Ceren KENAR

Başbakan Ahmet Davutoğlu, şehit cenazelerinin Chopin müziği eşliğinde defnedilmesinden rahatsızlık duyduğunu söyledi. Din adamlarının da, “Müziksiz, sessiz ve dualarla kaldırılmlı” dediği cenazeler için Başbakan, “Bu, zihnimizde yara olan bir husustur” ifadelerini kullandı.
Davutoğlu, Strazburg dönüşü uçakta gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Başbakan şehit cenazelerinden, vize muafiyetine, dokunulmazlıklardan terörle mücadeleye kadar birçok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu. Öncelikli olarak Strazburg temasları hakkında konuşan Başbakan “Bu ziyaretin üç boyutu önemli. Birincisi 1 Kasım’dan sonra ilk kez Avrupa Konseyi’ne gelip konuşma yapıyoruz. Yeni hükümetin yaklaşımını ve reform programını anlatma fırsatı bulduk. İkincisi, konuşmamda vurguladığım gibi Türkçe çalışma dili haline geldi. Bu da ilk. Üçüncüsü de, Grand Payer haline geldik,  yaptığımız katkılarla en büyük 6 ülkenin arasına girdik. Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya, Türkiye ve Rusya. İlk kez bu altı üye arasına girdikten sonra, katkımızı 20 milyon avro arttırınca vekil sayımız 12’den 18’e çıktı. Türkiye hakkında dışarıda oluşturulmak istenen olumsuz algıyı bu zeminlerde kırabiliyorsunuz” dedi. Davutoğlu’nun açıklamaları özetle şöyle:
¥  Şehit cenazelerinde CHOPiN yerine tekbir talepleri var malumunuz… Bu konuda bir değişiklik olacak mı? 
 Diyanet İşleri Başkanımız ile bunu konuştuk, bizim de zihnimizde yara olan bir husustur. Başbakanlık Müsteşarımız Kemal (Madenoğlu) Bey’e bu konuda çalışma yapma talimatını verdim. İlgili kurumlarla istişare edilecek. Bu merasimlerin milletimizin duygularına, inanç dünyasına hitap eder tarza getirilmesi için bir çalışma yapılacak. Döndüğümüzde bana bilgi verecekler, ondan sonra atacağımız adımı kararlaştırırız.
¥  Vize muafiyeti ve geri kabul anlaşması noktasında AB ülkelerinin taahhütleri ile ilgili son zamanlarda olumsuz sinyaller var deniliyor... Bu anlaşmanın tam anlamı ile yürümesinin önünde engel var mı?
 Böyle bir şeye ihtimal vermiyorum. Bu karşılıklı taahhüttür. Bu işin psikolojisini iyi yönettik, mekanizmaları, alt yapısını iyi kurduk. Çok iyi hesap edilmiş bir eylem planı uygulanıyor. Aksama yok. Geri kabul anlaşması, vize muafiyeti ile bir paket halinde… Onlar vize muafiyeti vermezse, geri kabul anlaşmasını uygulamayacağız demektir. Bu hafta sonu Sayın Merkel ve Tusk yeniden Türkiye’ye gelecek. Bu süreç ahde vefa anlayışı içinde işliyor. Türkiye’de muhalefet, AB tarafında da aşırı akımlar sürecin çökmesini bekliyor. Vize muafiyeti şartları itibarı ile ciddi yol kat ettik. Junker ile de bunları konuştum, kimse bu kadar yüksek performans beklemiyordu. 72 kriter vardı şu anda tek haneye indi. Biz Haziran’da vize muafiyetini alacağız arkadaşlar. İnşallah. Vize muafiyeti olmazsa sadece Türkiye kaybetmez herkes kaybeder. 
¥ Dokunulmazlıklar için Meclis’ten nasıl bir sonuç çıkar sizce? Malumunuz fire ihtimalleri konuşuluyor. Bir de HDP’nin konuya ilişkin tutumu hakkında neler söylersiniz?
 Arkadaşlara “316 imza istiyorum” dedim. Elhamdülillah, 316 imza firesiz. Kılıçdaroğlu ile bir CHP sözcüsü aynı şeyi kullanmış: ‘Başbakan kendisini olmadığı şeye hodri meydan diyor!’ Ne yapayım yani, önce suç işleyip sonra mı dokunulmazlığı kaldırayım, böyle saçma şey duymadım. Fezlekemin olmaması da suç oldu! HDP’nin söyleyecek hiçbir sözü yok. Onların beklentisi şuydu; Sadece HDP’ye dönük bir hamle yapalım onlar da mağdur edebiyatı yapsınlar. Öyle bir durum da yok. Herkes için yargı yolu açık. Herkesin maskesinin düştüğü bir süreç oldu.
¥  Kandil’den, PKK terör örgütünün Avrupa yöneticilerinden vitesi düşürür tarzda söylemler geliyor. Çözüm süreci bakımından bir şey ifade ediyor mu bu? İki, Diyarbakır’a ziyaret yaptınız, havalimanı açılışı ertelendi gibi.
 Silahlar bütünüyle terk edilip, magmaya gömülene kadar operasyonları devam ettireceğiz.  Kimse operasyonların durması gibi bir beklenti içinde olmamalıdır. Terörle mücadele tek bir terörist kalmayıncaya kadar sürer. Öte yandan, Diyarbakır Havalimanı’nı Sayın Cumhurbaşkanı ile birlikte açmayı plânlıyoruz. 
¥  Sonbaharda Referandum söz konusu olur mu?
 Cumhurbaşkanı 367’yi geçtikten sonra da referanduma gönderebilir. Öyle olsa bile referanduma gitmesi gerektiği kanaatindeyim. Referandum için takvim vermek, Meclis aritmetiğine sahip olmakla mümkün. Benim 316 ile, meclis aritmetiğine sahip olmadan referandum için tarih vermem birileri ile pazarlık yapıyorum anlamına gelir. Biz vazifemizi yapar bunu Meclis’e sunarız.
¥  AKPM önünde PKK’lı gösterisi oldu. Mesela, Hollande ve Merkel Türkiye’ye gelse, AB tarafından bir başka terör örgütü olarak tanımlanan DEAŞ taraftarları gösteri yapsa… Hükümetinizin buna yaklaşımı ne olur?
Terörist bir örgütün kendi sembolleri ile gösteri yapmasına izin vermeyiz. Brüksel’de AB zirvesi yapılırken, Çadırlar Belçika’da kalkacak dedim, kalktı. Taziye mesajları anlamında dayanışma gösteriyorlar ama hiçbir Avrupalının aklına Paris için şu kadar gün yas ilan ettik Ankara için de ilan edelim demek gelmiyor. PKK’lılar benim konuşma yapacağım yerin önünde hakaret ediyorlar, tehdit şiddet sloganları atıyorlar. Avrupa’da maalesef empati kültürü yerleşmiş değil, çünkü insanları eşit görmüyorlar. Bu anlayışı kabul etmemiz mümkün değil.