BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Tüketiyoruz ama neyi?

Pembe Zamanlar
Halime Gürbüz
Facebook

Gününüzün kaç saatini çalışarak, kaç saatini sevdiklerinizle, kaç saatini kendinizle geçirdiğinizi hiç düşündünüz mü? Hepimizin günde ortalama 8 saat çalıştığını düşünürsek bir haftada 40 saatimiz, 1 ayda 160, 1 yılda 1.920, 50 yıldaysa 96.000 saatimiz, yani neredeyse 11 yılımız sadece çalışarak geçiyor. Tabii trafik, yemek, ekstra mesailer ve hafta sonu çalışmaları hariç iyimser bir hesaplamayla…
Ortalama yaşama süremizin 70 yıl olduğunu ve bu 70 yılın 23 yılını uykuda geçirdiğimizi düşünürsek, hayatınızın 5’te birini para kazanmak için ‘harcamak’ sizce ne kadar mantıklı? Gerçekten bu kadar ‘fazlasına ihtiyacımız’ var mı yoksa kendi oluşturduğumuz sistem mi bizi buna zorluyor?
Uruguay’ın 2010-2015 yılları arasında görev yapmış Devlet Başkanı José Alberto Mujica Cordano, namıdiğer El Pepe dünyanın en mütevazı ve sade yaşayan devlet başkanı olarak tanınıyor. Çiftçilikle uğraşan, gelirinin büyük bölümünü ihtiyacı olan insanlara dağıtan El Pepe, BBC’ye verdiği bir röportajında “Bu benim kendi seçimim. Hayatımın uzun yıllarını böyle yaşayarak geçirdim. Maaşımın geri kalan kısmı bana yetiyor. Ben yoksul değilim; pahalı hayat seçen insanlar yoksulluk çeker.” diyerek parayla ve maddiyatla olan ilişkisini özetliyor.
Human The Movie belgeselinde karşılaştım kendisiyle. Nevi şahsına münhasır karakteriyle El Pepe günümüz insanın ‘mülkiyet açlığı’ üzerine hayat dersi veriyor;
"Bir şey satın aldığımızda ödemeyi parayla değil, hayatımızdan para kazanmak için harcadığımız zamanla yapıyoruz.
Tek kişilik bir hücrede 10 senemi geçirdim. Yeteri kadar vaktim oldu. Bu bana düşünmek için zaman verdi. Keşfettiğim şey şudur ki; ya hiç kimseye yük olmadan az ile yetinip mutlu olursun, çünkü mutluluk içindedir. Ya da hiçbir yere varamazsın!
Yoksulluğu savunmuyorum. Sadeliği savunuyorum! Ancak sürekli büyümek isteyen tüketici bir toplum oluşturduk. ‘Gereksiz ihtiyaçlardan’ oluşan koca bir dağ oluşturduk... Bir şeyler satın alıyoruz sonra çöpe atıyoruz. Aslında boşa harcadığımız hayatlarımız... Bir şey satın aldığımda veya siz aldığınızda ödemeyi parayla yapmıyoruz. Ödemeyi hayatımızdan, para kazanmak için harcadığımız zamanla yapıyoruz. Aradaki fark ise şu; hayatı satın alamazsınız... Hayat geçip gider. Ve hayatınızı boşa harcayıp özgürlüğünüzü kaybetmek korkunç bir şeydir...”
Pandemide dahi hükmü süren tüketim çılgınlığı hastalığına bir de bu açıdan bakmak, harcarken tekraren düşünmek dileğiyle...

Ninem diyor ki; Gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617057 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/halime-gurbuz/617057.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT