Ahmet Münir Eren - Bursa
ahmetmunir.eren@tg.com.tr

Bursa Emir Sultan Mahallesinde yabani papağan eğitmenliği yaparak hayatını idame ettiren Kerim Altuntabak yaklaşık 10 yıldır papağanlarla iç içe. Bakın papağan macerasına girdiğini nasıl anlatıyor: 
“Papağan eğitmenliğine hobi olarak başlamış ve öncelikle kendi kuşlarım ile uğraşmıştım. Elimden geçen papağanlarım çevredekilerin dikkatini çekince, kendimi sektörün içinde buldum. Öyle ya bizim kuşu da yetiştir diye getirenlere menfi cevap veremezdim. İsmim önce mahallede sonra Bursa’da, ardından da Türkiye’de anılmaya başladı. Bizim hobi resmen iş hâlini aldı. Son dört yıldır profesyonelce çalışıyorum. Diğer vilayetlerden kuşlar geliyor onları eğitip gönderiyorum. Yorucu ama işimi severek yaptığım için âdeta dinleniyorum.
ÇOCUK GİBİ
Öncelikle bu hayvanların narin ve sezgisinin kuvvetli olduğunun altını çizmem gerek. Zaten gerekli sevgi ve şefkat göstermeyecek olanlara papağan satmıyorum. Bu güne kadar 2 bin tane papağan eğittim hatta bu uğurda ilk zamanlarımda parmağımdan ve kolumdan ciddi yaralar aldım. Normal bir insanı olumsuzluklar yıldırabilir ama ben engellerin üzerine gidilerek aşılacağına inanan insanım. Zaten papağan eğitiminde başarılı olmamın sebebi de ısrarcı olmam. 
70 YIL BAKACAKSAN!
 Papağanı 7 yaşında sevgi ve şefkate muhtaç olan çocuk gibi düşünün. İyi bir papağanınız olması için bir parça zahmet çekmeniz, yaramazlıklarına göz yumup merhamet etmeniz, sözün özü hayvana insan gibi kıymet vermeniz gerekiyor. Hayvanı kafese mahkûm, özgürlükten mahrum ederseniz hayatınıza neşe katan bir kuş olmayacağı gibi neşenizi kaçıran, hatta zaman zaman sabrınızı taşıran bir kuş göreceksiniz. Bu yüzden papağan besleyecek arkadaşlara yegâne tavsiyem bu hayvanların normal şartlarda 60-70 yıl yaşadığını düşünmeleri. Heves almak, hava atmak için bu kuşları almayın. Çünkü sahipleri ve yeri değiştiğinde strese girip tüylerini yolan hatta intihar eden papağanlara bile şahit oldum. 
EVİNİZ MÜSAİT Mİ?
 Hangi tür kuş alacağınızı belirlemek için evinizin durumu, hane halkının tutumu çok önemli. Mesela jako dediğimiz Afrika gri papağanlarında tüy ve kepek problemi olur, lakin en fazla konuşma kaabiliyeti olan kuş da bu. Makavlar elde ve evde beslenecek hayvanlar değil görselliği hoş olduğu için otel, restoran, fotoğrafçı ve yüksek tavanlı geniş evlere tavsiye ediyoruz. Jako en fazla 30cm oluyor fakat makavlar kuyrukla beraber bir metreyi buluyor. Hayvanın hakkını gözetmek, zemine göre kuş beslemek lazım.

TÜRKİYE’DE ÜREMESİ ÇOK ZOR

Dna testi olmadan papağanların cinsiyetini ayırt etmek zor. Türkiye’de üretimi ise özel iklimlendirme yapılmadığı sürece hemen hemen mümkün değil. Bu yüzden papağanlar dışarıdan geliyor. Gece tutma ve ağla avlama gibi çeşitli yakalama teknikleri var, haliyle bunlar geldiğinde yabani oluyorlar. Aslında saldırgan hayvanlar değil ama iklim ve yer değişikliğinden dolayı asabileşiyorlar. Bu yüzden hassas davranmak gerekiyor. 

AMAN DİKKAT
“Papağan edinecek arkadaşlara tavsiyem yasa dışı yollarla gelen bileziği ve belgeleri olmayan hayvanları almayın. Karantinaya girmemiş yahut Ctees belgesi olmayan kuşları sahiplenmeyin. Diğer ülkelerden geldiği için herhangi bir virüs getirme ihtimalleri çok yüksek. Bunun için gerekli belgeleri sorgulayın, içinizde şüphe kalmasın. Meraklılar bizi ararlarsa üşenmeden sorularını cevaplarız.”