Suriye'den 178 Çerkez kurtarıldı
Esad'ın ordusu ile muhaliflerin arasında kalan Çerkezler iki aşamalı operasyonla Türkiye'ye getirildi.
Kaydet
|
TEK TEK İRTİBATA GEÇİLDİ
Suriye'den mahsur kalanlarla gerek Arapça, Türkçe, Çerkezce yayın yapan internet siteleri ile sosyal medya üzerinden gerekse tek tek telefonlarla irtibata geçildi. Geceli gündüzlü çalışan ekip ilk etapta 200'e yakın aile belirledi. Özel bir uçak kiralandı. Süreçte Türkiye Dışişleri yetkilileri ve AFAD'a da bilgi verilerek bu kişilerin Gaziantep'teki bir kampta bir süre misafir edilebilecekleri teminatı alındı. Tüm işlemler tamamlandıktan sonra ailelere 27 Mart sabahı 'Beyrut'a gelin' dendi. Aralarında Karaçay Türklerinin de bulunduğu Çerkezler aileleri defalarca kontrol noktasından geçerek Beyrut Refik Hariri uluslararası Havalimanı'na geldi. Havalimanındaki hareketlilik Lübnan güvenlik kuvvetlerinin de dikkatini çekti. Suriye'nin etkisini halen hissettirdiği Lübnan'da gizli servis ve güvenlik güçleri birkaç defa Çerkezleri Türkiye'deki kamplara götürülüp götürülmediğini sordu. Ancak 'Hayır onlar Türkiye'deki akrabalarının yanına gidiyor' cevabını aldı. Türkiye'nin tepkisini de çekmek istemeyen Lübnan güvenlik güçleri müdahale etmekten kaçındı. 66'sı çocuk 178 Suriyeli göçmen 1 saatlik yolculuğun ardından Gaziantep'e indi.
|
COŞKULU KARŞILAMA
Ellerinde bayraklar ve çocukları ile yeni bir hayata adım atan Çerkezleri Gaziantep'te komite üyeleri sarılarak karşıladı. 66'sı çocuk 178 Çerkez, Nizip'te bulunan kampa götürülerek yerleştirildi.
|
Dr. Nusret Baş, kafiledeki çocuklarla tek tek ilgilendi.
"Ya ölecektik ya gelecektik"
Geride bıraktıklarından dolayı isimlerini vermeyen Varoka ailesi, çocuklarının sığınakta 75 kişinin içerisinde doğurmak zorunda kaldıklarını söyledi. Varoka ailesi, "Biracem'de bulunan evimiz bombalandı. 11 gün sığınakta kaldık. Oğlum burada dünyaya geldi. Yaşlı kadınlar doğuma yardımcı oldu. Bir gün sonra sürünerek sisten faydalanarak kaçtık. Müteahhitlik yapıyordum. 3 çocuğumla Türkiye'de yeni bir başlangıç yapmak istiyoruz" dedi. Bir başka Çerkez Ayob Doghouz ise, şunları anlattı: "Şam Üniversitesi'nde yüksek lisans yapıyordum. Ailem Kisva'da kaldı. Kimsenin tarafını tutmuyordum. Fakat rejim masum insanları öldürmeye başladıktan sonra hayal kırıklığına uğradım. Şu anda rejime karşıyım."
"EVİMİZE BOMBA DÜŞTÜ!"
2 aylık çocukları Yezen ile Türkiye'ye gelen Enes ıhsak ve Rowıda Osman çifti, "İnetra'dan geldik. Evimize bomba düştü. Türkiye'de yeni bir hayata başlayacağız" diye konuştu. Ahmet ve Marina çifti ise, 4 yaşındaki oğlu Teym ve 2 yaşındaki oğlu Hamza ile Türkiye'ye geldi. Marina, "Arkadaşlarımız öldürüldü. Meçhule gidiyoruz ama mutluyuz" ifadelerini kullandı. Karaçay Türklerinden İsmet Ceraşu, 75 yaşına rağmen eşini, 4 çocuğunu ve torunlarını alarak Türkiye'ye geldi. Evlerinin bombalandığını belirten Ceraşu, "60 yıllık evimi yurdumu bırakıp geliyorum. İki zordan birini seçecektik. Ya ölecektik ya gelecektik" dedi.
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
