İsmail Sonsuz ANKARA
Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, cumhurbaşkanlığı tartışmalarından erken seçime; terörle mücadeleden AK Parti kongresine gündemin sıcak başlıklarını gazetemize değerlendirdi. Önemli mesajlar veren Kurtulmuş, özetle şunları söyledi...
 TARTIŞMANIN HİÇBİR FAYDASI YOK:  Cumhurbaşkanımız, koalisyon arayışı sürecinde ne başbakanımıza ne bizlere en ufak bir tavsiyede bulunmamıştır. Şahıs olarak sayın Cumhurbaşkanı'nı ve makamını her tartışmanın içerisine sokmak siyasete hiçbir katkı sağlamaz. Halkın seçtiği cumhurbaşkanına saygı asgari kuraldır. Türkiye, geçmiş dönemlerde siyasete açıkça müdahale eden cumhurbaşkanlarını gördü. 
 BU İŞİ YAPACAK BİZİZ:  Sabah ile bayram namazı arasında 45 dakika beklerken biraz içi geçer insanın. Yanınızdaki adam, 'Kalk kardeşim, bir abdestini tazele' der. Millet bize yüzde 41'le aynı mesajı verdi; 'Bu işi yapacak olan sensin ama git abdestini bir tazele...' İnşallah yeni seçimde halkın reform taleplerini gerçekleştirecek güce sahip olduğumuzu gösterirsek yine tek başımıza iktidara geliriz. 
 KIRMIZI ÇİZGİ DİL:  Seçmenin son seçimde ortaya koyduğu kırmızı çizgi, kanaatimce dil restorasyonu konusundaki taleptir. Seçmen, siyasi partilere 'dilinizi düzeltin' diyor. Biz birbirimizin rakipleriyiz, düşmanları değiliz. 
 HDP'YE TARİHÎ GÖREV DÜŞÜYOR:  Millet, aslında büyük kırmızı bir çizgiyi de HDP'yle ilgili çizmiştir. HDP'ye 'Terörle aranıza mesafe koyun, terörün gölgesinde siyaset yapmayın' demiştir. Onlara tarihî bir görev düşüyor. 
 BAŞKANLIK YARIŞI YOK:  AK Parti'nin 12 Eylül kongresi bir anlamda seçim startının da başlangıcı olacak. Bir genel başkanlık yarışı asla söz konusu değil. Burada aslolan şey, AK Parti'nin kendisidir. 5 dakika sonrasına çıkacağımızın garantisi yok. Fani insanlar üzerinden baki bir davayı tartışmayız.
İSTİKRARDAN RAHATSIZLAR:  Terörün tam da yeni hükümet kurma çalışmalarının yoğunlaştığı dönemde azması tesadüf değil. Özellikle son 13 yılda yakalanan ekonomik ve siyasi istikrardan rahatsız olan çevreler var. Orta Doğu'yu kana bulayan etnik ve mezhepsel çatışmalar iki fay hattı niteliği taşıyor. Türkiye, bu fay hatlarının tehlikesine düşmemek için birlik ve dirliğini korumalı.