Türk Toraks Derneği Uyku Bozuklukları Çalışma Grubu Sekreteri Prof. Dr. Sebahat Genç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uykunun vücudun dinlendiği ve yenilendiği önemli bir onarım süreci olduğunu belirtti. İnsanın ömrünün üçte birini uyuyarak geçirdiğini ifade eden Genç, yeterli uyku süresinin kişiden kişiye değişmekle birlikte erişkinlerde 6-8 saat olduğunu, bazılarının bu süreden daha az ya da uzun süre uykuya ihtiyacı olabileceğini dile getirerek, bunun genetik olduğunu söyledi.

Yaşlıların ise genellikle daha erken yatıp erken kalkma eğiliminde olduğunu ifade eden Genç, gelişen teknolojinin günlük yaşamda kullanımının artması sonucunda uykuya yeteri kadar zaman ayrılmadığına dikkati çekti.

 "Trafik kazası yapma riskleri iki, üç kat fazladır"
Genç, uyku apnesi hastalarında gece boyunca yakınlarının tanımladığı nefes durmaları görüldüğünü belirterek, uykudan boğularak uyanma, gürültülü horlama, nefes durmaları nedeniyle kalitesiz uyku uyuma ve sabahları yorgun uyanmanın yanı sıra gündüz aşırı uyku halinin en sık saptanan şikayetler olduğunu bildirdi. 

Bu kişilerde, gündüz uyuklamaları nedeniyle ev, iş ve trafik kazası yapma riskinin iki, üç kat fazla olduğunu söyleyen Genç, hastaların genellikle horladığının, nefesinin durduğunun farkında olmadığını ve hekime başvuruda geç kaldığını dile getirdi.

Yüksek tansiyon hastalarında uyku apnesine dikkat
Uyku apnesi hastalarının yarısından fazlasında yüksek tansiyon olduğuna işaret eden Genç, şu bilgileri verdi:

"Özellikle üç tansiyon ilacı kullanımına karşın, kan basıncı yüksekliği ile seyreden dirençli hipertansiyon durumu varsa mutlaka uyku apne sendromu araştırılmalıdır. ABD Wisconsin Üniversitesi'nde yapılan 4 yıllık çalışmada, uyku apnesi olanlarda hipertansiyon görülme sıklığının olmayanlara göre en az iki kat arttığı gösterildi. Bu hastalarda kalp yetmezliği, koroner arter hastalığı, kalp krizi, ritim bozukluğu ve inme riski yüksektir. Ayrıca kan lipidlerinde artış, şeker hastalığı ve insülin direnci de sıktır. Uyku apnesinin en kötü sonucu ise uyku sırasında ölüm görülebilmesidir. Wisconsin'in araştırmasının 18 yıllık izlemi sonucunda da kardiyak ölüm riski bu hastalarda iki kat, ağır uyku apnelilerde ise yaklaşık dört kat artmış bulundu."