BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Bir fotoğraf karesi…

Süleyman Özışık
Facebook

Zafer Bayramı töreninde Başkan Erdoğan'la, siyasi parti liderlerini bir arada gösteren fotoğraf çok hoşuma gitti. 
İçinden geçtiğimiz şu zorlu süreçte Türkiye'nin böylesi fotoğraf karelerine çok ihtiyacı var. 
Fotoğrafa bakarken biraz geriye gittim ve şunu fark ettim. 
Amerika'nın Türkiye'ye yönelik operasyonundan sonra siyasi partiler arasında görmeye ve duymaya alışkın olduğumuz kısır tartışmalar neredeyse hiç yaşanmamış.
Mesela Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan için, "Diktatör bozuntusu" ya da "Sarayı işgal eden zat" dememiş. 
Alışılageldik hakaretlerde bulunmamış.
Mesela Erdoğan da Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef almamış, artık aşina olduğumuz, "Bay Kemal" ya da "CHP'nin Genel Müdürü" sıfatlarını kullanmamış.
Mesela; Meral Akşener, neredeyse hiçbir parti hakkında ileri ya da geri konuşmamış, aksine "Mesele ülke olunca hepimiz biriz, birlikteyiz" diyerek yapıcı bir muhalefet yürütmüş.  
Ve MHP lideri Devlet Bahçeli de bu süre içinde sadece Amerika'yı hedef alan açıklamalara imza atmış. Bunun dışında söylediği her söz, birlik ve beraberlik üzerine olmuş.
Belki bu fotoğrafın büyüsü beklediğimden de erken bozulacak. Belki de siz bu yazıyı okurken, siyasi parti liderleri yeniden birbirine saydırmaya başlayacak.
Ama dert değil...
Gerçekten dert değil…
Önemli olan, zor günlerde bu fotoğrafı verebilmek. Oynadıkları oyunun bizi parçalamak yerine birleştirdiğini onların gözüne sokabilmek.
Sadece dünyanın değil elbette...
Yıllardır ayrıştığı ya da başka bir deyişle kutuplaştığı iddia edilen seçmenler için de çok önemli bir fotoğraftır gördüğümüz o kare. 
Zira, siyasi parti liderleri arasında kutuplaşma olmadığını o fotoğrafa bakarak gören seçmen kitleleri mevcut siyasi gelişmelere başka bir gözle bakmaya başlıyor. 
Belki abarttığımı düşünebilirsiniz ama bu fotoğraf, "Biz bir olamıyoruz" diye hayıflanan halk için de "Yukarıdakilerin kavga ve çekişmesi bize zarar veriyor" diyen esnaf için de bir moral kaynağı, bir soluk borusu niteliği taşıyor. 
Bazı internet gazetelerinde ve sosyal medyada o fotoğraf üzerinden saçma sapan yorumlar yapılıyor.
"Erdoğan'ın önünde nasıl da bardak gibi dizilmişler. Ha şöyle yerinizi bilin" diyen bazı haber ve yorumlara ilişti gözüm...
Bu kişilerin kim ya da hangi partiden olduğu benim açımdan çok önemli değil. Onların, yılanın zehri gibi yaydığı sözler de önemli değil.
Ama maalesef birileri bu haber ve söylemleri gereğinden fazla önemsiyor. Bu haber ve söylemler üzerinden küfürleşmeler, hakaretler ve kimi zaman kanlı cinayetler işleniyor.
Zaten Türkiye'deki gerçek kutuplaşma da bu şekilde başlıyor. Bizim öncelikli olarak bu söylemlerle ve bu söylem sahipleriyle mücadele etmemiz gerekiyor. Bu söylemlerin ülkeye, millete ve tabii ki siyasi partilere bir yarar sağlamadığını, aksine büyük zararlar verdiğini anlatmamız gerekiyor.
Bu noktada AK Partililere de çok büyük görev düşüyor.
Onların da bilmesi gerekiyor ki bu söylemler Erdoğan'ı yüceltmediği gibi birlik ve beraberlik çabalarına da çok büyük zarar veriyor. 
Ve tabii ki en büyük zararı Erdoğan'ın ve onun arkasından yürüyen milyonların inandığı dava görüyor.
Sıkça hatırlattığım bir şey var.
Osmanlının en merhametli olduğu dönem, en kudretli olduğu dönemdi. Osmanlının gücü arttıkça, hoşgörüsü ve mütevazılığı da aynı oranda yükselirdi.
Çünkü bu davada kibir yok!
Çünkü bu davada yenilmişlere tepeden bakmak, onları hor ve hakir görmek yok.
Bu davada zayıflara, güçsüzlere ve el uzatanlara merhamet var.
Bu davada yenilgi kadar galibiyet de bir sınav niteliği taşıyor.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
603989 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/suleyman-ozisik/603989.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT