Yıldıray OĞUR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye sayesinde mülteci akınından kurtulan Batı’nın, külfeti paylaşmadığını söyledi. Erdoğan, Bakü Kongre Merkezi’nde “Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı 7. Küresel Forumu” açılışında konuştu. Suriye’de bireysel bir terörün olmadığını, devlet terörü estirildiğini vurgulayan Erdoğan, ülkede insanlarını varil bombalarıyla, toplarla, tanklarla öldüren bir teröristin iş başında olduğuna dikkati çekti. “Bunlara karşı acaba kırmızı halılar serenler, kırmızı halılarla bunları karşılayanlar sorumlu değil mi?” sorusunu yönelten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Eğer teröre karşı bu mücadeleyi vereceksek samimi olmak zorundayız. Aylan bebeğin kumsala vurduğu zaman insanlık ‘ne yapıyoruz’ demeye başladı. Peki Aylan bebeğin o kumsala vurduğu ana kadar neredeydiniz? Altı yıldır Suriye’de bu insanlar ölüyor. Sadece Ege’de, Akdeniz’de denizden topladığımız insanların sayısı bizim şu anda 100 bine ulaştı. Onları ölümden kurtarabildik ve şu anda Suriye ve Irak’tan olmak üzere 3 milyon mülteci ülkemizde. Sağ olsun bize dostlar geliyorlar, teşekkür ediyorlar. Bizde bir söz var, ‘bal bal demekle ağız tatlanmaz, balı yersen ağız tatlanır.’ Şimdi bize teşekkür ediyorlar, iyi güzel de bizim şu ana kadar sadece faturalı olarak yaptığımız harcama 10 milyar doları aştı. Sivil toplum kuruluşlarımızın, belediyelerimizin yaptığı harcamaları söylemiyorum. Onlarla beraber ele alırsak 15-20 milyar dolara ulaşmış vaziyette. Şu anda Türkiye’deki kamplarda yaşayan sığınmacıların sayısı 280 bin. Şehirlere dağılmış olanlarla beraber 3 milyon insanı misafir ediyoruz.”
Şiddet ortamını doğuran siyasi çatışmalara, haksızlıklara ve eşitsizliklere çare bulamadıklarını, şiddeti doğuran nedenlerle mücadelede en etkili silahlardan birinin farklılıkların ötesine geçip, karşılıklı anlayış ve diyaloğu geliştirmek olduğunu tüm dünyaya kabul ettiremediklerini ifade eden Erdoğan, kutuplaşma yerine uzlaşma kültürünün ikame edilmesi gerektiği konusunda ortak bir anlayış oluşturulamadığını söyledi.
Erdoğan, BM Medeniyetler İttifakı’nın sağladığı başarıya rağmen bir gerçeği de kabul etmek gerektiğini belirterek, “Uluslararası toplum olarak ittifakın kuruluş amacını teşkil eden hedeflere ulaşmaktan halen çok uzağız. Bizi, Medeniyetler İttifakı’nı kurmaya iten kemikleşmiş ön yargıları, insanları inançları, kökenleri ve kültürleri temelinde ayrıştıran anlayışı maalesef hala aşamadık. Radikal akımlarla ve bu akımların beslediği terörle mücadelede bizlerden beklenen ortak ve kararlı mücadeleyi yeteri kadar sergileyemiyoruz.” dedi.