Kaydet
a- | +A

Süfyan-ı Sevri hazretlerine bir gün; - Efendim, Peygamber Efendimiz "aleyhissalâtü vesselâm", mealen; "Çok et yenen hâneden, Rabbimiz nefret eder" buyurmuş. Burada kastedilen hâneden murat nedir? diye sordular.

Cevabında;

- Bu ev, içinde gıybet yapılan hânedir, buyurdu.

Bir gün de sevdiklerine;

- Kardeşlerim, insanlar bir meydana toplansa ve bir kimse onlara; "Ey insanlar! İçinizde bugün akşama çıkacağını bilen var mı?" diye sorsa, buna doğru cevap verecek kimse çıkar mı? diye sordu.

Dinleyenler;

- Çıkmaz efendim, dediler.

Buyurdu ki:

- Hâl böyle iken, aynı insanlara bu defa; "Peki, içinizde ölüme hazır olan var mı?" diye sorulsa, yine cevap veren çıkmaz. Bu, size garip gelmiyor mu?

ÂH, YER YARILSA DA...

Bir gün de sevdiklerine;

- Kardeşlerim, bir Müslüman, dînimizin her emrine uysa, ama gönlünde "dünya sevgisi" olsa, o kul, mahşer gününde çok mahcup hâle düşer, buyurdu.

- Neden efendim? dediler.

- Çünkü o kimse mahşer ehli arasından çıkarılır. Sonra bir melek, o kimseyi göstererek; "Ey insanlar! Bu, falan oğlu filândır ki, kalbinde dünya sevgisi vardır. Halbuki Hak teâlâ, halkettiği günden beri ona hiç kıymet vermemiş ve sevmemiştir!" diye nida eder.

Ve ilave eder:

- İşte ey ehl-i mahşer, Hak teâlânın sinek kanadı kadar sevmediği dünyayı, bu kişi, bir ömür boyu sevmiş ve kıymet vermiştir.

O kimse, öyle utanır ki, "Âh, yer yarılsa da içine girsem" diye temenni eder.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com

ÖNE ÇIKANLAR