BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

ERDOĞAN’IN WASHINGTON ZİYARETİ

Beyaz Saray’da gerçekleşen Trump-Erdoğan buluşmasının basını bilgilendirme kısmında önce Sn. Trump konuştu. Fakat sözlerini kısa tuttu. Misafirini dinlemeyi tercih etti. Bunda şüphesiz ki çok hesabı olduğu gibi aynı saatlerde Başkanlıktan azline dair TV’lerde naklen yapılan yargılamanın psikolojik baskısı da vardı. Nitekim buna dair soruyu cevaplandırırken iftiraya uğradığını iddia eden sanıkların söylediği belli cümleleri tekrarladı.
Bu buluşmasının en kalıcı üç kaydı oldu. Diğerleri görüş, talep ve temennilerdir. Bunlardan biri, her iki liderin hatta her iki devletin iki ülke ticaretini 100 milyar dolara çıkartma hedefidir. Diğerleri ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’ın kendisine kaba bir üslupla yazdığı mektupları kibar ifadelerle ABD Başkanı’na iade etmesidir. Üçüncüsü de Trump’ın program dışına çıkarak zekice bir buluşla uyguladığı Türkiye muhalifi senatörleri Erdoğan’la bir araya getirmesidir. Trump, senatörlere bu sürprizle âdeta “buyurun; işte kızdığınız lider burada; ne diyecekseniz söyleyin!” demiş oldu. Fakat onlarda surat asıklığı dışında pek bir şey görülmedi.
Başkan Trump, bir kısmı soru-cevapta geçen, şu sözleri söyledi:
-Türkiye, iyi bir müttefikimiz ve iyi bir NATO üyesidir. NATO masraflarına da esaslı şekilde iştirak etmektedir. DEAŞ’la iyi mücadele ediyor. Suriyeli mültecilere yaptığı 40 milyar dolarlık yardım büyük bir paradır. AB, mültecilere yardım konusunda sözünde durmalıdır. Ülkelerimiz arasındaki ticaret, 100 milyar dolara çıkmalı. Türkiye, F-35’lerin yedek parçalarını yapmaktadır. Tayyip Erdoğan’a hayranım!..
Bazıları beylik laflardır. Ama; Amerikan Başkanının Türkiye Başkanına hayran olduğunu söylemesi, kıskançlıkla malul olanlar hariç, herhâlde her Türk vatandaşını memnun etmiştir. O sözler, kayda geçti. Ne var ki aynı Trump, aynı anda ve aynı cümle içinde Türkiye ile bir terör örgütünü eşit değerlendirme gibi bir çelişkiye de yakalanıyordu. “Türkiye ve Kürtlerle harika işler çıkartıyoruz!” dedi. Temel anlaşmazlıklarımızdan biri bu tavırdır. Stratejik müttefikimiz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütünlüğüne kasteden bir terör örgütünü dost edinmiştir ve hiçbir ikaz onu yolundan çevirmemektedir. Söz arasında “ateşkes devam ediyor” demesi de masum değildi. Bununla ABD ile yapılan Ankara Mutabakatı’na işaret ediyordu. O mutabakatla Barış Pınarı Harekâtı beklemeye alındı. Metninde yalnızca Türk ve Amerikalı delegasyonun imzaları varken ateşkesten söz edilmesi itibarsız bir ifadedir. Ateşkes, savaşan iki devlet arasında yapılır. Türkiye, PYD ile savaşmıyor. Varlığına kasteden silahlı bir çeteyi tedip ediyor, cezalandırıyor.
Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan’ın ise yine bir kısmı soru-cevap kısmında olan sözlerinin esası ise şunlardır:
-Ülkemizdeki birçok katliamın faili olan terörist Ferhat Abdi Şahin’i Sn. Başkan’ın muhatap alması bizi üzmüştür. Bu hatayı Moskova da yapıyor. Bu terörist, “Apo” adlı terörist başının yetiştirmesidir. Terörist olduğuna dair CIA kaydı da vardır. Kürtlerle teröristler farklıdır. Terör insanlık suçudur. Partimde 50’nin üzerinde Kürt vekil vardır. PYD/YPG, PKK’nın Suriye’deki devamıdır. Türkiye ve Suriye’nin bütünlüğüne kastetmektedirler. PKK ne ise FETÖ odur. FETÖ, 15 Temmuz’da uçaklarla Meclisimizi bile bombalamış, 251 vatandaşımızı şehid etmiş 2500 kadar vatandaşımızın da yaralanmasına sebep olmuştur. Bu örgüt, istiklal ve istikbalimize kastetmiştir. FETÖ elebaşının iadesi gerekirken Pensilvanya’da 400 dönüm bir arazi içinde ağırlanması bizi müteessir etmektedir. Temsilciler Meclisi’nin yüz yıl önceki harp şartlarını bugüne taşıması yanlıştır. Siyasetçiler, tarihçilerin yerini almamalı. Arşivlerimiz herkese açık. Bu arşivleri incelemek için Ermenistan’a yaptığımız, ortak hey’et teşkili çağrımız bugün de geçerlidir. Bizim başımız dik, alnımız açıktır. Senatonun, bu hataya geçiş vermeyeceğine inanıyoruz. Ticaretimiz 100 milyar doları bulmalıdır. ABD ile yeni bir sayfa açıyoruz. S-400’leri aldığımız gibi Patriot da alabiliriz…
Sn. Erdoğan, ayrıca mültecilere, mültecilerin nüfus tasnifine, Güvenli Bölge’ye, mâbedleri yıkılan Hıristiyanların mâbedlerini tamir ettiğimize de temas etti. AB’nin yardım sözünde durmadığına işaret etti. Fakat içeride tatmin edici bir beyan almış olmalı ki temsilciler Meclisinin müeyyidelerine dokunmadı.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın buraya aldığımız veya almadığımız konuşmasındaki hemen hiçbir başlık yeni değildir. Ancak önemli ve kıymetli olan bu konuşmayı Amerika’nın merkezinde, Beyaz Saray’da, canlı yayında, Başkan’a, senatörlere, medyaya ve dünyaya anlatmasıdır. İlgili herkes, bu çok etraflı, girift ve ağır meseleleri birinci ağızdan dinlemiş oldular. Bu muazzam bir halkla ilişkiler faaliyetidir. Nitekim Washington Post “hiçbir lider Erdoğan kadar istediğini alamadı” diye yazdı.
Bu buluşma ve görüşmenin tafsilat ve teferruatı, peyderpey ortaya çıkar. TBMM Başkanı Sn. Mustafa Şentop’un “bu önemli bir diplomatik başarıdır” demesi, bir hak teslimidir. Bize göre de durum budur. Yarın tarihin de böyle yazacağından şüphe etmiyoruz...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
610774 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/610774.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT