Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye temaslarda bulunmak üzere 2 günlük ziyaret gerçekleştiren AB Konseyi Başkanı Donald Tusk'la birlikte ortak basın toplantısı düzenledi.

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş'ın "Ananızdan doğdunuza pişman ederiz" açıklamalarına Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sert yanıt geldi. Erdoğan HDP'ye seslenerek "Tercihinizi yapın. Ya demokrasi ya terör. Bunun orta yolu yok" dedi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları;


DEMİRTAŞ'IN SÖZLERİNE SERT TEPKİ


Terör her gün yeni canlar almaya devam ediyor. Güvenlik güçölerimiz terör örgütüyle mücadelesini kararlılıkla sürdürüyor. Kimi siyasetçilerin söylemleri, yürütülen mücadeleyi zorlaştırıyor. Bu durum karşısında kendisine siyasetçi diyen, TBMM üyesi olan herkesin sorumlu olması gerekiyor. "Size yazık olur, karşılık vermek hakkınızdır, onları anasından doğduğuna pişman edin" sözleri ülkenin sokaklarını yeniden ateşe boğmak isteyen bir zihniyetin dili olabilir. Türkiye'nin sorumlu siyasetçilere ihtiyacı var.

PARTİ BİNALARINA SALDIRILAR


Parti binasına yapılan saldırıları tasvip etmiyorum, kınıyorum. Bana göre yanlış yapılıyor. Onların da kamu binalarına, vatandaşlarımıza, kamunun araçlarına, vatandaşların araçlarına karşı duyarlılık göstermelerini bekliyorum. Onlardan böyle bir şey göremedik.

"TABUTLARIN İÇİNDE SİLAH TAŞIYORLAR"


Belediye Başkanları iç savaştan bahsedebilir ya da milletvekili bu ülkede nasıl bir iç savaştan bahsedebilir? Sen bu yetkiyi nereden alıyorsun? Aldığı yetki dağdaki teröristlerdir.

Tabutların içinde silah taşıyanlar var. Bunlar camileri, okulları yakacak kadar ileri gittiler.

CUMHURBAŞKANINA YÜKLENEREK HEDEF ŞAŞIRTIYORLAR



Buradan tüm milletime sesleniyorum. Güneydoğu, doğu tüm bu bölgelerdeki hendeklerin kazıldığı yerler, buralarda kulklanılan iş makinaları hangi belediyeye ait? Bu makinalar hangi belediye tarafından kiralanmış? Bu belediyeler tarafından hendek kazılıyor. Döşenen mayınlar kimin talimatıyla yapılıyor? Talimatı ben mi veriyorum, Başbakan mı? Yoksa sırtını teröriste dayayanlar mı veriyor? Bu hendekleri kapatan ise valiliklerimiz, kaymakamlıklarımızdır. Bunlar camilerimizi, okullarımızı yakacak kadar ambulanslarımızı kurşunlayacak kadar ileri gitmişlerdir. Bunların talimatını Tayyip Erdoğan mı, Başbakan mı veriyor? Yoksa kendileri mi veriyor?

Yaşanan durumu Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a yükleyerek sorumluluklarından kaçmaya çalışıyorlar.

HDP'YE ÇAĞRI: TERCİHİNİZİ YAPIN



"Terör örgütüyle arasına mesafe koymakta zorlanan bu partiye bir kez daha sesleniyorum, tercihinizi yapın. Demokrasinin mi terörün mü yanındasınız? Mücadelenizi siyaset aracılığıyla mı silahla, bombayla, şiddetle, kanla mı yürüteceksiniz? Demokrasinin yanındaysanız, siyasetinizi ve söyleminizi asla paylaşmasam da bu duruşunuza sonuna kadar saygı duyarım, sonuna kadar desteklerim. Ama terörün yanında saf tutarsanız onun bedelini ödemeye göze alacaksınız."

Kürt kardeşlerime sesleniyorum. Bu bölücü Terör örgütü sizin temsilciniz olamaz. Bölücü terör örgütünün arkasında olduğu bu siyasi hareket de tamamen illegal görüntü vermeye başlamıştır. Belli saatler arasında sokağa çıkma yasağının olduğu yerlerde bu eş başkanlar gösteri yapmak istediler. Hatta şuanda hükümette olan bir bakan da bir eyleme girişmek istemiş. Şunu bilmeliler ki hukuk neyi gerektiriyorsa hükümet bunun gereğini yerine getirir. Sıfatınız ne olursa olsun. Bu sözlerim sadece bölücü örgütün güdümündeki parti için değil son günlerde ciddi savrulma yaşayan diğer parti için de. Siyasette hesaplaşma yeri sokak değil sandıktır.

SAĞDUYU ÇAĞRISI


Bir kez daha tüm vatandaşlarımızı devletine güvenmeye davet ediyorum. Devlet olarak millet olarka bu ateşi ülkemizin her tarafına yaymak isteyenlerin oyununa izin vermeyeceğiz.

Bir kez daha tüm şehitlerimize başsağlığı diliyorum.