Amerika'dan 4,5 yıl önce İstanbul'a tatile gelen Pakistan asıllı Omar Munir'in hayatı Beyazıt'ta uğradığı kapkaçla tamamen değişti.

Çantasını çalan kişilerin Arapça konuştuğunu belirten Omar, yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Pasaportumu, paramı ve telefonumu aldılar. Amerikan Konsolosluğuna gittim. Yirmi gün beklememi söylediler. Arkadaşlarım döndü. Annem para gönderdi fakat ölüm haberini aldım. Cenazesine gidemedim. Amerika’da rahat bir hayat sürüyorduk. Babam mühendis, annem öğretim görevlisiydi. Fakat param olmadığı için çalışmalıydım. Bir balıkçıda işe başladım.

Şimdi patronuma 'Baba' diyorum. Çünkü bana o babalık etti. Burası sayesinde hayat arkadaşım olan Goncagül ile tanıştım. Babası ilk başlarda karşı çıktı. Sonra Müslüman olduğumu öğrenince razı geldi. Evlendik; bir kızım ve bir de oğlum oldu. Ablam Amerika’da doktorluk yapıyor. İki defa beni almaya geldi, gitmedim. Havalimanında bana 'Benim için öldün’  dedi. Ondan sonra da ne arayan var ne de soran. Sevgi için Türkiye'de kaldım."