Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, koca bir sezonun harmanlamasını yaptı, iyisiyle kötüsüyle yaşananları özetledi, sitemini, mutluluğunu, iş akışını, takıma bakışını ve birçok konuyu değerlendirdi. Kariyerinde tek eksik olan kulüp şampiyonluğunu kazanmanın mutluluğunu anlatmaya çalıştı ama abartıdan ve fazla övgüden hoşnutsuzluğunu açıkladı. Moderatörlüğünü de kendisinin yaptığı basın toplantısında bir antrenörde olması gereken özellikleri sıraladı, Türkiye gerçeğini, oyuncuların psikolojisini, beklentileri ve futbol anlayışını masaya yatırdı… İşte şampiyonun sözlerinden öne çıkanlar…

AYBABA VE BİLİC’İ UNUTMADI…

Kahraman olmak istemedik

“Geçen yıllarda Aybaba ve Bilic’in katkıları olduğunu düşünüyoruz. Biz hiçbir zaman kahraman olmadık, olmak da istemedik. Ortaya bir eser çıktıysa bu bizi mutlu eder. Beşiktaş'ın her oyuncusu yetenekli ve değerlidir. İyi niyet ve samimiyetle çalıştılar, biz de adil olmaya çalıştık. Oyuncuları yetiştirdik, yönettik. Sorunlar üzerinde çok çalıştık. Dürüst ve cesaretli olduk. Hayallerimizin hayata geçmesi için el ele verdik, kimse bu işi tek başına yapmadı. Ben değil biz olduk. Keyif veren bir takım olmalıydık ve öyle de olduk."

TAKIM DİSİPLİNİ İÇİN NELER YAPILDI?

Krize asla izin vermedik

"Takımın disiplini, başarısı, başarısızlığı hepimizi ilgilendiriyordu. Zaman zaman dalgalanmalar tabi ki oluşur ama tek vücut tek nefes olduk ve ses getirdik. Orkestranın uyumu gibi olacağız dedik, ayrı telden çalmak yok dedik, hepsini yaptık. Hızlı, dinamik, tempolu, pozisyon üreten takım olmalıydık, öyle oldu. Önce iyi futbol, sonra sonuç almalıydık. Krize asla izin vermedik. Sonuç ne olursa olsun pes etmek yok. Zaman zaman yenildiğimizde, her şeyin biteceği düşünüldüğünde bile biz bunu düşünmedik." 

YENİ HEDEFİ AÇIKLADI

“UEFA'dan elendik, Türkiye Kupası'ndan elendik, başarısızız. Kupaya üzülmedim ama UEFA'dan elenmemize üzüldüm. Çünkü hak ettiğimiz bir maçı kaybettik. Şimdi şampiyon olduk. Tekrar ligde yarışmak için şampiyon olmadık. Şampiyonlar Ligi'ne geldik ve oradan dönüş yok. Oyuncular bu oyunun üzerine çıkmak zorunda. Oranın zor bir yarış olduğunu biliyorum. Gücümüzü zorlayacağız, eksiğimiz varsa gidereceğiz. Oyuncularıma Şampiyonlar Ligi'ne göre kendilerini hazırlamaları gerektiğini söylüyorum.”

ŞAMPİYON PERDEYİ KAPATIYOR

Ve 2015-16 sezonunun şampiyonu Beşiktaş 34 haftalık maratonunun finalini bugün Konya deplasmanında yapıyor. Takım günübirlik olarak Konya’ya gidecek ve sonrasında İstanbul’a dönecek. Yarın da Vodafone Arena’da kupa alınacak ve kutlamalar yapılacak. Maç 19.00’da Torku Arena’daki mücadeleyi Ümit Öztürk yönetecek. Bu arada Şenol Güneş, maçın ilk önce Salı gününe alınmasıyla ilgili eleştiride bulunup “Kurulun yanlış kararı. Hadi bir sakatlık yaşansa ne olacaktı. 2 gün arayla maç mı olur” ifadesini kullanmıştı.

BASIN MENSUPLARINA…

Siz bizden öndesiniz

“Sezon başından karşılıklı hatalarımız oldu. Şampiyon olmadan, şampiyon yaptınız. Sezon bitmeden transfer yapıyorsunuz. Bu da medyanın becerisi. Biz biraz sizin arkanızdan geliyoruz. Ama sorun değil. Şahsıma gösterilen ilgiden, abartılı övgülerden, daha önceki haksız eleştirilerde olduğu gibi olumsuz etkilendiğimi söylemek isterim. Kontrol etmeye çalışıyorum ama etkileniyorum.”

ANTRENÖRE BAKIŞI VE SİSTEMİ ELEŞTİRDİ…

“Rakibimiz ikinci oldu, antrenörünün gitme durumu  oluyor. Onlar şampiyon olsa, biz ikinci olsak benim gitme durumum oluyor. Madem öyle neden 3 senelik kontrat yapılıyor? Gidene gelene bakmak yerine, elimizdekilere sahip çıkalım ve değerini bilelim. Kimse mükemmel değil. Fenerbahçe'yi ve bizi başarılı görüyorum. Galatasaray, Bursaspor ve Trabzonspor sıkıntılar çektiler. Olağanüstü çıkış yapan Konyaspor, Başakşehir ve Osmanlıspor'u tebrik ediyorum. Avrupa Şampiyonası'nda da Milli Takım'a başarılar diliyorum.”

KİM ŞAMPİYON YAPTI?

Rakipler!

“Şampiyonluğun anahtarı rakiplerdi. Hepsi çok önemli katkı yaptı.  Bizi ne kadar zorladılarsa biz o kadar iyi olduk. Rakipsiz biz bir hiçiz. İşiniz zorlaşır, heyecan gelir. Rakibimiz bizi son haftaya kadar zorladı. O baskıyı kaldırmak kolay değil. Bugün itibariyle Rhodolfo hariç tüm oyuncular sapasağlam görev bekliyor.. Rakip takımdaki Aykut Hoca'nın, Abdullah Hoca'nın, Cihat Hoca'nın, Mustafa Hoca'nın, hepsinin önemi var. Bizi zorladılar, onlarla yarıştık biz. Bu yüzden rakiplerimize teşekkür ediyorum. 

TEŞEKKKÜR LİSTESİ:

Başkan ve yönetime… 
Teknik heyete…
Personele, sağlıkçılara, malzemecilere, şoföre, herkese.
Hakemlere
(Hataları olsa da)
Medyaya…
Taraftara…
TEŞEKKÜR EDİYORUM.

Hem gönüllerde hem gerçekte 

“Trabzonspor'un şampiyonluğunu hak ettiğini ama kupayı alamadığını söylemiştik. Şimdi gerçek şampiyonuz, kupayı da alacağımızı biliyoruz. Trabzonspor'dayken gönüllerin şampiyonu denmişti ama şimdi hem gönüllerin şampiyonu hem de gerçek şampiyonuz. En azından kupa alacağımızı biliyoruz. 82 puan aldığım Trabzonspor'da puan olarak sıkıntı yoktu. İşimizi iyi yaptık ama lobi gücümüz, şansımız, ekonomik gücümüz, camiayı etkileyebilir. "  

FAZLA ÖVÜLMESİNİ ELEŞTİRDİ…

"Ben işin bir parçasıyım. Yönetim bize görev verdi ve o görevi yaptık. Herkesin bir yeri var. Abartılacak bir tarafı yok, o iş için buradayız zaten. Bazen, aşçı bile benden önemli olur. Ekipteki herkes önemli. Abartılı övgü ve eleştiriyi doğru bulmuyorum. Efsaneleştirilmeyi doğru bulmuyorum. Diğer hocalar neyse ben de aynıyım. Bizde ‘ben’ yoktur ‘biz’ vardır ama sonunda kararları ben veririm. Beşiktaş'ın sessizliği artık çok büyük ses getiriyor. Oyuncudan önce takım var. Herkes parçası olmak durumundadır. Kurallar var, ilkeler var, prensipler var. Bazen hoşgörümüz tavize dönüşebilir. Şu anda oyuncularımız gelişimine tüm hocalarımız katkı yapıyor. Herkesin bir katkısı var. Önemli olan oyuncunun bunu alabilmesi"

FUTBOL ANLAYIŞI

“Irk, din, dil ayrımı olmadan fair-play içinde oynadık. En az faul yapan takımlardan biriyiz. Biz futbol oynamaya çalışıyoruz. İşi doğru yaptığınız zaman efsanevi bir hal alabiliyorsunuz. Sertlik mizacımız hiç ön plana çıkmadı. Taraftarın mutlu olacağı, basit futbolu oynamalıydık. Geleceğe odaklı olarak oyunumuzu geliştirmeye çalıştık. Savunma yaparak başarı geleceğini düşünmüyorum. Oyun bozmakla oyun yapmak farklı şey. Yapmak için emek, akıl, zaman çok şey ister. Yıkmak öyle değil, bir dokunursunuz hepsi gider. Savunma yapmak kolaydır, onları övmek doğru değildir. Savunma yapanları ‘iyi oynadılar’ diye kandırıyorsunuz. Adam oyunu bozdu ne iyi oynadı? Uzun vadede başarılı olamaz. Savunmada bekleyip, gol atıp kazanan büyük takım görmedim. Küçük takım olursunuz.”