Türkiye'nin en büyük gruplarından olan Sabancı Holding bünyesindeki Akbank'ın Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, birilerinin refahı için bir başkasının bedel ödemesine karşı olduğunu ifade etti. Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ev sahipliğinde "Daha Az Yoksulluk, Daha Fazla Refah" temasıyla düzenlenen 6. Boğaziçi Zirvesi'nde konuşan Dinçer, 80 ülkenin iş ve siyaset dünyası temsilcisine çağrıda bulundu. "Bu sabah sadece büyümeyi değil, hem kendimizin hem de çocuklarımızın geleceğini garanti altına almak için gerekli olanları konuşuyoruz. Dünyanın verimlilik kapasitesini en iyi şekilde nasıl kullanabileceğimizi konuşuyoruz. Yani daha sağlıklı, daha varlıklı, daha iyi eğitimli ve adil toplumu oluşturabilmek için şart olan sürdürülebilir büyüme hakkında konuşuyoruz" diye başladığı konuşmasında Dinçer, şunları söyledi:
KEMER SIKMAK, NEREYE KADAR?
"Gelişmekte olan ülkelerdeki nüfusun yüzde 14'üne karşılık gelen neredeyse 900 milyon insan yoksulluk içinde yaşıyor. Gelişmekte olan bölgelerdeki her beş kişiden biri günlük 1.25 dolardan daha az harcamayla geçimini sağlıyor. Yaklaşık 2.2 milyar insan ABD'nin yoksulluk sınırı olan günlük 2 doların altında bir miktarla geçimini sağlamaya çalışıyor ve her 9 insandan biri yetersiz besleniyor. Hepimiz büyümenin sürdürülebilir olması ve zenginliğin daha adil şekilde paylaşılması gerektiği konusunda aynı fikirde olsak da, hâlâ cevap vermemiz gereken zor sorular ve üstesinden gelmemiz gereken problemler var. Refah, kesinlikle başkalarının bedel ödeyeceği şekilde elde edilmemeli." Global önceliklerin nasıl belirleneceğinin çok önemli olduğunu söyleyen Dinçer, "Enflasyonu kontrol altında tutarken, kemer sıkma politikalarını nereye kadar devam ettirebiliriz? Bir taraftan kamu harcamalarını kontrol ederken, diğer yandan ekonomiyi işler halde tutma ihtiyacı arasındaki dengeyi nasıl sağlayabiliriz? Sonuç olarak çevreyi ve toplumun yaşam kalitesini koruyarak ekonomik büyümeyi nasıl sağlayabiliriz ve refah seviyesini nasıl yükseltebiliriz? Önemli olan sürdürülebilir kalkınma hedefine nasıl ulaşacağımıza karar vermek. Kuzeyi ve güneyiyle, zengini ve fakiriyle kabul görmüş bir fikir ve eylem birliğine varmaktır" diye konuştu. 

BAKAN CEVDET YILMAZ: Yoksul sayısı yüzde 1'in ALTINA İNDİRİLECEK

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, kalkınmanın temel amacının insan olduğunu, daha nitelikli bir kalkınma için en önemli aracın da insan olduğunu ifade etti. Türkiye'nin 2023 vizyonunun sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu olduğunu, bunların yakın bir hedefe dönüştüğünü söyleyen Yılmaz, "Türkiye'nin bu konuda geçmiş performansı hiç fena değil. 1 doların altında gelirle yaşayan nüfusumuz yok. 2006'da bu sıfıra düştü. 2 doların altındaki nüfus da sıfır. Kişi başı günlük harcaması 4.3 doların altında kalmış nüfus 2002 yılında yüzde 30.2 iken 2014 yılı itibarıyla yüzde 1.62'ye geriledi. 2018 itibarıyla bunu yüzde 1'in altına düşürmeyi hedefledik" diye konuştu.