BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

KVK yetkilileri bu mesajlarından haberdar mı?

Anlat Derdini Feridun Ağabeye
Anlat Derdini Feridun Ağabey'e
Facebook
Feridun Ağabey, Sony Xperia M5 telefonum vardı, 2016'da 1300 TL'ye almıştım. Telefonum arızalandı. Bakırköy KVK teknik servisine bıraktım. Servis inceledikten sonra size mesajla bildirimde bulunulacağını söyledi. Mesaj 1 saat içinde geldi. Mesajda telefonun garanti dışında olduğu ve tamir için 1500 TL istendiği belirtildi… “Kabul edin ya da reddedin” diye seçenek belirten mesaja tabii ki ret cevabı verdim.
Teknik servisi aradım. “Bakın bu telefonun arızası sesimin gitmemesi, yani mikrofonu arızalı. Aldıktan 1 yıl sonra da yine size yaptırmıştım. Garanti süresi içinde değiştirmiştiniz. Yine aynı arızayı yaptı. Parça yok, o yüzden teknik birim 1500 TL fiyat çıkarmış... Peki bu telefonun şu anki piyasa değeri 1080 TL. Hatta bazı internet sitelerinde 900 TL. Nasıl bana 1500 TL fiyat çıkarıyorsunuz?” diye soruyorum. Cevap yok. “Garanti devam etse değiştirmeyecek miydiniz?” diye soruyorum, yine cevap yok. Kendimi aldatılmış hissettim.
Servislerde yetkili kimseye ulaşmak da mümkün değil. KVK Genel Müdürlüğü’nün telefonunu istedim, onu bile vermediler… İnternetten telefon numarasını buldum. KVK Genel Müdürlüğü'nü aradım, telefon sizi zaten muhasebeye yönlendiriyor. Yetkili birine bağlayın diye ısrar edince telefon suratıma kapatıldı. Yani eğer garanti dışına bir gün bile olsa çıkarsa telefonu değiştirin deniliyor. Ama 1100 TL'lik telefonun tamiri için 1500 TL hesap çıkarmak hakaret etmekle aynı bence. Türk Ticaret Kanununa göre, markalar, garanti dışında da hizmet verebilmek için yedek parça bulundurmak zorunda değil mi? İnternet siteleri hâlâ bu telefonu satıyor. Ayrıca 2 yıl garanti süresi içinde telefonun parçalarını değiştiriyorlar… Ama garanti dışına çıktığında, “başınızın çaresine bakın” der gibi yeni telefon almaya zorluyorlar… Bu yapılan etik dışı muameleden KVK yetkilileri haberdar mı? KVK gibi saygın bir kurumun bu konuya mutlaka bir çözüm sunacağına inanarak sizin aracılığınızla kendilerine yetkili servislerince müşterilere yapılan nobran iletişimi haber vermek istiyorum. Saygılarımla...
           Muharrem Yıldız
 
 
 
Lütfen biraz saygı!
 
İstanbul dışından bir misafirim geldi. Topkapı Sarayı'na gitmek arzusundaydı. Biz de “çoluk çocuk müzeyi gezelim, bu vesileyle mukaddes emanetleri ziyaret edelim” dedik. Pazar günü yola düştük. Çok kalabalıktı. Topkapı Sarayı'nın bir kısmı restorasyon (yenileme) sebebiyle kapalıydı. Allah'tan Mukaddes Emanetlerin bulunduğu bölüm ziyarete açıktı. Sevgili Peygamberimizin ve sevgili Eshabının hatıralarını görmenin sevinç ve hüznünü yaşadık. Misafirimiz de çok etkilendi. Ben ise gördüğüm manzara karşısında üzüldüm ve rahatsız oldum. Mukaddes Emanetler Dairesinde asırların geleneği sürdürülüyor, bir Hoca Efendi Kur'ân-ı kerim okuyordu. Ne var ki, ziyaretçilerden kimse dikkate almıyordu. Teşbihte hata olmaz alışveriş merkezlerindeki fon müziği gibi muamele yapılıyordu. Eskiden kadın ziyaretçiler Müslüman olsun, gayrimüslim olsun başını örter, buradaki eşyaların sahiplerinin hatırına hürmet gösterirlerdi. Fakat o hürmetten eser kalmamış. Ziyaretçiler alelade bir yere girmiş gibi hareket ediyordu. Ve içeride okunan Kur'ân-ı kerimi bastıran bir uğultu ve gürültü vardı. Dünyada ve ülkemizde değişik müze ziyaretlerinde bulundum. İnsanlar sessizce gelir, ziyaretini yapar ve gider. Üstelik dünyanın hiçbir yerindeki eserler, Topkapı Sarayı'ndaki emanetlerle mukayese bile edilmez. Ziyaretçilerin nereye geldiğinin farkında olması lazım değil mi? Kültür Bakanlığı'na ve Millî Saraylara seslenmek istiyorum: Lütfen ecdadımızın gözü gibi koruduğu bu mukaddes emanetlere alelade eşya muamelesi yapılmasına müsaade etmeyiniz...
          Bir İstanbul Sevdalısı
 
 
Şoförlere acil çağrı butonu
 
Feridun Ağabey sizin aracılığınızla bir fikrimi yetkililere duyurmak istiyorum. Zaman zaman toplu taşıma araçlarında metrobüste yolcular arasında anlaşmazlık sonrası münakaşalar çıkıyor. Bazen bu ciddi kavgalara dönüşüyor. Böylesi durumda şoförün aracı durdurup herhangi bir müdahalesi, telkinde bulunması söz konusu olmuyor. Araçlarda çocuklu aileler var, yaşlılar var bayanlar var. Bu gibi durumlarda ve gerektiği durumlarda şoförlerin polise, ambulansa veya itfaiyeyi haber verebileceği acil çağrı butonu bulunsa iyi olmaz mı? Bu konuda düşüncemi yayınlarsanız sevinirim...
           A. Feridun Tunç-İstanbul
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
611041 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/anlat-derdini-feridun-agabey-e/611041.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT