Derbiyi kim kazanır? Galatasaray yenilirse yarıştan kopar mı? Beşiktaş’ın Avrupa’dan elenmesi bu maça nasıl yansır? Gazetemizin duayen yazarları Öcal Uluç ve Sadık Söztutan, Beşiktaş’ı favori gösterirken Kemal Belgin, “Bence favori yok” dedi. Hasan Sarıçiçek ve Ömer Faruk Ünal ise dev karşılaşmanın berabere biteceğini öne sürdü. İşte yazarlar ve görüşleri:
Beşiktaş - Galatasaray derbisini     hangi takım kazanır, niçin?
 ÖCAL ULUÇ: Galatasaray’ın bu maçı kazanması için, sahada “psikolojik” olanlar başta “futbol dışı” bazı olguların skoru belirlemesi gerekir ki, buna da insanlar “olağanüstü bir durum” diyor! 
KEMAL BELGİN: Derbiyi elindeki malzemeyi rakibin özelliklerine karşılık doğru kullanan kazanabilir. Bu arada Fenerbahçe maçının sonucu da takımların stratejilerini etkiler.  Galatasaray'ın sıkıntısı belli; savunmanın göbeği ile ön libero... Beşiktaş'ta ise hem Sosa, hem Quaresma, hem de Oğuzhan'ın birlikte oynaması sıkıntı olur. Bunları dikkate alarak sahaya çıkan kazanır.
ÜMİT AKTAN: Beşiktaş yenilmez, Galatasaray'dan daha iyi takım.
SADIK SÖZTUTAN: Beşiktaş... Gerekçem basit; daha iyi futbol oynuyor.
HASAN SARIÇİÇEK: Bu soruya “Beşiktaş” demek istiyorum ama o kadar çok sorunları var ki... Ayrıca Galatasaray da rahat değil, o yüzden tipik bir beraberlik maçı.
ÖMER FARUK ÜNAL: Maç biraz beraberlik kokuyor. Beşiktaş aşırı demoralize ve yorgun olarak bu maça çıkacak. Bence kaleci kim olursa olsun; ciddi bir kriz olacak. Galatasaray dinlenmiş ve daha temkinli oynayabilir. Maçın kolay kopacağını hiç tahmin etmiyorum.
ERCAN YILDIZ: Yüzde 51 Galatasaray. Şenol Güneş’in final maçlarını oynayamadığını Portekiz’de bir defa daha gördük. Mustafa Denizli faktörü ve psikolojik avantajla Galatasaray bir adım önde.
Bu derbiyi kazanan ne kazanır,     kaybeden ne kaybeder?
 ÖCAL ULUÇ: Beşiktaş kazanırsa yoluna devam eder, son maçların psikolojik ezikliğini üzerinden atar. Galatasaray kaybederse, onun için “şampiyonluk yarışı” sadece lâfta kalır. Beraberlik, Fenerbahçe'ye yarar. 
KEMAL BELGİN: Derbiyi kazanan kendi önünü açar. Kaybeden ise bence ocak transferine yumulur.
ÜMİT AKTAN: Ligin sonunda oynanacak olan derbiyi kaybeden ligi kaybeder ama şimdi değil. 
SADIK SÖZTUTAN: Kazanan 3 puan kazanır, kaybeden 3 puan kaybeder. Ligin bu haftalarında hiçbir şey belli olmaz. Hocalar açısından da... Her ikisinin de bir mağlubiyetten fazla kredisi var.
HASAN SARIÇİÇEK: Beşiktaş kazanırsa çok şey kazanır, lider karakteri oturur, morali yerine gelir ve öz güven kazanır. Kaybederse arkası çorap söküğü gibi gelir. Galatasaray kazanırsa Mustafa Denizli’nin eli daha bir kuvvetlenir, devre arası takviyesi için haklı bir gerekçesi olur.
ÖMER FARUK ÜNAL: Bu derbiyi kazanan Beşiktaş olursa puan farkı 9'a çıkıyor. Bu Galatasaray’ı tahrik edici bir unsur. Ancak Beşiktaş'ın da hücum gücü bunu dengeleyebilir. Beşiktaş fazla bir şey kaybetmez ama Galatasaray çok geri kalır.
ERCAN YILDIZ: Kazanan Galatasaray olursa lig hizaya girer. Derbi zaferi Beşiktaş’ın olursa sadece yara sarmış olur. Beşiktaş kaybederse Şenol Güneş tartışılır, yenilen Galatasaray olursa transfer sezonu erken açılır.
Şenol Güneş’in Beşiktaş’ta şampiyonluk yaşayan Mustafa Denizli karşısında şansı nedir?  İki teknik adamın duyguları sonuca nasıl etki eder?
 
ÖCAL ULUÇ: Öncelikle söyleyeyim; “hocalarının duygularının sonuca etki ettiği takım” kaybeder! Şenol Hoca’nın her teknik direktör karşısında şansı; “takımının oynayacağı futbol” kadardır; ne bir eksik, ne bir fazla!..
KEMAL BELGİN: Şenol Hoca ile Mustafa Hoca’nın karşılaşması ilgi çekici. Büyüklerde hiç şampiyonluk yaşamamış bir hoca ve onun tersinde bir başka hoca... Bu tip maçların cereyanı sırasında gözleri sahada daha iyi dolaşan, eksikleri iyi tespit eden öne çıkar. Tabii ki puan stratejisini kullanmak da çok önemli... Burada ikisi de tam not alamaz.
ÜMİT AKTAN: Denizli'nin şansı şu an çok az ama mayısta göreve başlamış olsaydı, Güneş'in şansı olmazdı. 
SADIK SÖZTUTAN: Çok kimseyi kızdırabilir ama bendeniz Türkiye'de futbolu en iyi bilen hocanın Şenol Güneş olduğunu düşünüyorum. Fatih Terim ile Mustafa Denizli işin hamaset tarafında daha mahir... Futbolcuyu kısa vadede daha fazla etkileyebilirler. Geçenlerde Terim'in bir yabancı futbolcusu "Hocadan futbolun taktiğine dair tek kelime duymadım. Aslanım kaplanımla idare ederdi" dedi mesela... Mustafa Hoca için "tembel" suçlaması çok yapıldı.
Lafı dağıtmayayım; Güneş diyorum.
HASAN SARIÇİÇEK: Hiç tartışmasız, bu ligin en efektif, tempolu ve en başarılı pas oyununu oynayan ekibi Beşiktaş. Bu da Şenol Güneş’in eseri. Ancak bu derbi öncesi Beşiktaş da hocası da diken üstünde. Güneş’in “motivasyon adamı” Denizli’ye karşı kazanma şansı zayıf. Şenol Hoca’nın tek avantajı yüzde 51’ci Denizli’nin bu maçta o ofansif cesareti göstermek yerine beraberliğe oynayacak olması.    
ÖMER FARUK ÜNAL: İki teknik adam da saygın isimler. Şenol Güneş krizleri yönetmekte, kırılma maçları kazanmada Mustafa Denizli kadar başarılı değil. Ancak Denizli'nin de çok maç eksiği var. Güneş bu konuda biraz daha hazır sayılır. 2 yıldır çok faal olarak işin içinde. Bu da bence maçı dengeleyen bir faktör.
ERCAN YILDIZ: Duygular sonuca etki edecek olursa kaybeden Beşiktaş olur. Avrupa’ya veda Şenol Güneş’i büyük baskı altına aldı. Şenol Hoca da final sendromu gibi baskı altında hata yapan bir teknik adam.
Bu derbiyi etkileyecek en önemli faktör sizce ne olabilir?
 ÖCAL ULUÇ: Galatasaray'ın, “kova” tabirini gene futbol gündemimize sokan  savunması ve “oynatılırsa” kaleci Tolga'nın performansı!..
KEMAL BELGİN: Derbiyi etkileyecek en önemli faktör bazı oyuncuların performansıdır. Başta Burak, Selçuk, Sneijder, Oğuzhan, Gomez ve Olcay gelir.
ÜMİT AKTAN: Tamamen dış etkenler. 
SADIK SÖZTUTAN: Çok şey... Oğuzhan’ın performansı mesela... Kalecilerin günlük formu mesela... Sneijder mesela... Hakem mesela...
HASAN SARIÇİÇEK: Beşiktaş’ın en zayıf halkası Tolga ve Mario Gomez’in bu maçın en belirleyici isimleri olur!
ÖMER FARUK ÜNAL: Bir tarafta Muslera var, diğer tarafta kriz var. Beşiktaş'ın hücum gücü yüksek, Galatasaray’ın ise çok sınırlı bir kadrosu var. Atiba önemli bir güç kaynağı, Galatasaray’da bu nitelikte bir oyuncu yok.
ERCAN YILDIZ: En önemli faktör kalecilerin performansı olacaktır. 
Olimpiyat Stadı, saha ve iklim taraflar için bir handikap mıdır, bundan en çok hangi takım etkilenir?
ÖCAL ULUÇ:  O stat her şeyi ile “futbol için” handikaptır. “Ev sahibi olan” takım içinse “Handikap x 2!..”
KEMAL BELGİN: Maç keşke başka bir statta oynansaydı. Rüzgârın şiddeti oyun üzerinde etkili olur. Havanın soğuk oluşu da seyirci sayısında olumsuzluk sunacaktır. Tabii ki konuk takım seyircine konmuş yasak da maçın sıcak bir futbol atmosferi içinde geçmesini önler.
ÜMİT AKTAN: Ev sahibi her takım için handikaptır.
 SADIK SÖZTUTAN: Olimpiyat Stadı elbette handikap... -Rüzgârın bir tarafa cilvesi olmaz ise- iki taraf da eşit etkilenir.
 HASAN SARIÇİÇEK: Rüzgâr ve mevsim soğuklarını düşündürüyor ama kanaatimce iki takım için de stat büyük bir handikap değildir. Sadece maça gidecek taraftar adına ulaşım ciddi problem.
ÖMER FARUK ÜNAL: Bu maç saha ve zemin itibariyle normal bir karşılaşma olmayacak. Seyirci ilgi gösterse bile bunu Beşiktaş bu statta hissedemiyor. Beşiktaş için ev sahibi takım olma avantajı olmayacaktır. Galatasaray bir deplasman baskısı hissetmeyecek. Bu maçta iç saha - dış saha faktörleri düşünülmemeli.
ERCAN YILDIZ: Olimpiyat bir futbol stadı değil. Bu yüzden futbolcu, taraftar, medya vs herkes için dezavantaj. Ev sahibi avantajını kullanamamak da Beşiktaş için büyük handikap.
Şenol Güneş'in “Kalede kaleci yok ki”, çıkışını nasıl değerlendiriyorsunuz? Kalecilerin sonuca etkisi sizce hangi takıma avantaj sağlar?
ÖCAL ULUÇ: Böyle bir çıkışı nasıl yapar, inanamıyorum; hem de "kendisi" de bir "kaleci" iken!..
KEMAL BELGİN: Şenol Güneş'in, "Kalede kaleci yok ki" sözünü duydunuz mu, yoksa bu bir kulaktan kulağa dolaşan söz mü? Şayet Şenol Hoca böyle bir şey söylemişse, görevi hemen bırakmalıdır. Madem öyleydi de, neden daha önce tedbir almadın derler adama. Ama bu bir dedikodu ise çıkaran utanmalıdır.
ÜMİT AKTAN: Dememiştir ya, inanmam. Kulağımla duyarsam demiştir derim. Bir kaleci bir kaleci için böyle bir şey demez, yanlış anlaşılmıştır. 
SADIK SÖZTUTAN: Duymadım.
HASAN SARIÇİÇEK: Söylemişse talihsiz bir tepki. Şenol Güneş klasındaki birinin kontrolsüz yakalanmaması gerekir. Kaldı ki Beşiktaş'ın Avrupa’dan elenişini tek başına Tolga’ya bağlamak büyük haksızlık olur. 
ÖMER FARUK ÜNAL: Bir antrenör kalecisini ya da bir başka oyuncusunu ancak bu şekilde kaybedebilir. Şenol Güneş bu duyguyu taşıyorsa; taraftarın, yönetimin, sahadaki oyuncuların hislerini düşünmek lazım. Şenol Güneş kontrolü ve sükuneti çok çabuk kaybedebilen bir antrenör. Siz kendinizi Tolga'nın yerine koyun. Şu günlerde Tolga'ya sahip çıkacak ve onu kazanacak kişi bunu yaparsa kimse dışarda bir şey aramasın!
ERCAN YILDIZ: Sporting maçında Tolga’nın yediği goller sonrasında kameralar Şenol Güneş’e zumlandığında hocanın dudaklarından bu cümleleri ettiği çok net belli. Futbolda bu tip söylemler doğal. Başta Tolga olmak üzere birçok futbolcu da hocası için, “Kulübede hoca yok ki!” diyebilir.
İkinci derbisine çıkacak olan Mete Kalkavan sizce başarılı bir yönetim gösterir mi?
 
ÖCAL ULUÇ: Stadın “handikap olmadığı” ve hatta “avantaj sağladığı” tek takım, “hakem” takımıdır; eğer “gördüklerini” kararlarına, düdük ve bayraklarına “tarafsız” yansıtabilirlerse, "başarısız olmaları" mümkün değildir!
KEMAL BELGİN: Hakem için yorum önceden yapılamaz. Allah ona hakem şansı versin...
ÜMİT AKTAN: Bir derbinin altından kalkabilecek bir hakemin olduğuna inanmıyorum, bizde adettir hakemi paramparça etmek. 
SADIK SÖZTUTAN: Sahada işi en zor adam... 22 futbolcu ve 6 hakem için de işi en zor... Galatasaraylı taraftarın kendisine küfretmesi sebebiyle babası kalp krizi geçirdi ve hâlâ komada...
Aynı takımın maçına vermek de tuhaf...
HASAN SARIÇİÇEK: MHK’dan genç hakem isteniyordu, işte size genç hakem. Ama bu derbiyi hak eden bir hakem. Altından kalkar mı, işi zor,  hem de çok zor - Galatasaraylı taraftarının ön yargılı yaklaşımı malum - ama bu da Kalkavan için bir şans.
ÖMER FARUK ÜNAL: MHK normal bir atama yaptı. Bizde kazanan da kaybeden de hakemden şikâyetçi oluyor. Çok çirkin ve alçakça senaryolar ekranlarda dillendiriliyor. Bunlar kahvehanelerde bile konuşulmayacak nitelikte düşünceler. Mete Kalkavan bu maçı hak eden bir hakemimiz. Her derbiden sonra olduğu gibi bu maçta da hakem ağzı ile kuş tutsa bile sevgi ve sempati bulamayacak. Hatta gerekirse bu tartışmaya Kadıköy de katılabilir. Bizde derbiler hakemi yok etme ve yıpratma fonksiyonunu icra eder. Hakeme güvenelim. Ve gri kararlarına saygı duyalım. İnanın çok huzurlu oluruz.
ERCAN YILDIZ: Derbilerin kazananı değişse de kaybedeni hep hakem oluyor. O yüzden ağzıyla kuş tutsa bile kaybedenin hışmına uğrayacağı bir gerçek.