir tutum sergilediğini ifade etti. Fed'in büyüme tahminlerini düşürmesinin yanında küresel piyasalardaki endişeleri vurgulayarak "güvercin" politikasını devam ettirdiğini aktaran Levy, bunun da Banka'nın risklerden uzak durduğunun ispatı olduğunu dile getirdi.


Levy, büyüme ve enflasyon beklentilerinin düşürülmesinden dolayı faizlerin 2017 yılında artırılabileceğini kaydetti.


Fed'in bu kararının hayal kırıklığı yaşatan bir gelişme olduğu değerlendirmesinde bulunan Levy, "ABD ekonomisinde 6 yılı aşkın bir süredir büyüme görülüyor. İstihdam ve iş piyasası da Fed'in istediği noktaya yaklaştı. Enflasyon yüzde 2'nin altında, ancak bu petrol fiyatlarındaki geçici düşüşten kaynaklanıyor ve düşük enflasyonun da ekonomiye zarar verdiğine dair herhangi bir belirti yok" ifadelerini kullandı.


Levy, Fed'in aşırı tedbirli politikasından dolayı toplam talepteki canlanmanın tam olarak sağlanamadığını savundu.


"Fed faiz artırımını erteleyebilir"
Capital Economics ABD Başekonomisti Paul Ashworth ise Fed'in bu yılın sonunda faiz oranlarını 25 baz puan artırmasının beklenen bir gelişme olduğunu, ancak bunun kendisine göre mantıksız bir hareket olacağını belirtti.


Borç tavanı riskine dikkati çeken Ashworth, bu riskten dolayı Fed'in faiz oranlarını biraz daha uzun süre mevcut seviyede tutacağı öngörüsünde bulundu.


Fed'in gelecek yıl sıkı para politikasını uygulamaya başlayabileceğini ifade eden Ashworth, Fed'in ertelemeye devam etmesi durumunda ileride faizleri daha fazla artırmak zorunda kalabileceğinin altını çizdi.


ING Group Uluslararası Başekonomisti Rob Carnell ise faiz artırımının ekim ya da aralık ayında gerçekleşebileceğini, ancak ekimin aralığa göre daha güçlü bir ihtimal olduğunu vurguladı.