Davutoğlu hükümet kurma görevini Erdoğan'a iade etti. Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan görev bekliyor. Süreç devam ederken Hükümete yakın isimlerden biri olan Yeni Şafak yazarı Kemal Öztürk (Eski Anadolu Ajansı Genel Müdürü), ilginç bir kulisi köşesine taşıdı. Bu iddiaya göre Kılıçdaroğlu Başbakan olabilir.


İşte Yeni Şafak'taki o yazıdan ilgili bölüm:


CHP görevi alırsa ne olur?
Ankara'da siyasetin önemli bir ismini aradım. Hal hatır sorduktan sonra soruyu yapıştırdım, "CHP görevi alırsa ne olur?" O da cevabı yapıştırdı, "Kılıçdaroğlu Başbakan olabilir."


 Acemi bir kulis yazarı olarak ne yapacağımı şaşırdım. Acaba "son dakika" gibi bir şey yapıp, ortalığı ayağa kaldırabilir miyim, diye geçti aklımdan. Sonra köşe yazarı olduğumu hatırladım. Detayları sordum, sakince anlattı önemli isim: "Kılıçdaroğlu görevi alır, bir kabine listesi hazırlar, Cumhurbaşkanı'na 'ben bu listeyle güvenoyu olacağım' der, o da onaylar. Meclis'e hükümet programı sunar, güven oyu alamaz, ancak seçime kadar Kılıçdaroğlu Başbakan, CHP geçici hükümet olarak görevinin başında kalır."


Şaşkınlığım daha arttı. "Bu çok önemli iddia" dedim. "Ankara kulisleri bununla çalkalanıyor, sen duymamışsın anlaşılan" diyerek hafiften dokundurdu arkadaşım, yani önemli siyasetçi.


CUMHURBAŞKANLIĞINDAKİ ÖNEMLİ İSİM NE DEDİ?
Tabii kulis haber için yeterli bir argüman yakalamıştım ama yine de işi sağlama bağlamak istedim. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeni Başdanışmanı olan Anayasa Profesörü Burhan Kuzu'yu aradım hemen. Amacım bu iddianın anayasal ve hukuki alt yapısını öğrenmek. Burhan Hoca'ya anlattım durumu, "Ya Kemal hokus pokusla öyle hükümet mi olunur Allah aşkına?" Evet, Hoca'dan beklediğim hukuki bir jargon değildi ama reel politik bir cevaptı. Burhan Hoca bu senaryoyu pek duymamış sanırım, Ankara kulislerinde dolaşmıyor mu acaba?


Hoca bomba gibi patlatacağım yazının şevkini kaçırdı biraz. Yine de kulisleri koklamaya (bu tabir Ankara gazetecileri için geçerli) devam ettim. Evet, CHP'nin ısrarla 'görevi bize verin' açıklamaları herkesi işkillendirmişti. MHP olmadan bir şey yapamayacağına göre, Burhan Hoca'nın deyimiyle 'hokus pokus' mu yapacak acaba?


367 GARABETİ VE CHP İKTİDARI
Tam o esnada bir tivit gördüm, Diriliş Postası Gazetesi'nden Erem Şentürk, eski bir yazısını yeniden okumamızı tavsiye etmiş. 11 Temmuz 2015 tarihli yazının başlığı, "küçük ihtimallerin içindeki büyük krizler." Arkadaşımız Erem, CHP'nin, 'hokus pokusla' değil, gerçekten parlamenter sistemin arızalı açıklarından faydalanarak nasıl hükümeti kurabileceğini, Kılıçdaroğlu'nun nasıl Başbakan olabileceğini bir güzel anlatmış. Hem de Burhan Hoca'dan daha hukuki bir dille!


İyice şaşırdım kaldım. Ben şimdi ne yazacağım peki? İlk defa ben öğrendim diye düşündüğüm kulisi meğer Ankara'da herkes konuşuyormuş, ilk ben yazarım dediğim yazıyı Erem Şentürk 11 Temmuz'da yazmış. Burhan Hoca hokus pokusla iş olmaz diyor, Davutoğlu görevi iade ediyor, geriye ne kaldı yazacak?"