TBMM'de basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Baluken, Meclis'in olağanüstü toplanmasına ihtiyaç olduğunu belirterek, "Son 48 saat içerisinde 20'ye yakın yurttaşı sokak ortasında yaşamını yitirmiş bir ülkenin, meclisi, parlamentosu nasıl tatilde olur? Bunun anlaşılır hiçbir yönü yok" ifadesini kullandı.
Parlamentonun çok kötü bir sınav verdiğini ve tarihi bir sorumluluktan kaçtığını savunan Baluken, seçim hükümetindeki bağımsız bakanların ise siyasi teamüller gereğince yemin etmeleri gerektiğini söyledi.
Tezkere konusuna da değinen Baluken, şu görüşleri ileri sürdü:
"Bu kadar çatışma, kaos ortamında yeni bir savaş tezkeresinin meclise gelmesi, tek kelimeyle utanç vericidir. Bütün toplum, akan kanın durmasını istiyor, çözüm ve barış yollarının tekrar açılmasını istiyor, bir an önce temel meselelerde Türkiye'nin demokratikleşmek suretiyle bazı düzenlemeleri yapmasını istiyor. Ama buna rağmen, bununla ilgili hiçbir çalışması olmayan bir parlamento, bu sorunları daha çok derinleştirecek sınır ötesi operasyon, savaş tezkereleriyle eğer toplanırsa, bu toplumun meclise ve siyaset kurumuna olan güvenini de bizce yerle bir edecektir."
Baluken, "Türkiye'nin, sınır dışına yapacağı operasyonel süreçlerle ilgili net olarak 'hayır' oyu kullanacağız ve gerekli muhalefeti mutlaka göstereceğiz" dedi.
Seçim güvenliği konusundaki görüşleri sorulan Baluken, "Bu ortamda, şu anda seçimin yapılması zaten mümkün görünmüyor. Yani ülkenin, düşünün, büyük bir kısmında olağanüstü hal uygulamaları var, köyler yakılıyor, yerleşim alanları insansızlaştırılıyor, güvenlik bölgeleri ilan ediliyor, her gün sokak ortası çatışmalarda onlarca gencimiz yaşamını yitiriyor. Böylesi bir ortamda nasıl seçim yapılacak?" ifadesini kullandı.
Çatışma ve kaos ortamının derinleştirilerek, buradan olası birtakım manipülasyonların önünün açılmak istendiğini ileri süren Baluken, "Yani bunu seçim ertelemesinden, seçim hilelerine kadar çok geniş bir yelpazede tanımlayabiliriz. Erdoğan'ın yapmış olduğu açıklama utanç vericidir. Polisi ve askeri 1 Kasım'da göreve davet eden bir anlayış, açık söylüyoruz, 'darbe anlayışıdır'. Eğer 'asker seçim sandıklarına müdahale edecek' diyorsanız, siz darbeci zihniyetin temsilcisisiniz demektir" iddiasında bulundu.
Olağanüstü durumlarda, savaş koşullarında seçimlerin ertelenmesiyle ilgili anayasal düzenlemeler olduğunu anımsatan Baluken, "(Sonuna kadar bu savaşı devam ettireceğiz, sonuna kadar bu operasyonları sürdüreceğiz) anlayışı, seçimle ilgili de bunların demokratik bir ortamı hedeflemediğini gösteriyor" dedi.
"1 Eylül'de Öcalan'ın çağrı yapacağı yönünde iddialar var. Sizin bu konuda bir duyumunuz var mı?" sorusuna ise Baluken, "Hayır. Tamamen yanlış bir iddiadır o. Yani bu konuda biz de devlet yetkilileriyle bazı görüşmeler yaptık. Hiçbir aslı astarı olmadığını ifade ettiler" yanıtını verdi.
Baluken, "1 Eylül'le ilgili çağrıyı da dün Davutoğlu ve Erdoğan yaptılar. Yani o çağrı, savaş çağrısıdır. Açık bir şekilde bu savaş ve operasyon sürecinin sonuna kadar devam edeceğini söylediler" diye konuştu.
Başka bir soru üzerine Baluken, 7 Haziran seçimlerinden, 2 ay öncesinden başlamak üzere, şu andaki seçim hükümeti tarafından da herhangi bir atama yapılmaması gerektiğini belirtti.
Seçimden sonra da hükümet tarafından kamuda kadrolaşmayı sağlamlaştıracak atamalar yapıldığını iddia eden Baluken, bunların tamamının iptal edilmesi gerektiğini söyledi.