Türkiye ve ABD arasındaki anlaşma çerçevesinde IŞİD'e yönelik başlatılan ortak hava operasyonlarında en önemli hedef, terör örgütünü Türkiye'nin Suriye sınırından uzaklaştırmak. Böylelikle Suriye'nin kuzeyinde ortaya çıkacak arındırılmış bölge, Esed ve IŞİD şiddetinden kaynaklanacak olası kitlesel göçlerde güvenli bölge işlevi görecek. Örgütün Türkiye topraklarından olabildiğince uzaklaştırılması ulusal güvenliği de güçlendirecek. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, hafta başında Türkiye ve ABD arasında IŞİD'e karşı operasyonların ortaklaşa yürütülmesine ilişkin anlaşmanın teknik müzakerelerinin tamamlanarak imza altına alındığını açıklamıştı. Türk yetkililer, yaptıkları açıklamalarda “güvenli bölgenin" Türkiye'nin sınır güvenliği açısından önemine sıkça vurgu yapıyor.
KATİL ESAD SAF DIŞI
Rusya ve ABD'nin Suriye özel temsilcileri Suriye'de siyasi geçiş dönemini görüşmek üzere Moskova'da buluşurken ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan rejim lideri Esed'in görevden çekilmesi gerektiği açıklaması geldi. Suriyeli muhalifler (SMDK) ise Mistura'nın “Suriye planını" yeniden görüşmek üzere olağanüstü toplandı.
BÖLGENİN KOORDİNATLARI
Gaziantep'in Karkamış ilçesinin karşı tarafında bulunan Halep'e bağlı Cerablus ilçesinden Azez ilçesine uzanan hat, yaklaşık iki buçuk senedir terör örgütü IŞİD'in kontrolünde bulunuyor. Azez-Cerablus hattı aynı zamanda IŞİD ile mücadele edecek uluslararası koalisyonun bölgeyi örgütten temizlemesi sonrasında oluşacak güvenli bölgeye karşılık geliyor. ABD yönetimi “güvenli bölge" ifadesini kullanmayı tercih etmiyor. Amerikalı yetkililer bu ifadenin kendilerine siyasi, askeri ve hukuki sorumluluk yüklemesinden endişe ediyor. Diğer taraftan ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü Peter Cook, son basın toplantısında, kendisine yöneltilen ısrarlı sorulara rağmen Pentagon'un “güvenli bölgenin gündemde ya da anlaşmalarda olmadığı" yönündeki söylemini tekrarlamadı.
DERİNLİK ŞARTLARA BAĞLI
Nitekim, Azez-Cerablus hattındaki IŞİD militanlarının hava operasyonları sayesinde bölgeden çıkarak güneye çekilmeye zorlanıp, bu sahanın karadan ve havadan koruma altına girecek olması, “güvenli bölge"nin kendiliğinden ortaya çıkmasını sağlayacak. Böylece IŞİD'den arındırılan bölge, güvenliğin tesis edildiği şartlara kavuşmuş olacak. Güvenli bölgede Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ve ılımlı muhalefet güçlerinin kontrolü sağlamasını arzu eden Türkiye ve ABD, böylece sahanın korunarak devamlılığının sağlanmasını amaçlıyor. Azez-Cerablus hattı boyunca oluşturulacak güvenli bölgenin güneye doğru derinliğinin ne kadar olacağı ise sahadaki şartları bağlı olarak güncellenecek askeri planlarla zamanla belli olacak.
ÇEVRESİ DE TEMİZLENİYOR
Suriye iç savaşında beşinci yıla girilirken rejimin ve IŞİD terör örgütünün Suriyelilere yönelik şiddet ve baskısı sürüyor. Çıkış yolu arayan halkın, çatışmaların hız kazandığı dönemlerde Türkiye'ye kitlesel göçlerinin süreceği öngörülüyor. IŞİD'in kontrolündeki Azez ile Cerablus arasındaki Türkiye sınırına mücavir bölgenin terör örgütünden temizlenmesi, ardından kara ve hava korumasına alınması, yeni göç dalgalarında bu bölgeyi yerlerinden olan Suriyeliler için doğal yaşam alanı kılacak. Aynı şekilde, güvenli bölgedeki koşullar Türkiye'de geçici koruma statüsü altında yaşayan bölge insanlarının Suriye'ye gönüllü olarak geri dönüşleri için de önemli bir teşvik unsuru olacak. Suriyelilerin bölgede güvenli şartlarda bir yaşam kurması, ılımlı muhaliflerin varlık göstermesiyle doğrudan ilişkili. Ilımlı muhalif güçlerin IŞİD'den arınan alandaki etkinliklerinin artması, sivil halka temel hizmetlerin sağlanması ve insani yardımların daha kolay ulaştırılması sonucunu beraberinde getirecek.
TÜRKMEN VARLIĞINA KALKAN OLACAK
Suriye'nin kuzeyinde Azez-Cerablus arasında insani nedenlerle oluşturulması öngörülen güvenli bölge, Türkmen köyleri üzerindeki IŞİD baskısı ve PYD tehdidinin bertaraf edilmesinde de etkili olacak. Türkmenler, Suriye'de oldukça dağınık bir coğrafyada yaşıyor. Nüfuslarının üçte ikisi, çoğu Halep olmak üzere Rakka'nın kuzeyinde yoğunlaşıyor. PYD, geçen ay Arapların yanı sıra Türkmen köylerinin bulunduğu Tel Abyad'ı IŞİD'ten aldıktan sonra burada köylerdeki Türkmenleri “bölgeyi terk etmeleri, aksi takdirde koalisyon uçaklarının hava saldırısı düzenleyeceği" tehdidiyle zorla göç ettirmeye başlamıştı.
KAYNAK: YENİ ŞAFAK