İsmail SONSUZ ANKARA
AK Parti 5. Olağan Kongresi sonrasında MKYK üyeliği ve İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Ayhan Sefer Üstün'den önemli mesajlar geldi. Üstün'ün değerlendirmeleri şöyle:  
KAZAYA?UĞRADIK
3 Kasım 2002'de iktidara geldik, yaklaşık 13 yıl iktidarda kaldık. 7 Haziran'da seçim sisteminin azizliği diyelim, vatandaşımızın bir ihtarı diyelim, ne dersek diyelim, ama bir kazaya uğradık. İnşallah 1 Kasım'da 3 Kasım'da olduğu gibi, yani yiğidin düştüğü yerden kalkması gibi biz de düştüğümüz yerden kalkacağız ve tek başımıza iktidar olacağız. 
İLK KONU ÇÖZÜM SÜRECİ
Masamızda can alıcı sorunlar var. Bunlardan bir tanesi elbette Çözüm Süreci. Öncelikli konulardan bir tanesi bu olacak. Çünkü toplumda sanki 'çözüm süreci lüzumsuz bir süreçmiş, faydasız, zaman boşa geçmiş' gibi bir algı var. Hayır, çözüm sürecinin insan hakları boyutu bence amacına ulaştı. Belki bugün Güneydoğu'da zaman zaman şiddetli müdahaleler de oluyor. Ama vatandaşımız 'benim şu hakkımı vermediniz, bu hakkımı vermediniz' demiyor. Neden, çözüm sürecinin insan hakları çerçevesinde, demokratik haklar çerçevesinde amacına ulaşmasından dolayıdır. Başkanlığımız, çözüm sürecinin boşa gitmediğini, başarıya ulaştığını herkese anlatacak. Süreç konusunda çok raporlar yazıldı bu raporları tekrar elden geçirmemiz lazım. Aslında oradaki vekillerimiz bölgenin nabzını çok iyi tutuyor. Ben daha oturur oturmaz bilgiler-raporlar yağmaya başladı. İnsanlar sorunun çözümüne katkı vermek istiyor.
HERKESE AYNI HAK
İnsanımıza şu güveni vereceğiz: Sakarya'da yaşayan Ayhan Sefer Üstün'ün hakkı neyse, Hakkâri'deki, Şırnak'taki, Van'daki, Bitlis'teki Mehmet amcanın da hakkı o olacak. Ne eksik, ne fazla. Bunu gerçekleştireceğiz. Başkanlığımız, çözüm sürecinde insan hakları çerçevesinde yapacağımız işler varsa onları belirleyecek ve bu politikaları partimize önerecek. 
'AK SAÇLILAR MECLİSİ' 
Parti'de hem böyle bir başkanlık kurulmasından hem de uzun süre mücadelesini verdiği Siyasi Erdem ve Etik Kurulu'nun oluşturulmasından oldukça memnun oldum. Yeni oluşturulan Kurula “Ak saçlılar Meclisi” de diyebiliriz. Kurulun 5 asıl 2 yedek üyesi olacak. Bir başkan ve 4 üye görev yapacak. Bütün üyeler 40 yaşını doldurmuş ve yükseköğrenimimi görmüş kişilerden seçilecek. Ayrıca en az 5 yıl parti üyesi olma zorunluluğu aranacak olan üyeler, partiyi bilen, hayatı tanımış, önemli süreçlerden geçmiş, makamlarda bulunmuş, tecrübeli, objektif davranacağından kimsenin şüphe duymayacağı isimler olacak. AK Parti yola çıkarken 3Y demiştir. Bu 3Y'den bir tanesi yolsuzluklarla mücadele. Dolayısıyla bu kurul, AK Parti'ye haksız olarak yapılan ithamları önleyecek bir mekanizma olacak. Ayrıca partimizin ilk günkü gibi temiz kalmasını sağlayacak.
 KİMSEYE AYRICALIK YOK
Üyelerimizin -bunlar bakan, milletvekili, il başkanı, belediye başkanı düzeyinde olabilir- henüz suç olmayan (çünkü suç olmuşsa o artık mahkemeye gitmiştir veya disiplin kuruluna gitmiştir), fakat partimizin etik kurallarına da kurucu felsefesine de, değerlerine de aykırı olan davranışları varsa, Kurul re'sen hareket edecek, ya da şikâyet gelmişse şikâyeti ele alacak, orada bir yanlışlık varsa 'kardeşim kendine dikkat et, kendini düzelt, kendine de partimize de zarar verme' diyecek. Bir şey yoksa da o kişiyi dedikodudan, iftiradan kurtaracak ve iftara edenlere karşı bir süreç başlatılacak. Disiplinlik bir suçsa disipline gitmesi için Genel Başkan'la diyalog kuracak. Tabii bu öyle gün ışığında yürüyecek bir süreç değil. İnsanların mahremiyetlerini, onurlarını da korumak zorundasın. Bir şey varsa Kurul bunu Genel Başkanımıza getirip arz edecek. Bu kurulda görev alacak kişiler şimdilik Genel Başkan tarafından atanacak ama daha sonra kongreyle belirlenecek ve başka alanlarda görev almayacaklar.
Reformları tam anlatamadık
? Yaklaşan seçimleri değerlendiren Ayhan Sefer Üstün, “AK Parti reformist bir partidir. Hükümetleri reformist hükümetlerdir. Bu reformları biz sadece ekonomide mi yaptık? Aslında sosyal hayatta da demokratik hayatta da insan haklarında da çok fazla adımlar attık. Ama bunların yansımalarını belki tam anlatamadık. Bundan 15 yıl önce demokratik hayatımız, insan haklarımız hangi boyuttaydı, şimdi hangi boyutta? Çok ilerlememize rağmen daha çok kalkınma yönümüz öne çıktı. O bakımdan böyle bir kurum kurulması bu ihtiyaçtan kaynaklandı” diye konuştu.