BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

İŞGALCİ DÜŞMANDAN BETERLER!..

Hâlbuki; yarın, yaygın söyleyişimizle "Ramazan Bayramı" dediğimiz Fıtır Bayramı. Osmanlı cedlerimizn "ıyd" dediği Bayram, onbir ayın Sultan ayını, "şehr-i râmezân"ı, kemâlî edeble ağırlayıp-uğurlamanın kutlamasıdır.
Önceki yazılarımızdan birinde ifade ettiğimiz adla bu, Bin Yılın Dersi’nde çok farklı bir bayram yaşayacağız. Bu Bayram Sabahı’nda Süleymaniye Camiî de diğer binlerce camimiz de yetim kalacak. Sadece onlar değil, mü’min gönüller de yetim kalacak. Bir bayram sabahında ilk defa olarak erkenden kalkıp temiz urbaları giyip camie koşulamayacak, çocuklar gözlerinden uyku aka aka büyüklerinin yanında götürülemeyecek. O yavrular, hatıra biriktirmekten mahrum kalmış olacaklar.
Camide vaiz efendilerin, âyet ve hadislerin aydınlattığı kıymetli sözleri dinlenemeyecek, kıyam öncesinde "iki salla bir bağla üç salla bir eğil" diye bayram namazı tarifi yapılamayacak. Namazın edasından sonra mihrabda imam efendi, sağından itibaren cemaat sıralanarak bayramlaşılamayacak. Hatta sokakta, evde, akrabalar arasında bile bayramlaşma olamayacak. Tahdit, sokak sınırlaması, bu defa 30 vilayette değil ülke çapında tatbik edilmekte.
Bugün, kısaca temas ettiğimiz bu farklılıkları, buruklukları, zaruretleri, tarihe şahadetimizi yazacaktık. Bayram, duygu, düşünce ve hatıralarımızı paylaşacaktık. Ne var ki ağız tadıyla, zevkine vara vara bir demet çiçek niyetine bir makale hazırlayıp sizlere sunmaktan yine alıkonduk. O meşhur deyimle; "Şeytan taşlamaktan, tavaf etmeye vakit bulamıyoruz!!!"
Şeytanı bilmeyiz ama şunu işgalci düşman yapmazdı. Yunan keferesi, İzmir ve garbî Anadolu’yu İngiliz desteğiyle işgal ettiğinde, mezâlimin en vicdansızlarını işledi, cami de yaktı ama o bile böylesini yapmadı:
21 Mayıs 2020 günü İzmir, bir “suikast” yaşadı. Birtakım elektronik haydutları, saat 17.00 dolaylarında merkezî seslendirme sistemine girerek Konak, Karşıyaka, Çiğli ve Buca ilçelerindeki bazı cami minarelerinde yer alan hoparlörlerden İtalyan sosyalist partisi Partizan’ın "Çav Bella" marşını çalarak bangır bangır bağırtmışlar. Başsavcılık, vak’aya el koymuş vaziyette. Emniyetin, korsanları en kısa zamanda bulacağına şüphe yok. Hâkimlerin, failleri, Konak Meydanı’nda dikip teşhir edilmelerine karar verebilme yetkisinde olmalarını çok isterdik. O, yapılamasa da ibretlik ceza şarttır…
Bayram öncesinde Türkiye’nin büyük bir şehrinde böylesine bayağı bir korsanlık yapılmış, susturulmuş, mesele, adliyeye intikal etmiştir. Bundan böyle meselenin diğer taraflarını konuşmalıyız.
İşin içinde hem de mübarek ramazan günü, güzel İzmir’imizin imajını lekelemek gibi bir kasıt olabilir. Veya -zayıf ihtimal ama- tamamen serseri bir davranıştır. Yahut Türkiye’yi İzmir üzerinden karıştırmak isteyen bir ajan kışkırtmasıdır. FETÖ ihaneti, Konak Kemeraltı Camiî’nde başladığı için bugün bir karşı hamle olarak buradan başlatılan bir örgüt teşebbüsü de düşünülebilir. Yargı, bu ihtimalleri daha fazlasıyla tahlil edecektir.
Partilerin, gecikmeden arka arkaya kınama yayınlamaları memnuniyet vericidir. CHP sözcüleri de sert sözler söylediler. İyi de ettiler. Eğer sussalardı genel başkanlarının "ödünç milletvekili verme" vahim teklifinin CHP sicilinde kayıtlı "Güneş Motel" ayıbını hatırlatması gibi bu da "Tanrı Uludur" uygulama zorbalığına dair meşhur büyük günahını bir kere daha hatırlatacaktı.
Şer’den, kötülükten bile hayr devşirmek bizim irfanımızın üstünlüklerindendir. Bu bahiste Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yapması gereken çok iş var. Ancak onlar, ayrı bir makale konusu olacak kadar fazladır. Şimdilik şu kadarını söyleyelim. Bu korsanlar, bir komünist marşı çalmak yerine bütün "İzmir’i darbe yapıldı, iktidar devrildi" gibi asılsız kışkırtmalarla sokağa çağırsalardı veya "Kılıçdaroğlu suikastla hayatını kaybetti" yalanını uydursalardı, yahut başka bir kargaşaya sebebiyet verecek başka büyük bir yalan söyleselerdi ne olurdu? Görülüyor ki bunu yapabilirlermiş. ‘70’lerde Bayezıd Kulesi’ne yine böyle bir korsanlıkla orak-çekiçli bir paçavra asılmıştı. Bu defa da İzmir’deki camiler kısa süreliğine de olsa devrimci bir gürültü saldırısına maruz kaldı.
Sistemdeki boşluğa çâre bulmalı.
….
TEBRİK
Değerli kardeşlerim, oruç ve ibadetleriniz makbul, dualarınız kabul olsun. Ağız tadı ve gönül huzuruyla daha nice ramazanlara ulaşınız inşallah. Gelecek, günleriniz, geçmiş günlerinizden de güzel olsun. Yeni dönem, yeni hayat, herkese iyilikler, kolaylıklar, ferahlıklar getirsin. Dualarınızda olmamızı istirham eder ve bu duygu ve düşüncelerle bayramınızı tebrik ederiz.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
613706 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/613706.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT