GİZEM DUMAN

Hakkari’nin hizmet sevdalıları

Mecburi hizmet yasası kapsamında Hakkari’ye atanan Dr. Ebru Uğurbaş, Dr. Serpil Pırmıt ile Dr. Bircan Hızlı Karabacak, korkarak geldikleri görev yerinden ayrılmak istemiyor. Yöre halkına çok alışan ve mecburi görev süreleri dolan doktorlar, tayin istemeyip, oradaki vatandaşlara daha fazla hizmet etmek için dilekçe verdi. Dr. Uğurbaş, “Buradaki insanların hizmete çok ihtiyacı var. Halkın gösterdiği saygı ve misafirperverlik bizi buraya daha çok bağladı” diyerek hizmet süresini uzattı.

Bölgede tek Halkın gözünü açtı

Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi’nde görev yapan uzman göz doktoru Mehmet Cüneyt Özmen, âdeta K.Maraşlıların gözünü açtı. Çocuklara lazer tedavisini bölgede uygulayan tek hekim olan Dr. Özmen, bölgede sık rastlanan keratokonus hastalığı tedavisinde ultraviyole ışını yayan crosslinking cihazını geliştirerek halkı sağlığına kavuşturdu.

SEBEB-İ HAYATI MUCİB-İ HAYRETİ

Düzce’de görev yapan Prof. İlknur Arslanoğlu, “Sebeb-i hayatım, mucibi hayretim” dediği diyabetli çocukların sadece tedavilerini düzenlemekle kalmadı... Diyabetli çocuklara yönelik kamplar, yaz okulları, haftalık toplantılar, toplu yemekler düzenledi; devamsız diyabetli çocukların bulunması için dedektif gibi iz sürdü.

Kar-kış demedi 12 KM YÜRÜDÜ

Adıyaman’da aile hekimi Ahmet Sağlık, köylerdeki aşı çalışmasına gideceği sırada kar bastırınca çalışma durdu. Fakat Dr. Ahmet’in gönlü buna razı gelmedi. O bekleyen hastalarına gitmeliydi. Köy çocuklarına aşı yapmak için karın durmasını beklemedi; tipi kar demeden 12 kilometre yol yürüdü. Bir günde üç köy ve iki mezradaki bebeklerin aşılanmalarını sağladı.

Hastalarına kan vermek için sıraya girdiler

51 yaşındaki Hediye Kutu’ya karaciğer nakli yapılması gerekiyordu. Annesine “hayat” vermek isteyen kızı Zahide’den karaciğer dokusunun nakledilmesine karar verildi. Fakat annenin kan grubu zor bulunan A Rh negatif olduğu için kızı ne yapacağını bilemedi. Hastanede görev yapan Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tevfik Küçükkartallar, anne-kızın durumuna duyarsız kalamadı. Dr. Küçükkartallar ve hastanenin başhekimi Prof Dr. Ahmet Tekin, Doç Dr. Ahmet Topal, Yrd. Doç. Dr. Murat Bıyık, Doç. Dr. Orhan Özbek ve Bekir Pire operasyondan bir gün önce Hediye Kutu için kan bağışında bulundu.

Şehit annesidir öF BİLE DEMEYİN

Tokat’ta yaşayan şeker hastası Döne Okur rahatsızlanınca Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvurdu. Yıllar önce oğlu şehadet şerbetini içmişti. Artan şehit haberlerinden etkilenmiş, morali bozulmuştu. Döne Teyze, bir kenarda oturmuş sırasını bekliyordu. Dr. Ayşenur Hoş ise, o gün hastanede görevli olmamasına rağmen sırada bekleyen yaşlı kadını fark etti. Yanına giderek sıkıntısının ne olduğunu sordu. Döne Teyzenin “Ben şehit annesiyim” demesi üzerine duygulanan Ayşe doktor, hastaneden ayrılmadan çalışma arkadaşlarına “Şehit annesidir. Öf bile demeyin” yazılı not bıraktı. Bu davranışıyla genç doktor, büyük takdir topladı.

Babasına KARACİĞERİNİ verdi...

Karaciğer yetmezliği bulunan kendi gibi doktor olan babasına organını bağışlayan Dr. Ahmet Selçuk Atasever, babasının hayatını kurtardı. Örnek davranışıyla hem topluma örnek olan hem babasını sağlığına kavuşturan Dr. Atasever, yılın doktoru seçildi.

Kolundaki serumla hastasına serum taktı

Evli ve 1 çocuk annesi 34 yaşındaki doktor Pelin Kekeç, İstanbul Bostancı Çocuk Acil Servisi’nde nöbetçi olduğu sırada solunum yolu enfeksiyonu rahatsızlığı geçirdi. Hasta yoğunluğu sebebiyle nöbetini bırakmayan fedakâr doktora diğer meslektaşları serum taktı. Pelin doktor, hastalığına rağmen hastanenin acil servisine getirilen kız çocuğuna da müdahale etti. Kendi rahatsızlığını unutup minik kızın imdadına koşan ve serum takılması için damar yolu açan Kekeç, bir anda gündeme oturdu. Fedakâr doktora özverili çalışmasından dolayı Sağlık Bakanlığı tarafından ödül verildi.