Ömer TEMÜR
Diyarbakır

Diyarbakırlı genç bir kadın Reyhan Aktar. Henüz 34 yaşında. Geçtiğimiz yıl kurduğu 10 bin kişi kapa-siteli yemek fabrikasıyla Diyarbakır’ın geleceğe bakan yüzünü temsil ediyor. Hâlâ Sur olaylarının izlerini taşıyan kentte gençlere umut aşılıyor. Sadece kentin kalkınması için değil Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Diyarbakır İş Kadınları Derneği (DİKAD) ile birlikte kadın istihdamı için çalışıyor.
Reyhan Hanım’la geçtiğimiz cuma günü Diyarbakır’da düzenlenen “Ekonomi ve Kadın Zirvesi”nde bir araya gelme fırsatı bulduk. 2015 yılında DİKAD’ın başına geçen Reyhan Hanım ilk iş olarak kadınlar için kollarını sıvamış. Böyle bir zirvenin Diyarbakır’da ilk defa gerçekleştirildiğini söylüyor. Türkiye’de kadın istihdam oranının yüzde 30’larda iken Diyarbakır’da bu oranın yüzde 22’lerden olmasından yakınıyor. Bu zirve bir ilk ama Reyhan Hanım devamının geleceğini söylüyor.
Reyhan Aktar’ın ilginç bir hikâyesi var. 6 çocuklu bir aileden geliyor. İlk, orta, lise eğitimini Diyarbakır’da tamamladıktan sonra Çukurova Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olan Aktar hâlen Dicle Üniversitesi İktisat bölümünde yüksek lisans eğitimi görüyor. “Tez aşamasındayım, inşallah bitecek” diyor.
Eğitimine ara vermeyen Aktar, iş hayatına ailesinin inşaat şirketinde başladığını anlatıyor ve ekliyor: Ben ailenin 3. çocuğuyum. İki ablam, bir kız kardeşim ve iki de erkek kardeşim var. Benden sonraki üç kardeşim de doktor. Babam öğretmen olmamı istiyordu. Ama ben iktisat bölümünü tercih ettim. Babam özellikle kız çocuklarının eğitimine aşırı önem verirdi. Nitekim altı kardeş de üniversite mezunuyuz. Benden büyük iki ablam da işletme ve hukuk fakültesi mezunu. Benden hariç hepsi maaşlı bir işte çalışıyor. Ben ise aile şirketinde çalışmaya karar verdim. Ancak aile şirketlerinde çalışmak o kadar da kolay değilmiş. Çünkü sınırlı bir yekti ve sınırsız bir sorumluluk veriliyor. Ben de kendi işimi kurmaya karar verdim.

İSTANBUL’A AÇILACAK
10 yıllık aile işini bir çırpıda geride bırakan Aktar patronluğa da böyle adım atıyor: Daha sonra kendi işimi yapmaya karar verdim ve bir arkadaşımla ortak olarak bir yemek fabrikası kurduk. 10 bin kişi yemek kapasiteli bu fabrikanın kuruluşu için kardeşlerimden sermaye desteği aldım. Aynı yıl Tavacı Recep Usta’nın Diyarbakır’daki restoranın işletmeciliğini aldık. Planladığımızın üzerinden iyi bir büyüme sağladık. Şu anda direkt ve dolaylı olarak 100’ün üzerinde kişiye istihdam sağlıyoruz. Şimdi tamamen kendi imkânlarımla ve tamamen bana ait bir yemek fabrikası daha kurma planım var. Bu yatırımı da yine 10 bin kişi kapasiteli olarak planlıyorum. Bu fabrikada yemek işinin yanı sıra organizasyon işine de girmeyi planlıyorum. Çok para kazanmak gibi bir hırsım hiçbir zaman olmadı ama üretmek, ortaya bir şeyler koymak, başka kadınların da hayatlarına dokunabilmek ve yaptığım her işte başarılı olmakla ilgi azmim hep oldu. Bu azimle geleceğe umut duyuyor, çalışmaya ve yatırıma devam ediyorum. Restoran işinde kendi markamı oluşturmak istiyorum...
Reyhan Hanım İstanbul’da da restoran işine girmek isteğini söylüyor. Kadın elinin değdiği Diyarbakır’ın acılı lezzetlerinin İstanbulluların da tatması gerek diye düşünüyorum.

İSTİHDAMDA ÖNCELİK KADINLARA
Reyhan Aktar istihdamda kadınlara ve dezavantajlı gruplara öncelik verdiklerini söylüyor. Tavacı Recep Usta’da şu anda 40 kişiye istihdam imkânı sağladıklarını belirten Aktar “Biz devraldığımızda restoranda sadece bir kadın çalışıyordu. Şimdi ise işletme müdürümüz dâhil, çalışanlarımızın yarısı kadın. Hatta dezavantajlı kadınlara öncelik veriyoruz. Aile Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünden de bu konuda destek alıyoruz” diyor.