Türkiye'yi yasa boğan Ankara Garı önünde 10 Ekim günü saat: 10.04 gerçekleşen ve 102 kişinin öldüğü saldırının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmanın en önemli kanıtları arasında bulunan iki canlı bombayı aynı karede gösteren görüntülere ulaşıldı.


Soruşturma dosyasına da giren bilgilere göre, canlı bombalar saldırı öncesi Suriye'den Gaziantep'e geçti. Gaziantep'te, IŞİD'e ait bir hücre evine yerleştiler.


GECE 01.00'DE ÖLDÜRMEK İÇİN YOLA ÇIKTILAR 
Üst düzey örgüt yöneticilerinin de bulunduğu söz konusu hücre evinde, Ankara saldırısının son planlamaları ve hazırlıkları yapıldı. Canlı bombaları Ankara'ya götürecek araçlar ayarlandı ve bu araçlar hücre evinin bulunduğu binanın önüne getirildi. Bu arada daha önce bir depoda hazırlanan bomba düzenekleri de bu araçlara yerleştirildi. 9 Ekim'i 10 Ekim'e bağlayan gece saat 01.00 sularında canlı bombalar bu binadan çıkarak, kendilerini bekleyen otomobile bindi. Bir başka araç da canlı bombaların bulunduğu araca eskortluk etti.



ANKARA'DA GÖLBAŞI'NDA
Canlı bombalar, 10 Ekim'de saat 08.00 ile 08.30 arasında Ankara-Gölbaşı'nın girişinde bulunan bir benzinliğe geldi. Araçlara, yakıt alındı. Eskortluk yapan araç, Ankara merkeze kadar gitti ve güzergâhtaki güvenlik önlemlerini kontrol etti. Araç, benzinliğe geri döndü. Canlı bombaların bulunduğu aracın sürücüsüne güzergâhın temiz olduğunu ve güvenlik yönünden sorun olmadığını söyledi. Bunun üzerine canlı bombalar, Ankara şehir merkezine doğru harekete geçti. Bir yerde araçlarından indiler ve taksiye binerek, Ankara Garı'nın önüne geldiler.


ELLERİ CEBİNDE VE SON DERECE RAHATLAR 
Habertürk'ün ulaştığı görüntülerde, Ankara katliamına hazırlanan canlı bombaların Gaziantep'teki hücre evinden çıktığı yer aldı. Görüntülerde her iki canlı bombanın da bir arada olduğu görülüyor. Binadan önce başında kasket bulunan Yunus Emre Alagöz çıkıyor. Hemen arkasında da kimliği henüz tespit edilemeyen yabancı uyruklu ikinci canlı bomba evden ayrılıyor.
Elleri ceplerinde olan canlı bombaların son derece rahat oldukları dikkat çekiyor. Saldırganlar, daha sonraysa kendilerini Ankara'ya götürecek olan araca biniyor.

ÖZEL EKİP ULAŞTI
Ankara'da 102 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısının ardından, Gaziantep'teki bombaların saklandığı depolar ile hücre evler, canlı bombaların bindiği aracın bulunmasından sonra aydınlatıldı. Saldırının Yunus Emre Alagöz ve kimliği bilinmeyen yabancı uyruklu IŞİD militanı tarafından yapıldığı, canlı bombaların Gaziantep'ten 2 otomobille başkente geldiği belirlenince operasyon için düğmeye basıldı. Terör konusunda uzman polis ve istihbaratçılardan oluşan özel bir ekip, Gaziantep'e geldi. Ekip, canlı bombaları Ankara'ya götüren 34 DM 8574 plakalı otomobilin peşine düştü. MOBESE ve güvenlik kameraları incelendi. Otomobil, 16 Ekim gecesi Yeditepe Mahallesi'ndeki bir apartmanın garajında plakaları sökülmüş halde bulundu. Apartman yöneticisi sorguya alındı. Adam, garajı bir süre önce tanımadığı Suriyeli bir kişiye 150 liradan kiraya verdiğini ve 6 aylık kira karşılığı 900 lira parayı peşin aldığını söyledi. Kiracı arandı ancak cep telefonu kapalıydı. Otomobil didik didik edildi. Parmak izleri, aracın geçmişte gittiği bölgeler ve istihbarat çalışmalarının ardından polis, kent merkezi ile Nizip ilçesindeki depo ve hücre evlerini belirledi. Ardından peş peşe operasyon yapıldı. Bu sırada Hürriyet gazetesi, bombacıların kimliğini deşifre etti. Bunun üzerine Türk vatandaşı olan 9 şüpheli Suriye'ye kaçtı. Bombacıların Gaziantep'te dikkat çekmemek için farklı semtlerde depo ve garaj kiraladığı, hücre evlerini de birbirini tanımayan kişilerden oluşturduğu belirlendi.