ZİYNETİ KOCABIYIK

Kısırlık dünyadaki en yaygın problemlerden. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünya üzerindeki her 100 çiftten 15’i bu durumu yaşıyor… Ve bu rakam her geçen gün biraz daha artıyor.
Çiftlerin çocuk sahibi olamamasının temelinde yatan sebepler sağlıkla ilgili. Ancak özellikle bizim ülkemiz için sonuçlar tamamen sosyal. Çünkü bizde çocuk, aile birliğinin en önemli unsurlarından biri. Varlığı eşleri birbirine bağlarken, yokluğu bir aileyi dağıtabiliyor. Yeni evlenmiş bir çiftin “ne zaman çocuk sahibi olacağı”, biraz vakit geçince de ”neden olmadığı”, başta gelinle damadın anne babasını olmak üzere yakın akrabalarını, karşı komşusunu kısacası hemen herkesi ilgilendiriyor. Yani kişisel bir problem olan “kısırlık” toplumun problemi haline geliyor. Tıp bilimi ilerleyip de kısaca “Tüp bebek” olarak adlandırılan yardımla üreme teknikleri gelişmeye başlayınca bu 100 çiftten 15’inden imkân bulabilenleri tüp bebek merkezlerinin kapısını aşındırmaya başladı. Önceleri gizli gizli… sonradan aşikâr… İlk milli tüp bebeğimiz Dilek 1989 yılında dünyaya geldi. Bugün evlenip çoluk çocuk sahibi olan Dilek’ten sonra binlercesi daha...  Şu anda ülkemizde yılda yaklaşık yılda 60 bin tüp bebek uygulaması yapılıyor. Bu konudaki rekorsa ülkemizdeki tüp bebek uygulamasının öncülerinden Prof. Dr. Mustafa Bahçeci’ye ait… Prof. Dr. Bahçeci’nin tamı tamına 20 bin çocuğu var. Bahçeci’nin çocuklarını bir araya toplasanız, Türkiye’deki orta ölçekli bir ilçenin nüfusunu oluşturabilirsiniz. Mesela Rize’nin Ardeşen ilçesinin… 20 yıla 20 bin bebek sığdıran Prof. Dr. Bahçeci ile keyifli bir hafta sonu sohbeti yaptık. 
20 bin tüp bebek Avrupa’da neredeyse bir ülke nüfusu kadar…
Bu rakam benim yaptığım uygulamalar, İstanbul, Diyarbakır, Kıbrıs, Balkanlar, Bosna ve Irak’taki merkezlerimizde toplam sayı 20 yılda 60 bin kadardır. Yani içinde bulunduğumuz coğrafyada yaklaşık 100 bin çifte tüp bebek yaptık. Bu kişilerin ailelerini de hesaba katarsak, bebek sahibi olmak için gelen yaklaşık 300 bin kişinin elini sıkmış olduk. Belki bir politikacı bile bu kadar el sıkmamıştır.
MAHALLE BASKISI VAR
Birbirinden farklı bölgelerden bahsettiniz. Çocuk isteği bölgelere ya da ülkelere göre değişiyor mu?  

Balkanlar’da insanlar daha kaderci davranıyorlar. Orada mahalle baskısı pek hissedilmiyor. Bizim ülkemizde ise daha fazla sorguluyorlar. Ayrıca biz de mahalle baskısı, hemen kendini hissettiriyor.  
PLASTİKLER KISIRLAŞTIRIYOR
Kısırlık artıyor mu?

Hem kadının hem de erkeğin çeşitli sebeplerle aile ve ardından da anne baba olmayı ertelemeleri, çevresel faktörler çocuk sahibi olmayı zorlaştırıyor.
Hangi faktörler üremeyi olumsuz etkiliyor?
Başta plastikler geliyor. Plastik hayatın her yerine girdi. Mutfakta kapları, yiyecek ve içecek kapları kıyafetler, kısacası plastik içeren her kısırlık sebebi. Radyasyon çok önemli bir kısırlık sebebi. Örneğin bilimsel çalışmalar yoğun uzay radyasyonuna maruz kalan pilotların risk altında olduğunu gösteriyor. Fırıncılar, laptopunu kucağında kullanan erkekler yüksek ısı sebebiyle daha fazla kısırlık riskine sahipler.

GEBELİK AŞISI DİYE BİR ŞEY YOK

İnsanların çocuk sahibi olma arzusu yüzünden tüp bebek haberlerinin medyada çok yer bulduğunu söyleyen Prof. Dr. Mustafa Bahçeci “İlgi gördüğü için de merkezler ya da münferit doktorlar tanıtım yaparken bilimselliği ispat edilmemiş yöntemleri anlatıyorlar. Mesela bir yöntem bir gün Doğurganlık Aşısı, diğer gün Gebelik Aşısı diye çıkıyor. İncelediğinizde vaka sayısı çok sınırlı. Sperm seçme yöntemlerinden söz ediyorlar ama baktığınızda FDA onay vermemiş. Bunlar toplumu yanıltıyor” diyor. 

 

ÇOCUK SAHİBİ OLMAK İÇİN GELENLER

Eskiden sokakta selam vermekten çekinirlerdi

Tüp bebek yaptırmak isteyenler kendilerini gizliyorlar mı?
20 yıl önce Tüp bebeği tabu olarak görürlerdi. Sanki yanlış bir şeymiş, gizli yapılması gereken bir şeymiş gibi görülürdü. Aileler tüp bebek tedavisi aldıklarını saklarlardı. Ama daha sonraki yıllarda bu değişti. Artık kimse Türkiye’de gizli tüp bebek yapma peşinde değil. Mesela bundan 15-20 yıl önce bize gelip de gebelik elde ettikten sonra kayıtlarımızdan telefonlarını sildirenler olurdu. Bayram kartı gönderdiğinizde ‘Aman bana bir daha kart göndermeyin, komşular görmesin’ diyenler olurdu. En çok mutsuz olduğumuz davranışlar da, sokakta bizi gördüklerinde tanımazlıktan gelirlerdi, selam vermezlerdi.
Erkek kısırlığı da ülkemizde bir tabu neredeyse. Siz bu konuda sıkıntı çekiyor musunuz?
Erkek egemen bir toplumuz ya, çok uzun yıllar boyunca kısırlık problemi sadece kadına yüklendi. Biz de zaman zaman nasıl davranacağımızı bilemediğimiz olaylar yaşadık. Bir gün 6 defa boşanıp 7 defa evlenmiş 65 yaşındaki köy ağası beyefendi, yanında 22 yaşındaki son eşi ile geldi. ‘Daha önce 6 defa evlendim hiçbiri bana çocuk veremedi. Şimdi 7. eşimi aldım, bunun da çocuğu olmuyor. Bir bakın şu kadına’ dedi. Ben de gayr-i ihtiyâri ‘Siz eşiniz için gelmişsiniz ama bir de size baksak’ dediğimde hemen itiraz etti. ‘Ben de hiçbir problem yok, siz kadına bakın…’ Nesye zorlukla ikna test yapmaya ikna ettiğimizde hiç sperminin olmadığını gördük. 
Şimdi tüp bebek tedavilerinden elde edilen başarılı  sonuçlar bu tabuyu da yıktı.  Erkek kısırlığının tedavi edilebilmesi erkekler üzerinde bir özgüven oluşturdu. Çünkü erkekler de gördüler ki, kendi problemi de çözülebilecek. Artık eşler el ele verip ‘Çocuğumuz olmuyor, bir bakar mısınız problem kimde?’ diye sorabiliyorlar.
Tüp bebek maksimum kaç defa denenebilir? Çok deneme sonucunda elde ettiğimiz gebelikler var mı? 
Bir merkezde üst üste 6-7 deneme yapmak zor. Çünkü üst üste olmayınca bunu hastaya anlatamazsınız. Bize de başka yerlerde yaptırıp geldikten sonra bir 12. denemesinde, bir de 15. denemesinde bebek sahibi olanlar var. Ancak ne olursa olsun 11-12 deneme fazladır. 

TORUNLARINI BEKLİYOR
Ülkemizde tüp bebek uygulamasını ilk yapanlardan Prof. Dr. Bahçeci, önümüzdeki ay 20. yılını kutlayacak. Bugüne kadar binlerce çiftin aile olmasını sağlayan Bahçeci, “Şimdi bebeklerimin bebeklerinin doğmasını dört gözle bekliyorum” diyor.

Kadınlar anne olmayı fazla ertelemesin

Günümüzde çalışma hayatına giren kadın, düzenini kurmayı hedefleyen erkek, çocuk sahibi olmayı ileriki yaşlara erteliyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Çocuk mu, kariyer mi?
Tabi bu çiftlerin kendi tercihleri olacak ancak şunu söyleyebilirim ki, her şey zamanında,  mevsiminde olmalı. Çocuk doğurmak da öyle.  Bunu zamanında yaparsanız şansınız daha yüksek olur. Problem varsa da erken anlaşılır.
Sizin uygulamalarınızda en yaşlı gebe kalan kişi kaç yaşındaydı?
Yanlış hatırlamıyorsam bizde 46 ve 48 yaşında tüp bebekle anne olan kadınlar oldu. Ancak bunlar sadece bir örnektir. Genelleme yapılmamalıdır. Normal koşullarda Avrupa ülkelerinde 45 yaşından sonra kadınları tüp bebek programına almazlar. Bunların gebe kalma oranları ihmal edilecek kadar düşüktür. Bize de “mahalledeki bilmem kim hanım 48 yaşında kendiliğinden gebe kaldı ama” diye ileri yaşlarda anne olmak için gelenler var. 

Yumurta dondurulabilir

Bilimsel çalışmalar 30 yaş üstü kadınların her şey normal olsa bile çocuk sahibi olabilme şansı yüzde 30. Yaşla birlikte yumurtalık rezervleri azalmaya başlıyor. Genetik, ameliyatlar ya da çevresel faktörlerle bu yaş daha da erkene çekilebilir. 40’lı yaş ise kadın üremesinin en düşük olduğu dönem. Sağlık Bakanlığı’nın bu konudaki son yönetmeliğinde yumurtalık rezervi azalan kadının yumurtalarını dondurmasına izin veriliyor. Bu da bir yöntem ancak ‘yumurtamı dondurdum’ anneliği garanti altına aldım diye de düşünmemek gerekir.

Fotoğraflar: Bünyamin ÇELİK