Canan ERASLAN
VENEDİK

Türk ihracatına sıçrama yaptıracak dev bir adım atıldı. Ro-Ro hatlarındaki intermodal taşımacılık şirketi U.N. Ro-Ro, Türkiye’de Pendik, Ambarlı ve Mersin’den kalkan gemilerin yanaştığı İtalya’nın Trieste Limanı’ndaki kullanım hakkını 2041 yılına kadar uzattı ve böylece Türkiye ile Avrupa arasındaki ‘deniz köprüsü’ için temel oluşturdu. Oluşturulan bu kullanım hakkı, Türkiye açısından büyük önem taşıyor. U.N. Ro-Ro, attığı bu dev adımla, Türk ihracatçısına Avrupa kapısının tam anlamıyla açılmasını sağlarken, Avrupa’nın göbeğindeki tabelaları da Türkçe kelimelerle donattı.
1994 yılında 2 gemi ile başladığı Ro-Ro taşımacılığında bugün 12 gemiye ulaşan, Türk ihraç mallarına hız ve prestij kazandıran, deniz yolununun ihracatta daha çok kullanımına öncülük eden U.N. Ro-Ro CEO’su Selçuk Boztepe, geçmişten bugüne gelen yatırım ve büyüme serüvenlerini, Trieste’de düzenlediği basın toplantısında açıkladı.


İHRACAT İÇİN DEV ADIM
 Geçtiğimiz günlerde İtalya’nın Trieste Limanı’ndaki kullanım haklarını 2020’den 2041’e kadar uzattıklarını, bu iznin liman başkanlığı aracılığı ile devletin verdiği bir izin olduğunu ifade eden Boztepe “Türkiye’nin 2023’te 500 milyar dolar ihracat hedefi varsa ve buna iş dünyası olarak katkı sağlamak istiyorsak, atardamarları açık tutmak lazım. Biz de buna katkı sağlıyoruz” dedi. İhracatçının Avrupa’ya sattığı malları taşıdıklarını, ihracat lideri otomotiv sektörünün yedek parça ve yarı mamullerinin en fazla taşıdıkları ürün olduğunu, ikinci sırada hazır giyim, üçüncü sırada da makine ve yedek parçaların bulunduğunu söyleyen Boztepe hız, maliyet ve çevre açısından çok önemli olan bu yolla ihracata büyük katkı sağladıklarını, Türkiye’den Avrupa’ya giden her 100 tırdan 33’ünü U.N. Ro-Ro olarak kendilerinin taşıdığını ifade etti. U.N. Ro-Ro’nun yüzde 1,2’si UND’ye ait. Kalan bölümün yüzde 60’ı uluslararası yatırım grubu Aktera’ya, yüzde 40’ı ise Esas Holding’e ait bulunuyor.

39 milyon avro yatırım yaptı
U.N. Ro-Ro, 2017’de 39 milyon avro yatırım yaptı. Bunun 20 milyon avrosu gemi uzatmalara harcandı. Gemi uzatma, mevcut Ro-Ro gemisini yüzde 20-30 büyütüyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü inşaatında da yer alan Gemak tarafından yapıldı uzatma işlemi. Gemi başına 10 milyon avro olan bu sistem, sıfır gemi almaya göre çok büyük avantaj sağlıyor. Bu yıl 2, önümüzdeki yıl 3 gemi daha uzatılacak. Şirketin kapasitesi 45 bin lineer metre. Yani 12 gemiyi tırla doldurduğunuzda, 45 kilometrelik kuyruk oluşuyor. Şirket bu yıl, geçen yılki kadar yatırım da planlıyor.

4 sebep, deniz yolunu büyütüyor
2010 yılında Türkiye’den çıkan 100 tırın 55’i kara, 45’i Ro-Ro ile taşınırken bugün 45’i kara, 55’i Ro-Ro ile taşınır hâle gelmiş. 2020’de ise Ro-Ro ve interrail oranının yüzde 60’ı bulması bekleniyor. Çünkü bu yolun birçok avantajı var. Birincisi bu yol ihracatçıya yüzde 30 maliyet avantajı sağlıyor. İkinci sebep, yatırım maliyeti düşük. Kara yolunda her dorse için bir tır gerekirken, intermodal sistemde 3 dorseye 1 tır yetiyor, bulması çok zor olan şoför ihtiyacı azalıyor. Dördüncü sebep ise karadan gittiğinde Türk nakliyecileri için yaşanan kota, geçiş belgesi gibi sorunlar Trieste’de yok.

Ülkemiz teflonla kaplı
Türkiye’nin çok büyük problemleri hızla aştığı, büyüme ve gelişmeden asla vazgeçmediği bir gerçek. Bu gerçeği “Ülkemizin üzerinde âdeta teflon kaplı” sözleriyle ifade eden Selçuk Boztepe “Global kriz ve ülke içinde büyük olaylar yaşadık. Bunlara rağmen millî gelirimiz, ihracatımız artıyor. Genlerimizde mi var bilmiyorum; düşsek de kalkıyor, üzerimizdeki tozu silkeleyip devam ediyoruz.” sözleriyle anlattı. 2018’in çok iyi olacağını söyleyen Boztepe, yerli-yabancı herkesin 2022’ye kadar yüzde 4-5 büyüme beklediğini söyledi.

Yunanistan’ın Patros Limanı Türklerin oldu
U.N. Ro-Ro CEO’su Selçuk Boztepe, ayrıntılarını önümüzdeki dönemde açıklayacağı bir müjde daha verdi. Yunanistan’ın Patros Limanı’nı satın aldıklarını, buradan seferlerin nisan-mayıs gibi başlayacağını ifade eden Boztepe, yeni yatırım için “Bu bir taşla 3 kuş vurmak gibi. Hem Türkiye ile Yunanistan arası taşımacılığa, hem Türkiye-Avrupa taşımacıalığına katkı sağlarken, Avrupa’da dev bir limana daha sahip oluyoruz.” dedi. Elbette bu gelişme, ‘tarihte anlaşmalarla terk etmek zorunda bırakıldığımız limanları, denizleri iş adamlarımız eliyle geri alıyoruz’ şeklinde de yorumlanabilir.