Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 5 yıldır süren 275 sanıklı Ergenekon davasında kararı hem usulden hem de esastan bozdu. Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un Yüce Divan’da yargılanması gerektiğine karar veren daire, bunu da bozma gerekçesi yaptı. Ergenekon terör örgütünün varlığına ilişkin somut delil ortaya konulamaması da esastan bozma gerekçesi olarak gösterildi. 
16. Ceza Dairesi Başkanı Eyüp Yeşil’in 231 sayfalık gerekçeli karardan açıklamaları şöyle:
¥ Sanıklardan Emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un gerek ilk yargılama aşamasında gerekse temyiz aşamasında ileri sürdüğü nedeni haklı gördük. Suçun görev sırasında ve görevden dolayı bir kısım iddiaların, iddia edilen suçun işlendiği iddia edildiğinden anayasa 148. maddesi gereğince yargılamasının Anayasa Mahkemesi’nde yapılması gerektiği gerekçesiyle bu hüküm bozulmuştur.
¥ Emekli Orgeneral Mehmet Şener Eruygur’un yargılama aşamasında nörolojik bir rahatsızlık geçirdiği için savunması sağlıklı bir şekilde alınamamıştır.
¥ Danıştay davası ile Ergenekon arasında hukuki ve fiili bağlantının varlığı somut delillerle ispat edilmemiştir. Bu iki davanın birleştirilmesi adil yargılama hakkı ve davanın makul sürede sonuçlandırılmasının engel olacağı gözetilmemiştir.
¥ Soruşturma aşamasında bir kısım sanıkların özellikle zorunlu gerekçeler gösterilmeden kesintisiz uzun süreli geceleyin ve sağlıksız şartlarda ifade alınmıştır. 
¥ Sanıkların tutuklama ve yakalamaya karşı itirazları yasada olmayacak şekilde, 1 saat, 2 saat, 15 dakika gibi değişik sürelerle sınırlandırılmıştır. 
¥ Bir kısım sanıklar yönünden suç vasfının değişmesine rağmen ek savunma hakkı verilmemiştir.
DAVALAR UZATILDI
¥ Birçok dava gereksiz şekilde birleştirilerek davalar uzatılmıştır.
¥ Bazı tanıkların yasal olmayan gerekçelerle dinlenmesi reddedilmiştir. 
¥ Duruşmada hazır edilen tanıklar CMK’daki açık hükme rağmen dinlenmemiştir. Sanık sıfatı bulunan bir kısım tanıkların aynı zamanda tanık ve gizli tanık olarak dinlenmiş. Dolayısıyla bir kuzudan üç post çıkarılmış.
¥ MİT mensupları izin almadan tanık olarak dinlenmiştir. 
¥ Devlet sırrı niteliğinde olduğu iddia edilen belgeler kolluk görevlileri tarafından incelettirilmiş, itirazlar ciddiye alınmamıştır.
¥ Askeri mahallerde, avukat büro ve evlerinde usulsüz arama yapılmıştır.
¥ Arama sırasında ele geçirilen eşyalar üzerinde hile yapıldığına ilişkin iddiaların araştırılmamıştır.
¥ Dijital verilerin imajlarının arama mahallinde alınmaması bir kopyası sanığa verilmemesi hukuksuzluktur.
¥ Avukat ve müvekkili arasında gizli olması gereken görüşmeler hukuksuzca dinlenmiştir.
¥ Tesadüfen elde edilen deliller kullanılarak mevzuata aykırı ve dinleme kararı alınmaksızın dinlemeye devam edilmiştir.
ÖRGÜTÜN LİDERİ BELLİ DEĞİL
¥ Ergenekon’dan MİT, Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’ün haberdar olmamasının nedenleri makul şekilde açıklanamamıştır.
¥ Somut delillerin olmadığı bazı delillere atıf yapılmasının yeterli olmadığı Ergenekon Terör Örgütü’nün nerede, ne zaman kim ya da kimler tarafından kurulduğunun ortaya konulamamıştır. 
¥ Sanıkların örgüte ne zaman nerede ne zaman kimler tarafından vasıtasıyla ilişkiye geçtikleri ve hiyerarşik konumları açıklanmamıştır.
¥ Cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya ve görevlerini yapmaya engellemeye teşebbüs iddiası mahkeme kararında yeterince tartışılmamıştır.

 LAV silahına boru demişti

21 Nisan’da Poyrazköy’de Bedrettin Dalan’ın arazisinde başlayan kazılarda 15’i dolu 22 LAV silahı bulunmuştu. Yaklaşık 1 hafta sonra basının karşısına geçen dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, “Bunlar silah değil, boru” demişti. Bu açıklamadan iki ay sonra da ‘Kaos Planı’nı ‘kağıt parçası’ olarak nitelendiren Başbuğ’u asıl soruşturma sürecine getiren İnternet Andıcı oldu. Başbuğ, bu dava kapsamında örgüt yöneticiliği yaparak hükümeti yıkmaya teşebbüs etmek suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

HAKLILIĞIMIZ KANITLANDI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:  Geçmişte yaptığımız eleştirilerin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. Her şeye rağmen bu ülkede hakimlerin olduğunu kabul etmemiz lazım. Cesur, yürekli, hukukun üstünlüğüne inanan, haksızlıklara karşı karar alabilen hakimler Türkiye’nin önünü açıyor.

İlker Başbuğ’un avukatı İlkay Sezer:  Yıllardır uğraşıyoruz. Yüce Divan konusunu biz savcının huzuruna oturduğumuzdan günden itibaren söyledik. Anayasa’nın çok açık olan bu hükmü o zaman uygulansaydı bu mağduriyetler yaşatılmazdı. İlker Başbuğ için bu dosya bundan sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gidecek. Savcılık İlker Başbuğ tarafından soruşturma izni istemek zorunda. Bu izin verilmez ve dosya İlker Başbuğ hakkında da kapanır diye düşünüyoruz.

Dursun Çiçek:  Örgüt yok, Ergenekon diye bir örgütü ortaya koyan deliller yok. Genelkurmay’ın, MİT’in, emniyetin böyle bir örgütten haberi yok. Sadece bu kumpas mahkemesi bir örgüt oluşturdu. Bize yaptıkları zulmün, işkencenin bedelini de ödeyeceklerdir. 

Doğu Perinçek:  Yargıtay, Türkiye’yi bölme tertibini hendeklere gömmüştür. Mükemmel bir karardır. Dünya hukuk tarihine geçecek derslerle dolu bir karardır. Türkiye’nin ufku, önü açılmaktadır. Türkiye’nin birliğine bütünlüğüne Yargıtay mührünü vurmuştur.

Şimdi ne olacak?

Yargıtay kararı sonrası dosya yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilecek. Dosyalar bozma gerekçeleri açısından ayrılacak. Mahkeme karara uyma ya da direnme kararı verecek. Başbuğ açısından yerel mahkeme dosyanın ayrılarak yargılanmasına karar vermesi durumunda ise, Başbakanlıktan izin alınacağı belirtiliyor.