BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Eğitim şart!

Pembe Zamanlar
Halime Gürbüz
Facebook
Eskiden karnedeki kırık notlara dair babaların tehdit cümlesiydi: “Seni bu yaz oto sanayiye, bizim Nazım Usta'nın yanına vereyim de biraz burnun sürtsün!”
Bu göz korkutmalar da sanayideki Nazım Usta da tarihe karıştı. Ama karnesi iyi olduğu hâlde, minnacıktan ergene çocuk işçiliği devam ediyor...
Çocukların iş gücü olarak görülmesi kırsal nüfusunda endüstrileşmeyle beraber ciddi azalma göstermesine rağmen hâlâ sürüyor. 2012 yılı Çocuk İşgücü Anketi'ne göre Türkiye'de 893 bin çocuk ekonomik faaliyette yer alıyor. Bu sorunu ortadan kaldırma doğrultusunda 2018 ‘Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı’ ilan edildi.
Bu alanda yürütülen projelerden birine; hayli eğlenceli bir o kadar da bilimsel ve kıymetli bir projeye katıldım. Özgün ve nitelikli eğitimi çiftçi çocuklarına ulaştırırken diğer yandan da dünya genelinde bir sorun olan tarımda çocuk işçiliğini önlemek üzere geliştirilen ‘İşimiz Bilim Gücümüz Sanat’ projesi için Adıyaman’ın Sarıharman köyündeydik. Sabancı Vakfı’nın desteği ile Adıyaman Bilim ve Sanat Merkezi tarafından gerçekleştirilen projeyle çiftçi çocukları yaz okulunda bilim ve sanatla hemhâl oldu.
BİLSEM, ilkokullarda sınavla tespit edilen özel yetenekli öğrencilerin örgün eğitimlerine ek olarak özel destek aldıkları Bilim ve Sanat Eğitim Merkezlerinin kısaltılmış ismi. Neredeyse tamamı tütün tarlalarında işçi olan Sarıharman köyü çocukları, bir ay boyunca BİLSEM’in profesyonel eğitimcileriyle kendileri için özel olarak tasarlanan Robotik ve Kodlama, Bilim Avcıları, Diksiyon ve Yazarlık, İngilizce, Teknoloji Tasarım gibi on bir farklı atölyede yepyeni bilgi ve beceriler kazandı. Başlangıçta ‘Yüz elli olan okul mevcudunun üçte biri dahi katılsa mutlu oluruz’ diye bakan eğitmenler, çocukların eğitimlere büyük ilgi ve hevesle katıldığını, mevcudun tamamının hatta civar köylerden çocukların geldiğini, katılımın iki yüz ellinin üzerine çıktığını görünce büyük özveriyle gerçekleştirdikleri çalışmanın amacına ulaştığını görmüş oldular.
Daha önce hiç tablet dahi görmemiş miniklerin, robot, roket yaptığını yapabildiğini, kâğıttan stüdyolarında haber sunduklarını, resim sergisi açmayı planladıklarını, görmek güzel olduğu kadar umut vericiydi… Hüzün, takdir ve umut karışımı duygulara kapılıyorsunuz. Isırık izi bol kalemleriyle yamru yumru bir şeyler yazarak ışıl ışıl bakan sabiler. Onların her biri kim bilir gelecekte kimleer olacaklar kimleer...
Bu anlamlı çalışma için proje sponsoru ve idealist öğretmenlerimiz kadar köy halkına, muhtarına ve Kur'ân kursunun saatini erkene alarak günün kalanında bilim sanat okuluna yer açan “Şükürler olsun ki köyümüzde Kur'ân ve bilim buluşuyor"  derken gözleri dolan köy imamına teşekkürler…
Anlamsız kavgaların, türlü hinliklerin hesapların yapıldığı günümüzde geleceğimiz için erdemli bir nesil yetiştirmek için çabalamaya, yardımlaşmaya, vakıflara, daha fazla sosyal sorumluluk projelerine ihtiyacımız var. O çocukların da okumaya, bilime, sanata... Ancak böyle düzelecek her şey…
 
Ninem diyor ki; Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
609099 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/halime-gurbuz/609099.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT